“Dünya 7 saniyeliğine yerçekimini kaybedecek” iddiası nereden çıktı?
Sosyal medyada hızla yayılan “Dünya yerçekimini 7 saniyeliğine kaybedecek” iddiası, herhangi bir bilimsel temele dayanmayan spekülatif bir söylenti. İddianın kaynağı, uydurma projeler ve yanlış yorumlanan bilimsel kavramlar olurken; NASA ve bilim insanları böyle bir olayın fizik yasalarına aykırı olduğunu açıkça ifade ediyor.

Son günlerde TikTok, X (Twitter) ve Instagram’da paylaşılan videolar, Dünya’nın belirli bir tarihte, çoğunlukla 12 Ağustos 2026 işaret edilerek, 7 saniyeliğine yerçekimini kaybedeceği iddiasını gündeme taşıdı.
Milyonlarca izlenmeye ulaşan bu paylaşımlarda, NASA’ya atfedilen gizli bir proje ve kozmik olaylar gerekçe gösterildi. Ancak iddia, ne bilimsel yayınlarda ne de resmi kurumların açıklamalarında karşılık buluyor.
SÖYLENTİ NASIL YAYILDI, NEYE DAYANDIRILDI?
İddia ilk olarak anonim sosyal medya hesapları tarafından dolaşıma sokuldu. Özellikle TikTok ve Instagram’da bazı içerik üreticileri, “Project Anchor” adlı bir çalışmanın varlığından söz ederek bunun NASA tarafından yürütüldüğünü öne sürdü. Ancak NASA’nın kamuya açık proje listelerinde bu isimde herhangi bir çalışmaya dair kayıt bulunmuyor.
ABD merkezli New York Post, iddianın izini sürdüğü haberinde, söylentinin ilk yayılım noktalarından birinin Instagram’daki @mr_danya_of adlı hesap olduğunu yazdı. Gazeteye göre bu hesap, daha önce de bilimsel temeli olmayan sansasyonel içerikler üretmesiyle biliniyor.
Paylaşımlarda iddia üç ana gerekçeye dayandırıldı:
- Yerçekimi dalgalarının Dünya’yı etkileyeceği,
- Uzak bir kara delik ya da kozmik olayın çekim gücünü bozacağı,
- NASA’nın bu durumu bildiği ancak kamuoyundan sakladığı.
Bilim insanlarına göre bu anlatıların hiçbiri fizik yasalarıyla örtüşmüyor.
BİLİM İNSANLARI NE DİYOR?
New York Post’un haberinde görüşlerine yer verilen Hertfordshire Üniversitesi’nden Dr. William Alston, bir kara delik ve yerçekimi dalgaları uzmanı. Alston, kara delik çarpışmalarının ürettiği yerçekimi dalgalarının son derece zayıf olduğunu vurguluyor. Alston’a göre bu dalgalar, Dünya’dan sürekli geçse bile etkileri atom ölçeğinin çok altında kaldığı için ancak son derece hassas dedektörlerle tespit edilebiliyor.
Alston, bu nedenle yerçekimi dalgalarının Dünya’da “yerçekiminin kesilmesi” gibi bir sonuca yol açmasının bilimsel olarak imkânsız olduğunu ifade ediyor.
Benzer biçimde astrofizikçiler, yerçekiminin “açılıp kapanabilen” bir güç olmadığını; bir cismin kütlesiyle doğrudan bağlantılı sürekli bir etkileşim olduğunu vurguluyor.
NASA’NIN YANITI: “YERÇEKİMİ KAYBOLMAYACAK”
İddiaların yayılması üzerine doğrulama platformu Snopes, konuyu NASA’ya sordu. NASA sözcüsü, Snopes’a yaptığı açıklamada net bir ifadeyle şunu söyledi:
“Dünya 12 Ağustos 2026’da yerçekimini kaybetmeyecek.”
NASA, yerçekiminin Dünya’nın toplam kütlesiyle belirlendiğini ve gezegenin çekirdeği, mantosu, okyanusları ve atmosferi dahil tüm kütlesi ortadan kalkmadığı sürece yerçekiminin yok olmasının mümkün olmadığını vurguladı. Ajans ayrıca sosyal medyada adı geçen “Project Anchor” adlı bir programın var olmadığını da dolaylı biçimde teyit etti.
NASA’nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilendirme metinlerinde de yerçekimi, “kütleye sahip tüm cisimler arasında sürekli var olan bir etkileşim” olarak tanımlanıyor; kısa süreli “kesintiler”e dair herhangi bir bilimsel senaryo bulunmuyor.


