birgün

9° HAFİF YAĞMUR

KÜLTÜR SANAT 18.02.2020 09:59

Dünya-âlem Zorlu’da

Hafta içinde Zorlu PSM, 4’üncü Caz Festivali’nin yerli-yabancı konukları ile programını ilan etti. Bir yıllık caz kulübü Touché’nin tamamen dolduğu bir basın toplantısıydı. Festivalin süresi (yanlış hesaplamadıksa) 66 gün. 30 Nisan’da, Uluslararası Caz Günü’nde Steve Kuhn Trio konseriyle başlayacak. Bizce de dünyanın en iyi caz piyanistlerinden, 82 yaşındaki Kuhn bu açılış için çok uygun bir isim.

Programı açıklayan Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas blues, elektronik, etnik, funk, indie, klasik, pop, rock ve world müzik türlerini caz çatısı altında topladıklarını, efsaneler ile yükselen genç sanatçıları da bir araya getirdiklerini söyledi. Bu yıl yüzde 30 oranında olan kadın müzisyen sayısını 2022 yılına kadar yüzde 50 seviyesine getirecekleri haberi ve özel ihtiyaç sahiplerinin katılımını arttırmak amacıyla Özel Erişim Kategorisi biletini bu yıldan itibaren hayata geçirmeleri de memnuniyet verici haberlerdi.

Gelelim katılanlara…

Programın öne çıkan isimleri başlığı altında bir liste yapılmış. Ben, o listeye kendimce eklemeler yaptım ve alfabe sırasına koydum. Eklemelerle şöyle bir liste oluştu: artık 60 yaşını geride bırakmış olan Tunuslu çok değerli udî Anouar Brahem, uzun süre Miles Davis’le çalışmış virtüoz Panamalı-Amerikalı davulcu Billy Cobham, tekniği kadar ‘live’ performansıyla da tanınan Japon piyanist Hiromi (“O da yaşlanmış” demiştik ama, bu öne çıkanlar listesinde 40’ın lafı mı olur?), gene tekniği sayesinde 1980’lerin başından beri”Büyücü” diye anılan Amerikalı DJ, plak yapımcısı ve besteci Jeff Mills, The Prog Years projesiyle ,’Gülü tarife ne hacet?’ sınıfına giren Jethro Tull var örneğin.

Billy Cobham’ın sabık grup arkadaşı, Miles Davis’in yoldaşı, sonra solo çalışmaya başlayan Mike Stern de Jan Gumnnar Hoff grupla sahnede (onu görmeyi özlemişiz). Etiyopyalı müzisyen ve aranjör, Etiyo-Caz’ın babası Mulatu Astatke, Pet Shop Boys namıyla maruf, 100 milyon plak satmış Neil Tennant ve Chris Lowe, Astatke gibi vibrofon üstadı, besteci ve yapımcı Roy Ayers, ‘Afrika’nın Altın Sesi’ diye anılan Malili bir albino, eşsiz Salif Keita, festivalin açılışını yapacak olan üstad piyanist Steve Kuhn, Brit-pop’un kurucuları Suede, sahneye Jeff Mills ile çıkacak olan, Paris’i mesken edinmiş Nijeryalı davulcu ve besteci Tony Allen.

Nihayet, İskandinav kadrosundan Nils Petter Molvaer ve Tord Gustavsen ile sahneye çıkacak olan Eivind Austad Trio (“Another Tribute to David Bowie”) ve Spor Sergi Sarayı’nda dinleyip çok beğendiğim, heyecandan anahtarımı kaybedip kapıda da kaldığım için hiç aklımdan çıkmayan Yellowjackets. Kendilerini pek severim ama son geldiklerinde konserlerine gidememiştim.

Evet, görüldüğü gibi öne çıkan isimlerimiz üstat ve efsane sınıfına giren yaşta (sanırım “Hiromi hariç” demek gerekiyor) yıldız sanatçılardan oluşuyor. Bir de ‘PSM’ye Münhasır’ faslı var. Uzunca bir liste, telefon rehberine benzememek için seçim yapmak durumundayız: Erol Evgin Caz Söylüyor, Fatih Erkoç, 50. Sanat Yılı Konseri, Kerem Görsev Quartet ‘to Bill Evans’ (with Philharmonie), Kalben Performs the Beatles (Atan Kalpler Kulübü), Sazla Caz Buluşuyor Şenay Lambaoğlu feat. İsmail Tunçbilek, Ömür Göksel Frank Sinatra 105 Yaşında ve 360 Derece: Islandman + Okay Temiz. Açılışta dinlediğimiz Selen Beytekin bu sefer de A Tribute to Aretha Franklin ile karşımızda olacak.

Hepsi bu mu? Ne mümkün? North by Northeast Beşlisi’nin yıldızları arasında Randy Brecker ve Joey Baron da var. ‘Italians Do It Better Night’ gecesinde Turkcell Sahnesi’ne Chromatics + Desire çıkacak. Hakan Başar Trio ‘yu bu festivalde de görmek bizi memnun ediyor. Kendi payıma Tony Allen gecesindeki Fatoumata Diawara’yı da dinlemek isterim (Studio sahnesinde ayakta nasıl olacaksa?) Sarathy Korwar ile Black Midi’yi, Radiohead’e saygılarımızla EOB Ed (Edward John) O’Brien’i, Tuareg göçebelerinin Grammy’li topluluğu Tinariwen’i ve rock ile progresif rock aşkına Wishbone Ash’i… 4. PSM Caz Festivali Tove Lo konseriyle 5 Temmuz’da kapanıyor. Fakat bize uzak sanki: Sahne Üstü Ayakta.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız