Dünya Yaban Hayatı Günü'nde ekolojik koridor çağrısı
Doku Derneği, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü’ne ilişkin yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Taleplerin sıralandığı açıklamada, hayvanların izlediği aktif geçiş rotalarında yaban yaşamı koridoru, yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması çağrısında bulunuldu.

HABER MERKEZİ
Doku Derneği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Dünya Yaban Hayatı Günü ilan edilen 3 Mart’ta yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, yaban hayatının avcılıkla, vahşi madencilikle ve plansız enerji yatırımları ile katledildiği belirtilirken talepler sıralandı.
Bulgaristan sınırına çekilen dikenli tellere vurgu yapılan açıklamada, “Avrupa Birliği kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanlarının binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’daki doğal yaşamı yok saydı. Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karadaki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor” denildi.
ISTRANCALARDA RES SAYISI 2 BİN
Öte yandan Türkiye’de de hayata geçirilen enerji yatırımları ile de yaban hayatının hedef alındığı belirtilen açıklamada, “Kırklareli’de bulunan tek küçük akbaba yuvasının önüne rüzgar enerji santralı (RES) dikmek hangi bilimsel temele dayanmaktadır? Istrancalarda planlanan ve var olan RES sayısı yaklaşık 2 bin adet. Hepsi gerçekleşirse, kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak. Plansız yapılaşmayla zaten karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor. Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak insan olmanın gereğidir” ifadeleri kullanıldı.
"Son yıllardaki düzensiz göçmen sorunu ülke ya da ülkelerin sorunu değil bütün insanlığın sorunudur" denilen açıklamada, "Bu sorunu doğal ve insani olmayan yöntemlerle (örneğin sınırlara yüksek duvarlar, jiletli dikenli teller) çözmeye çalıştıklarında bunun diğer hayvan popülasyonlarına yansıması acımasız ve geri dönüşümsüz olabilmektedir. Hayvanların yaşam alanlarındaki insani faaliyetler (yollar, otobanlar, yerleşim yerleri, sanayi aktiviteleri, ülke sınırlarını çizme, koruma amaçlı dikenli ve jiletli teller, yüksek duvarlar vb.) maalesef hayvanların yapmak zorunda oldukları hareketleri engeller. Sonuçta otobanlarda ezilmeler, yerleşim alanlarında, sınır boylarında yaralanmalar-ölmeler gerçekleşmektedir" cümleleri kullanıldı.
HABİTATLARI PARÇALANIYOR
Açıklama şu ifadelerle sonlandı: "Hayvanların hiçbir suçu yokken insanların bu faaliyetleri maalesef habitatlarını parçalayarak onların beslenme ve üreme faaliyetlerine zarar vermekte, o hayvan türünün popülasyonlarının izole olmasına dolayısıyla iç döllenmenin artmasına ve sonuç olarak genetik çeşitlilikte azalmaya yol açarak popülasyonlarının azalıp yok olmalarına neden olmaktadır. Son yıllarda bunu engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlanmış ve ekolojik koridor, yeşil koridor, yaban yaşamı koridoru gibi insani faaliyetleri veya yapıları ile ayrılmış yaban hayatı popülasyonlarını birbirine bağlayan habitat alanları oluşturulmaya çalışılmakta, böylece o alanlardaki hayvan popülasyonlarının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye-Bulgaristan sınır hattı boyunca hayvanların izledikleri rotalar ortaya çıkarılırken aktif geçiş rotalarında bu şekilde yaban yaşamı koridoru, yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması biyoçeşitliliğimizi korumak açısından önemli bir adım olacaktır. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır."


