Google Play Store
App Store

Türkiye'de yürütülen bahis soruşturması ülke açısından bir ilk olma özelliği taşıyor. Son gözaltılarla operasyonun bir "şike" operasyonuna dönüşeceği değerlendiriliyor. Peki, dünyada bu tip soruşturmalarda yaptırımlar neler oldu? İngiltere'den Brezilya'ya verilen cezalar neler oldu?

Dünyada bahis ve maç manipülasyonu dosyaları: Kim ne ceza aldı, kulüpler nasıl etkilendi?
Yapaya zekâ ile üretilmiştir

Türkiye’de yürütülen bahis ve “müsabaka sonucunu etkileme” soruşturması sürerken gözler başka liglerin geçmişte benzer durumlarda nasıl davrandığına çevrildi. Avrupa’nın büyük ligleri ile Güney Amerika örnekleri karşılaştırıldığında üç temel model ortaya çıkıyor:

1- Oyuncu-teknik direktör oynadıysa bireysel ceza

2- Yönetim ya da kulüp organizasyonu dahilse puan silme-küme düşürme

3- Bahis şebekesi dışarıdaysa ama oyuncuyu kullanıyorsa çok ağır cezalar.

İNGİLTERE: SUÇ ŞAHSİDİR ÇİZGİSİ

İngiltere Futbol Federasyonu’nun (FA) son yıllardaki en sert kararı Brentford forveti Ivan Toney dosyasında verildi. Toney 232 kez bahis kuralını ihlal ettiğini kabul etti. FA önce 15 aylık cezayı oyuncunun bağımlılık tanısı sonrası bunu 8 aya indirdi. Ayrıca 50 bin sterlin ceza kesti. Brentford’a ise herhangi bir puan silme ya da disiplin uygulanmadı. FA, kulübün bu fiilden haberdar olduğunu kanıtlayamadı.

Aynı çizgi başka dosyalarda da dikkat çekiyor: Kieran Trippier'in arkadaşlarına transferiyle ilgili bilgi verip onların bahis oynadığı dosyada, Daniel Sturridge’in benzer ihlalinde ve genç alt lig oyuncularının onlarca kupon yaptığı vakalarda federasyon hep kişiyi cezalandırdı, kulübü değil. FA’nın mantığı basit: Kulüp sistematik olarak işin içinde değilse kurumun suçluluğu yok.

2. İTALYA: ORGANİZASYON VARSA KULÜP DE YANAR

Türkiye’ye yapısal olarak en çok benzeyen örnek, 2011-12 Calcioscommesse ve onu önceleyen 2011 dalgası. Soruşturmada bahis merkezli bir ağın alt ve üst liglerde sonuçları etkilediği ortaya çıkınca İtalya Futbol Federasyonu (FIGC) cezayı sadece oyunculara değil kulüplere de kesti:

Atalanta 2012-13’e -2 puanla başladı ve 25 bin euro ceza aldı. Aynı dosyada takım kaptanı Cristiano Doni 3,5 yıl futboldan men edildi.

UC AlbinoLeffe'ye 15, Grosseto'ya 6 Ancona'ya 8 puan gibi çok sayıda kulübe doğrudan puan silme cezası geldi. Yani, “Birkaç oyuncu kupon yaptı” değil, “Kulübün maçına yönelik suç unsuru oluştu” denildi. Teknik direktörler de kurtulmadı, Siena döneminde şike girişimini bildirmediği gerekçesiyle Antonio Conte’ye 10 ay men verildi. sonra bu ceza 4 aya indirildi.

Bu dosyaların bir kısmı, 2006’daki daha  Calciopoli geleneğinden besleniyor. Orada doğrudan bahis değil, hakem atamalarını manipüle eden kulüp yöneticileri vardı ama sonuç yine aynı çizgiye gitti: Juventus küme düştü, puan silindi, yönetici Luciano Moggi ve Legali Antonio Giraudo futboldan men edildi. Yani İtalya, yönetici-hakem-maç üçgeni gördüğünde kulüplere de ağır şekilde yaptırım uyguluyor.

Eğer Türkiye’deki dosyada da kulüp başkanının maç sonucuna etki edecek bir organizasyonu bilfiil yönettiği ispatlanırsa, İtalya örnekleri ve hukukçuların dediği gibi kulüplerin puanı silinebilir, hatta ligden düşürülebilir.

FRANSA: BAŞKAN GİRİŞTİYSE KÜME DÜŞME CEZASI

Fransa'da 2014’teki Nimes-Caen davası bu açıdan çok net. Nimes Başkanı Jean-Marc Conrad 2014’te kümede kalmak için maç sonucu ayarlamaya çalışınca hem kendisi 18 ay hapis ve 50 bin euro para cezası aldı hem de federasyon kulübü küme düşürdü. Çünkü bu dosya artık “oyuncu gizli gizli oynamış” değil, doğrudan kulübü yöneten kişinin yaptığı bir eylemdi.

İSPANYA: OIKOS OPERASYONU KULÜP DEĞİL, KİŞİLER HEDEFTE

2019’daki Oikos operasyonunda Huesca Başkanı Agustin Lasaosa, eski Real Madrid’li Raul Bravo dahil 9’dan fazla isim gözaltına alındı. Polis üç farklı ligde sonuçların bahis için manipüle edildiğini söyledi. Ancak La Liga ve federasyon o aşamada Huesca’yı ya da diğer kulüpler için puan silme veya küme düşürme kararı vermedi. Süreç ceza soruşturması olarak yürüdü. İspanya, yönetici yakalansa bile kulüp içinde sistematikleşmeyi görmeyince kulüpleri işin içine dahil etmedi.

BREZİLYA: BİREYSEL MENLER

2023’te Goias Savcılığı'nın yürüttüğü Penalidade Maxima (Maksimum Ceza) soruşturmasında penaltı yaptırmak, kart görmek ve böylece bahis kuponlarını tutturmak için organize bir yapı kurulduğu ortaya çıkarıldı. Spor yargısı (STJD) burada kulüplere değil oyunculara yaptırım uygulamayı tercih etti:

Bazı oyuncular ömür boyu futboldan men edildi. Pek çoğuna 360 ila 1000 gün arası uzaklaştırma ve 10-70 bin Brezilya Reali arası para cezası verildi. Kulüpler, “Haberimiz yoktu, oyuncu şahsi menfaat için yaptı” savunması yaptı. Savcıların elindeki deliller de para trafiğinin oyuncu ve bahisçiler arasında olduğunu gösteriyordu.

PORTEKİZ: BAŞKAN SORUŞTURULDU, KULÜPLER PUAN KAYBETTİ

Portekiz’deki Apito Dourado (Altın Düdük) skandalında Porto Başkanı Pinto da Costa’nın da içinde olduğu iddia edilen hakemlere avantaj sağlama girişimleri sonrasında, disiplin tarafı Porto’dan 6 puan sildi, Boavista’yı ise doğrudan ligden düşürdü. UEFA da o dönem Porto’yu Avrupa kupalarından men etmeyi gündeme aldı. Burada bahis yoktu ama mantık aynı: İğer yöneten kişi hakeme temas ediyorsa kulüp de ceza alıyor.

TEKNİK DİREKTÖR VE YÖNETİCİ ÖRNEKLERİ

Brian Rice, İskoçya’da Hamilton teknik direktörüyken kendi yaptığı bahisleri itiraf etti, 10 maç men cezası aldı. Kulüp ceza almadı. Bu da “Teknik adamın kişisel bağımlılığı” senaryosunda federasyonların çok ağır ama kişisel cezaya gittiğini gösteriyor.

İtalya’daki 2011-12 dosyasında ise bazı kulüp başkanları ve yöneticiler belli sürelerle futboldan men edildi; ama kulüplerinin aldığı puan silmeler asıl darbeydi. Çünkü FIGC bunları “kulübün eylemi” gördü.