Google Play Store
App Store

BlackRock CEO’su Larry Fink, Davos’ta kapitalizmin ürettiği zenginliğin dar bir kesimde toplandığını vurgulayarak, yapay zeka çağında refahın daha geniş kitlelere yayılması için kapitalizmin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi
Dünyanın en büyük para fonunun CEO’sundan kapitalizm eleştirileri
Fotoğraf: DepoPhotos

Dünyanın en büyük yatırım fonlarından BlackRock’un CEO’su Larry Fink, İsviçre’nin Davos kentinde süren Dünya Ekonomik Forumu’nda kapitalizmin bugünkü işleyişine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana küresel ölçekte büyük bir servet üretildiğini belirten Fink, bu zenginliğin toplumun geneline yayılmadığını, aksine sınırlı bir kesimin elinde toplandığını söyledi. Fink, Davos’ta bir araya gelen liderlere kapitalizmin daha kapsayıcı işlemesi için somut bir yol haritası geliştirme çağrısı yaptı.

Forumun kurucusu Klaus Schwab’ın yerine geçici eş başkanlık görevini üstlenen Fink, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana insanlık tarihinin en büyük servet artışlarından birinin yaşandığını ancak bunun ortak refaha dönüşmediğini ifade etti. Gelişmiş ekonomilerde oluşan bu zenginliğin, sağlıklı ve sürdürülebilir bir toplumun taşıyabileceğinden çok daha dar bir gruba aktığını vurguladı.

YAPAY ZEKA İÇİN DE PLAN ÇAĞRISI

Yapay zekaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Fink, ilk ekonomik kazanımların teknoloji modellerini, verileri ve altyapıyı elinde tutanlara yöneldiğini söyledi. Küreselleşmenin geçmişte mavi yakalı çalışanlar üzerinde yarattığı etkiye benzer bir sürecin bugün beyaz yakalılar için gündeme gelebileceğine dikkat çeken Fink, “Eğer yapay zeka beyaz yakalılara küreselleşmenin mavi yakalılara yaptığını yaparsa, geri kalanlar için ne olacak?” sorusunun artık ertelenemeyeceğini belirtti. Bu tartışmanın geleceğe değil bugüne ait olduğunu vurgulayan Fink, refahın tanımının yeniden yapılması ve yapay zekanın sağlayacağı kazançlara geniş katılımı mümkün kılacak ikna edici bir plan hazırlanması gerektiğini söyledi.

Kapitalizmin bir sınavdan geçtiğini savunan Fink, sistemin daha fazla insanı sadece büyümeyi izleyen değil, büyümenin gerçek sahibi haline getirecek şekilde dönüşebileceğini dile getirdi. Aralık 2025’te yayımlanan ve 200 araştırmacının katkısıyla hazırlanan 2026 Dünya Eşitsizlik Raporu’na göre ise dünyanın en zengin yüzde 10’luk kesimi küresel servetin yaklaşık dörtte üçüne sahipken, en yoksul yarı yalnızca yüzde 2’lik bir pay alabiliyor.

Konuşmasında Dünya Ekonomik Forumu’nun da eleştirisini yapan Fink, Davos’un zamanla güven kaybettiğini ve çağın gerisinde kaldığını kabul etti. Davos’un çoğu zaman dünyayı şekillendirmeye çalışan elitlerin buluşması olarak algılandığını söyleyen Fink, refahın yalnızca toplam ekonomik büyüme ya da GSYİH ile ölçülemeyeceğini vurguladı.