birgün

18° AÇIK

MEDYA 22.05.2020 11:10

Eda Ece: Kadın bedeni üzerinden yapılan işleri sevmiyorum

Oyuncu Eda Ece, Instragram'da katıldığı bir canlı yayında "Kadın bedeni üzerinden yapılan işleri sevmiyorum" dedi

Eda Ece: Kadın bedeni üzerinden yapılan işleri sevmiyorum

Koronavirüs salgını nedeniyle çekimleri durdurulan Yasak Elma dizisinde ‘Yıldız’ karakterini oynayan Eda Ece, Instagram hesabından bir canlı yayına katıldı. Oyunculuğun zorluğundan bahseden Ece, kadın bedeni üzerinden yapılan işleri sevmediğini söyledi

Ece, oyunculuğun zor bir meslek olduğunu ifade etti. Ece gelen soru üzerine öpüşme sahneleriyle ilgili de “Kadın bedeni üzerinden yapılan şeyleri sevmiyorum. Kadının ateşli gösterildiği, daha açık saçık işlerden hoşlanmıyorum. Rol icabı öpüşmek için sette romantik mumlar yakılıp, baş başa bırakılmıyor. Orada ciddi bir iş yetiştirme stresi ve profesyonellik var. Zor bir şey tabii, başka biri olmaya çalışmak da zor. Oyunculuk kolay meslek değil, herkesin yapacağı iş değil” dedi.

'KALABALIKTA ÇALIŞAN HERKES TEHLİKEDEDİR'

Öte yandan Türkiye'de ilk koronavirüs vakasının açıklanmasının ardından dizi setleri çekimlere devam etmişti. Oyuncular ve set ekibinin sağlığının yok sayılması üzerine Eda Ece Twitter hesabından "Tüm bunlar olurken setler devam ediyor..." diyerek çekimlerin devam etmesine tepki göstermişti. Instagram hesabından da açıklama yapan Ece, "Kalabalıkta çalışan herkes tehlikededir" demişti.

Ece'nin açıklamasının tamamı şöyle:

En yakın temasta olduğum partnerim, 5 aylık Halit Can'ım başta olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımı korumak da görevlerimden biridir! işimi, seti çok seviyorum. Bunu beni tanıyan herkes bilir. İzleyen herkes işimi sevdiğimi anlar. Ses çıkardığım her şey insan hakları çerçevesine aykırı şeyler ile ilgili, işimi sevmem insan gibi çalışamayacağım anlamına gelmemeli. Konu şuan çok daha ciddi, konu sağlık, diğer ülkelerin hali ortada. "Gezen virüs değil,sizsiniz" diyorlar, evde oturma çağrısı, evden çalışma çağrıları yapılıyor. Bizim mesleğimizin çalışma koşullarında bu mümkün değil, 150 kişi ekip yanyana, temas halinde, gerçek mekanlarda, insanların evlerinde, sokakta, kiralanan arabalarda, kafelerde geçiyor istanbulun 2-3 yerini aynı gün gezerek çalışıyoruz. Hijyeni sağlamak hayli zor. Bizim işi lüks sanan, çok rahat koşullarlayız sananlar, işin iç yüzünü, set hayatını hiç bilmiyor demektir. Oyunculara ayrıcalık tanındığı filan yok, ama bizden de ağır çalışan ekip arkadaşlarım var. 150 kişi, farklı görevdeki çalışma arkadaşlarımızla, biz de kendi şartlarımız da kendimizi korumaya çalışıyoruz. Bundan doğal ne olabilir? En kritik önümüzdeki 2-3 hafta diyorlarsa, bizim de korunma hakkımız var. Kaldı ki keşke oyuncular hariç, ücretli izin verilse tüm ekip arkadaşlarımıza,bunu da ilettik. Sağlık sektöründe çalışan ve çalışmaya devam eden herkese, onlara en çok ihtiyacımız olan bugünlerde özverileri için teşekkür ediyoruz. Minnetarız. Biz diğer mesleklerdeki vatandaşlar olarak ortada dolanmayarak, taşıyıcı olduğumuzu bilmeden yayılmasına engel olarak yarar sağlayabiliriz. Bu hayatta önce sağlık. Bize saldıran, kötü yorum yapıp, sağlığımızdan endişe duyduğumuz, bilinçli hareket etme çağrısı yaptığımız zamanda bizi değersiz gören, insan görmeyen, sanki siz çalışın biz duralım demişiz gibi yorum yapan herkesi de insan olmaya davet ediyorum. Kalabalıkta çalışan herkes tehlikededir. Önlemleri dikkate alın, kendinizi koruyun. Bu salgın hepimizin ortak derdidir. Görüşmek üzere.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız