birgün

9° AÇIK

GÜNCEL 08.08.2019 00:30

Edebiyatta gezintiye davet

Erendiz Atasü'nün yeni kitabı, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi edebiyatın başarılı örneklerini tanımak ve bu türde çalışmalar yapmak isteyenler için çok önemli bir kaynak. ‘Bir roman nasıl incelenir?' sorusunu kendine soran ve bu yolda ilerlemek isteyen okurlar için de yazılan denemeler örnek teşkil ediyor.

Edebiyatta gezintiye davet

DENİZ BURAK BAYRAK

Eleştiri edebiyatımızda ve okurların gözünde çok önemli sayılan bir tür değil. Erendiz Atasü hem edebiyat hem de güncel konular ve siyaset ekseninde yazdığı yazılarıyla bu türe önem veren ve böylece sözü edilen türü geliştirmeye çalışan bir yazar. Roman ve öykülerinin yanında edebiyat eleştirisi yazılarıyla da okuru bilinçlendirmesi, aydınlatmaya çalışması takdire değer. Suya sabuna dokunmadan ‘eser’ veren, tamamen maddi kaygılarla ortaya ürün koyan ve fikirlerini açıklamaktan korkan yazarların olduğu bir ülkede Erendiz Atasü sadık ve iyi edebiyatın takipçisi olan has okur tarafından değer görüyor.

Erendiz Atasü şimdi Türk Romanında Bir Gezinti adlı, okura ışık olacak bir kaynakla karşımızda. Eser altı ana bölümden ve yirmi altı denemeden oluşuyor. Kitaba ismini de veren bölümle birlikte yazar eserinde eleştiri, dünya edebiyatı, kadın öykücülerimiz, şairlerimiz ve elçilerimize de yer veriyor. Anlaşılacağı üzere kitap salt Türk romanında bir gezintiye değil, çok geniş ve uzun bir sanat, siyaset ve edebiyat yolculuğuna davet ediyor.

‘NASIL OLMAMALIDIR’

Atasü kitaba ‘Edebiyat eleştirisi nedir?’ sorusuyla başlıyor. Bu sorudan yola çıkarak kimlerin eleştiri yapabileceği üzerine düşünceler aktarılıyor ve yazar “Okuduğunu beyan etmek herkesin hakkıdır” diyor. Atasü eleştiri geleneğine değinirken Nurullah Ataç ve Fethi Naci’yi de anmadan geçmiyor ancak bu türün bir türlü göveremediğinin de altını çiziyor. ‘Bir eleştiri nasıl olmamalıdır?’ sorusunun cevabı da maddeler halinde sıralanıyor.

Birtakım soruların ardından yavaş yavaş romanların evrenine girmeye başlıyoruz.Yazar belirlediği konularda dünya edebiyatı klasikleriyle bizim edebiyatımızın köşe taşı eserlerini tema bağlamında karşılaştırıyor.

YAŞAR KEMAL ROMANI

Erendiz Atasü kitaba adını veren bölüme Yaşar Kemal ile başlıyor. Yaşar Kemal’in halk kültürü ve doğayı romanla birleştirerek destansı bir roman türü oluşturduğunu saptıyor. Orhan Kemal’i Cemile romanından yola çıkarak bir sosyalist ve hümanist olarak ele alıyor. Atasü edebiyatımızda kadın yazarlara ayrı ve özel bir önem veren bir aydın. Edebiyatımızda değeri çok geç anlaşılan Suat Derviş’e eserinde genişçe yer veriyor. Derviş’in Fosforlu Cevriye ve Ankara Mahpusu romanlarını ‘tutku’, Çılgın Gibi romanını ise sınıfsal durumlar bağlamında inceliyor. Leyla Erbil’in Kalan romanını iktidarların halk üzerinde uyandırmaya çalıştığı ‘korku ve titreme’ duyguları üzerinden tartışıyor.

Yazar bu romanların yanında Pınar Kür, Selim İleri, Zeyyat Selimoğlu, Gürsel Korat, Kemal Tahir, Mario Levi, Emily Bronte, Hermann Broch ve Han Kang gibi önemli yazarların romanlarını okurda farklı bakış açıları uyandıracak temalarda ele alıyor. Eser sadece romanlarda bir gezinti değil. Ayla Kutlu, Mine Söğüt ve Şebnem İşigüzel’in temel konuları şiddet ve kadın olan öykülerini de inceleyip; şairlerimiz Gülten Akın, Behçet Necatigil ve Ataol Behramoğlu’na da saygılarını sunuyor.

TOPLUMCU GERÇEKÇİLİK

Eserin genelinde incelenen romanlar, öyküler ve yazarlar, toplumcu gerçekçi, sınıfsal sorunları ve emeği ele alan, ülkeye ve yurttaşa karşı sorumluluk duygusu taşıyan eserler ve insanlardır. Bu yönüyle kitap Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi edebiyatın başarılı örneklerini tanımak ve bu türde çalışmalar yapmak isteyenler için çok önemli bir kaynak. ‘Bir roman nasıl incelenir?’ sorusunu kendine soran ve bu yolda ilerlemek isteyen okurlar için de yazılan denemeler örnek teşkil ediyor. Çünkü her bir deneme ne eksik ne de fazla. Tam olarak bilimsel bir bakış açısıyla, konu dışına çıkmadan, akıcı bir dille, okura gerçekten o eseri tanıtmayı amaçlayarak yazılmışlar. İçerikle birlikte her bir romanın ele aldığı toplumsal ve psikolojik durumlar da okura farklı sorular sorduracak nitelikte. Türkiye siyasi tarihi, sosyalist bilinç, kadının gördüğü şiddet, feminizm, ruhsal hastalıklar, Anadolu tarihi,ötekileştirme, gayrimüslim kimlikler vb de roman incelemelerinde bizleri düşündüren konular. Türk edebiyatına ilgi duyan veya üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenim gören tüm okurlar için bir başucu kitabı Atasü’nün eseri.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız