Ege’de üreticiler tarlada eziliyor
Üzüm, incir, domates hasadı sürerken üreticiler iklim krizi, maliyet baskısı ve ihracat politikaları nedeniyle gelir kaybı yaşıyor. Tarlada birkaç lira eden ürünler pazarda el yakıyor. Kazanan sadece tepedekiler oluyor.

Aycan Karadağ
aycankaradag@birgun.netEge’nin verimli ovalarında hasat mevsimi başladı. Ancak Manisa’da üzüm, Aydın’da incir, Çanakkale’de domates toplayan üreticinin yüzü bu yıl da gülmüyor. İklim krizinin getirdiği kuraklık ve aşırı sıcaklar, verim kaybını derinleştirirken; mazot, gübre, ilaç ve işçilikteki artış üretim maliyetlerini katladı. Üzerine ihracat politikalarındaki belirsizlikler, sulama suyu krizleri ve piyasalardaki tekelleşme baskısı eklenince binlerce çiftçi, hasat dönemine büyük borç yüküyle girdi.
Tarlada birkaç liraya alıcı bulan ürünler, pazarda ve market raflarında misliyle pahalanırken kazanç, zincirin en tepesindekilere gidiyor. Bölgedeki yüz binlerce kişi, üreticiden tarım işçisine, nakliyeciden küçük esnafa, bu kısır döngünün etkisini doğrudan hissediyor.
∗∗∗
SU KRİZİ VE TEKELLEŞME
Manisa, Türkiye’nin üzüm üretiminde alan bazında yüzde 22, üretim bazında yüzde 36’lık paya sahip. Geçen yıl 200 bin tonun üzerinde rekolte beklenirken, bu yıl tahminler 90-100 bin ton bandına geriledi. Kuru üzüm rekoltesinin ise 120-150 bin ton civarında olacağı öngörülüyor. Sarıgöl’de ıskarta üzüm sezon başında 12 TL’den satılırken hızla 17 TL’ye çıktı. Sofralık üzüm ise 25-38 TL arasında alıcı buluyor. Ancak bu fiyatlar, artan maliyetler karşısında çiftçinin yüzünü güldürmüyor. Sarıgöl Ziraat Odası Başkan Yardımcısı ve üretici Sinan Gençeli, yaşadıkları sıkıntıları şöyle aktardı: “TARİŞ hâlâ alım fiyatını açıklamadı. Çiftçi de bu yüzden üzümü kurutmak mı, yoksa taze satmak mı gerektiği konusunda kararsız. Bu yıl rekolte ciddi şekilde düştü; bağlarımızda verim yarı yarıya azaldı. Yeraltı suyumuz artık yetmiyor, kuyulardan çektiğimiz su dahi sofralık üzümleri sulamaya yetmiyor. JES’ler bağların havasını ve suyunu bozuyor, üzümün kalitesini aşağı çekiyor. Mazot, gübre, ilaç… Her şeyin fiyatı ikiye, üçe katlandı. Borçlarımız birikiyor, krediler ertelenmedi. Eskiden üzüm ihracatında farklı firmalar arasında rekabet vardı; şimdi birkaç şirket kaldı. Tekelleşme öyle bir noktaya geldi ki, fiyatı onlar belirliyor, biz sadece kabulleniyoruz. Bu şekilde üretici ayakta kalamaz.”
∗∗∗
KALİTE KAYBI VE SUSUZLUK
Aydın, 200 bini aşan tonajıyla Türkiye’nin incir üretiminde açık ara lider. 2024-2025 sezonunda ülke genelinde yaklaşık 70 bin ton kuru incir üretildi; bunun yüzde 77’si Aydın’dan geldi. Ancak bu güçlü rakamların ardında çarpıcı bir gerileme yaşanıyor. İncir üreticisi Halil Çetinkaya, bu yılki tabloyu şöyle özetledi: “Sıcaklar inciri adeta yaktı. Tozlaşma sorunları çıktı, meyvenin şekli bozuldu, rengi soldu. Rekoltemiz neredeyse yüzde 40 düştü. bazı bahçelerde bu oran daha da fazla. Su kaynaklarımız tükeniyor, mecburen yeraltı sularına yöneliyoruz ama o da sınırlı. Yazın kavurucu sıcak, kışın neredeyse hiç yağış yok. Toprak susuzluktan çatlıyor. Bir de üstüne elektrik faturaları, mazot masrafı, işçi yevmiyesi… Böyle giderse Aydın’da incir kalmaz. Bizim emeğimizin karşılığı yok; aracı, tüccar, ihracatçı kazanıyor; üretici ise günü kurtarma derdinde.”
∗∗∗
FABRİKA TEKELİ VE FİYAT ÇÖKÜŞÜ
Çanakkale ve çevresinde salçalık domates üreticileri bu yıl tarlada 5 TL’nin altına düşen fiyatla karşı karşıya. Birim maliyetin yaklaşık 8,5 TL olduğu düşünüldüğünde, bu satış fiyatı çiftçi için büyük zarar anlamına geliyor. Ege’de salça fabrikalarının düşük alım politikaları ve fiyat belirlemedeki tekelleşme eğilimi, üreticinin elini kolunu bağlıyor. Üretici Sadık Özge, yaşanan sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Domateste zaten başlı başına bir su sorunu var. Ticaret Bakanlığı’nın 2022’de getirdiği ihracat izni uygulaması da piyasayı tamamen kilitledi. Geçen yıl fabrikaya gittiğimizde ‘İzin çıkmazsa malı alamam, ihracat yapamam’ dediler. Bizim ürünümüz tarlada çürüdü. Masraflar bizde, risk bizde, kayıp bizde; kazanç ise hep başkalarının cebinde.”
∗∗∗
HÜSRANA UĞRATILDI
SOL Parti Kırklareli İl Örgütü, Trakya Birlik’in ayçiçek fiyatlarına tepki gösterdi. Trakya Birlik’in yağlı tohumlar için açıkladığı 28 TL taban fiyatının ayçiçek üreticisini hüsrana uğrattı ifade edilen açıklamada, “Türkiye, ayçiçeği üretimi bakımından, Avrupa Birliği’nden sonra dünyada ikinci sırada gelmektedir. Bu yıl iklim koşulları, kuraklık nedeniyle Trakya’da, buğdayda, özellikle de ayçiçeğinde yüksek oranlarda verim kaybı yaşanmaktadır” denildi.


