Google Play Store
App Store

Eğitim Sen İstanbul Şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığının düzenlediği Mesleki Eğitim Zirvesi'nde MESEM'lerdeki çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini protesto eden 17 öğrenciden 16'sının tutuklanması üzerine basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada "Eğitim Sen olarak siyasi iktidarı ve MEB’i, Yusuf Tekin'i uyarıyoruz: Gerçekler, baskı ve tutuklamalarla karartılamaz. Toplumun vicdanında açılan bu yara, susturulan seslerle değil, hesap vermekle kapanabilir" ifadeleri kullanıldı.

Kaynak: Haber Merkezi
Eğitim Sen İstanbul’dan MESEM eylemi: “Tutuklu öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır”
Fotoğraf: BirGün

Eğitim Sen İstanbul Şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığının İstanbul'da düzenlediği Mesleki Eğitim Zirvesi'ni protesto eden 16 öğrencinin tutuklanması üzerine basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması, MESEM’lerdeki çocuk işçiliği ve çocuk ölümleri, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üye ve yöneticilerine yönelik şiddet ve gözaltılar ile öğrencilerin tutuklanmasına tepki gösterildi.

“MESEM DENİLİNCE ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜ, ÇOCUK İŞÇİ CİNAYETİ AKLA GELMEKTEDİR”

Kadıköy Süreyya Operası önünde yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Basına ve Kamuoyuna;

Son dönemde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasına karşı yükselen demokratik tepkiler, iktidarın giderek artan baskı politikalarıyla bastırılmaya çalışılmaktadır. MESEM denilince çocuk emeği sömürüsü, çocuk işçi cinayeti akla gelmektedir.

MESEM'leri gururu kabul eden Milli Eğitim Bakanı’nın istifasını talep eden öğrencilerin tutuklanması, öğrencilerimizin- çocuklarımızın yaşam hakkını savunan Özel Sektör Öğretmenlerine yönelik ters kelepçeli gözaltı ve tutuklama istemi MESEM gerçeğini ve onu gururu kabul eden bakan Yusuf Tekin'in sorumluluğunu değiştiremez.

Türkiye’de çocuklar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın MESEM politikası eliyle sermayenin kar hırsının insafına terk edilmiştir.  3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle bu merkezler adeta bir “çocuk işçi fabrikası” haline getirilmiş, hiçbir ayrıcalığı olmayan yoksul halk çocukları düşük ücretlerle, güvencesiz, denetimsiz ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaya başlanmıştır.

“MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI BU ÖLÜMLERİN DOĞRUDAN SORUMLUSUDUR”

Bugüne kadar MESEM’lere kayıtlı en az 17 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Her birinin ölümü, bu sistemin can güvenliğini hiçe sayan, sermayenin kâr hırsına teslim olmuş anlayışının sonucudur. Millî Eğitim Bakanlığı bu ölümlerin doğrudan sorumlusudur. Çocuklar okulda olmaları gereken yaşta, üretim bantlarında yaşamlarını yitiriyor; gelecekleri ve çocuklukları gasp ediliyor.

Eğitim Sen olarak siyasi iktidarı ve MEB’i, Yusuf Tekin'i uyarıyoruz: Gerçekler, baskı ve tutuklamalarla karartılamaz. Toplumun vicdanında açılan bu yara, susturulan seslerle değil, hesap vermekle kapanabilir.

“NİTELİKLİ EĞİTİM HAKKI VE SÖMÜRÜSÜZ BİR GELECEK İÇİN MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Taleplerimiz açıktır:

• MESEM’lerdeki çocuk işçiliğine ve iş cinayetlerine derhal son verilmelidir. Bu alandaki tüm mevzuatlar, özellikle 3308 Sayılı Yasa, çocukların güvenliğini ve eğitim hakkını esas alacak biçimde yeniden düzenlenmelidir.

• Haklı talepleri dile getiren öğrenci, veli ve sendikalara yönelik şiddet, gözaltı ve tutuklamalar son bulmalı; tutuklu öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.

• İş cinayetlerinde sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında idari ve hukuki soruşturma başlatılmalı, Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.

Eğitim Sen olarak, öğretmenler olarak çocuklarımızın hayatını her koşulda savunacağız, nitelikli eğitim hakkı ve sömürüsüz bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”