Google Play Store
App Store

Milli Eğitim Bakanı Tekin “Talibanlaştırıldıklarını” savunurken yurttaşların Ramazan genelgesine karşı tepkileri sürüyor. Genelgeye karşı suç duyuruları yapılırken Eğitim Sen, laiklik ilkesinin ihlal edildiğini vurguladı.

Eğitimde gericiliğe izin vermeyeceğiz
Fotoğraf: BirGün

Haber Merkezi

AKP iktidarının laikliğe yönelik saldırıları hız kesmeden sürdürürken "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine ise destek büyüyor. Laikliği savunan her kesim rejimin hedef tahtasına otururken yaşananlar iktidarın laiklik karşıtı çizgisinin açık bir sindirme pratiğiyle sürdürüldüğünü gözler önüne serdi.

Müsteşarlığı döneminden bu yana eğitimi dinselleştirme politikalarını adım adım işleyen Yusuf Tekin’in Milli Eğitim Bakanlığı’nın başına getirilmesi ise bu politikaların kurumsallaştırılmasına neden oldu. Tarikat ve cemaatlerle imzalanan protokollerle kamusal eğitim fiilen gerici yapılara açılırken karma eğitimin dahi tartışmaya açıldı. İmam hatiplerin kontenjanlarının artırılması, ÇEDES projesi ile imamların okullara girmesinin yanı sıra Bakanlığın Ramazan ayı için okullara gönderdiği genelge ise bunun son örneği oldu.

‘ART NİYETLİ’ YORUMU

Bakan Tekin, Artvin’de yaptığı açıklamada yeniden "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" metnini hedef aldı. Suç duyurusunda bulunacağını anımsatan Tekin, “Talibanlaştırıldıklarını” savundu. CHP Lideri Özgür Özel’i de hedef alan Tekin, “Anadolu'nun her tarafında küfür ya da hakaret olarak kabul edilen cümleleri kullanıp da 'Kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar geniş mideli değilim. O nedenle bu metindeki ifadeler benim için suç teşkil eder” dedi.

Okullara gönderilen Ramazan genelgesi üzerine de konuşan Tekin, “Ramazan ayında yaptığımız etkinlikler; eğitimde ‘Talibanlaşma süreci’ olarak tanımlanıyor. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir” ifadelerini kullandı.

SUÇ DUYURUSU

Tüm bunlar sürerken eğitim sendikalarının ve demokratik kitle örgütlerinin genelgeye tepkileri sürüyor. Veli-der Antalya Şubesi, “Ramazan etkinlikleri” genelgesine karşı suç duyurusunda bulundu. Antalya Adliyesi’nin önünde yapılan açıklamada, genelgenin laik, bilimsel ve kamusal eğitim ilkesine aykırı olduğunu belirtildi. Laiklik Meclisi de Bakan Tekin hakkında “anayasayı ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi’nden yapılan açıklamada da genelgenin laiklik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Açıklamada “Bu düzenleme, okulları ‘tek din, tek mezhep’ ritüellerinin uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.

∗∗∗

ÜLKE KUŞATMA ALTINDA

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün yaptığı açıklamada “Türkiye’de laiklik tartışması olmadığını” savunsa da son zamanlarda yaşananlar ülkenin gerici bir kuşatma altında olduğunun göstergesi. Son birkaç ayda yaşananların yalnızca bazıları şu şekilde:

Laiklik pankartı asan SOL Parti üyesi 6 kişi hapsi cezasına çarptırıldı.

İstanbul’da Kadıköy Rıhtım'daki sahil hattında yer alan ve uzun süredir yeşil alan olarak kullanılan dolgu alana cami yapılması planlandı.

İstanbul Valiliği, 100 yeni 4-6 yaş Kur'an kursu açılacağını ve bu kursların “müftülüğün anaokulları” olarak işletileceğini duyurdu.

İstanbul’da yapılması planlanan "God is an Astronaut", Slaughter Top Prevail’ ve ‘Behemoth’ gruplarının konserleri gerici grupların hedef almasının ardından iptal edildi.

YÖK, tüm üniversitelere gönderdiği yazıyla cuma namazı yazısı gönderdi. Yazıda, cuma namazı saatleri ile mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin çakışmaması için düzenleme yapılması istenildi.

HÜDAPAR’lı Vekil Faruk Dinç, hastanede kadın hastalıkları bölümünde yalnızca kadın personel olması gerektiğini savundu.

∗∗∗

ÖĞRENCİLER HEDEF ALINDI

"15 yaş çocuk değildir, evlenebilir" sözleriyle tepki çeken Mehmet Boynukalın’ın Marmara Üniversitesi’ne akademisyen olarak gelmesine tepki gösteren öğrenciler, cihatçı gruplar tarafından tehdit edildi. Yaşananlara karşı açıklama yapan öğrenciler, “Çocuk istismarcılarını savunan bu gruplar kendilerini belli ederek tehditler savurdu. Biz çocuk istismarını, kadın düşmanlığını savunan bu güruhları Hacettepe’de eli palalı çetelerden, Dil Tarih’teki saldırılardan tanıyoruz. Üniversiteliler olarak çocuk evliliklerini meşru kılan ve kadın düşmanı söylemlerde bulunan hiçbir akademisyeni kampüslerimizde görmek istemiyoruz’’ ifadelerini kullandı.