Elektro Hafız: Ne zaman yurtdışında çalar olduk öyle değerlendik

01.12.2019 11:06 KÜLTÜR SANAT

Yağmur BOZACI

Fairuz Derin Bulut’tan da tanıdığımız, elektro sazı farklı boyutlara taşıyan, Grup Ses’le birlikte çıkardıkları albüm ‘Varyete’den sonra büyük beğeniler toplayan Elektro Hafız’la müzik piyasasından ve kendi işlerinden bahsettiğimiz bir söyleşi yaptık.

► Türk geleneksel müziğinin, dünya müziği ögeleriyle birleşmesi, sizin müziğinizden bağımsız ya da değil, nasıl bir sonuç ortaya çıkarıyor? Yurt dışında nasıl izleniyor bu sonuç?
Öncelikle şunu demek isterim, benim etkilendiğim müzik Türkiye’deki geleneksel müzikten çok, o müziğin şehre gelip deforme olmuş halidir. Yani arabesk müzik gibi. Ya da türkülerin elektro sazla yapılan versiyonları gibi diyelim. Buna geleneksel diyemeyiz çünkü gelenekselcilerin birçoğu elektro saza karşı duruyorlar. Çıkan sonuç şu: Yurt dışında tabii ki büyük ilgi görüyor. Çünkü bilmedikleri sesler ve makamlar, armoniler var. Hatta bilmedikleri enstrümanlar. Ya da bildikleri enstrümanların farklı kullanılışı gibi. Bu ilgilerini çekiyor. Her zaman yeni bir şey öğrenmeye, keşfetmeye çok açıklar.

► Almanya’da yaşıyorsunuz… Orada yaptığınız müziğe gelen ilgi ne kadar, tepkiler nasıl oluyor?
Burada yaptığım müzikten çok, aslında geldiğim yer yüzünden tepkiler alıyorum bazen. Yani Türkiye´den gelen bir yabancı ülkemizde nasıl konser verir, sanat yapar? gibi durumlar oluyor. Tabi bunlar faşist yaklaşımlar maalesef. Bunun tam tersine destekleyenler de oluyor.

► Dünden bugüne BaBa ZuLa’nın da sizin de ısrarla yaptığınız şey, yeni nesil müzisyenlerin de eğilimiyle karşılığını buluyor gibi. Siz ne dersiniz? Bu ilgi tesadüf mü?
Evet, BaBa ZuLa ve ben bu müziği felsefeyi yıllardır ısrarla savunuyoruz ve yapıyoruz. Evet, karşılığını buluyor gibi. Fakat acı bir sosyolojik durum var, biz yıllardır kendi vatanımızda yaptık bu müziği fakat hiç destek görmedik, hatta yeri geldi itelendik. Ne zaman yurt dışında çalar olduk, değerlendik. Batı’dan gelen her zaman değerlidir, önemlidir hissi var insanlarda maalesef. Yani olanlar tesadüf değil.

► ‘Günahkar Helvası’ gibi şarkılarınızda politik ögeleri de eserlerinizde yansıtıyorsunuz. Müziğin politik olup olmama meselesi sanat için ne türden bir gerekliliktir?
“Günahkâr Helvası“ gibi sarkılarda aslında politik bir gönderme yoktur. Ben hayatın kendisini sorguluyorum bu tarz şarkılarımla. İçimizdeki korkular, kültürel sebepli toplum baskıları, takıntılar… Bence müziğin ya da sanatın politik bir içeriği olması gerekmiyor. Mesela bir eşya için de şarkı yazılabilir. Ya da orman için, ya da sevgili için, ya da hayvanlar için, ya da tamamen anlamsız. Müziğin sanatın bir anlam taşıma bir mesaj verme zorunluluğu yoktur.


► Fairuz Derin Bulut’tan yeni bir proje görebilecek miyiz?
Fairuz Derin Bulut´tan yeni bir proje gelme ihtimali çok zor. Fakat Fairuz Derin Bulut için yazdığım şarkıları Elektro Hafız olarak tekrardan düzenlemem söz konusu.

► Şarkılarınızın remikslenmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şarkılarım remikslenirmen kullanılan metot ve stil benim için çok önemli. Yani evinde bilgisayarı olup içinde Ableton programı olan herkes remiksci oldu maalesef. Zaten hazırda olan 4/4 lük bir beat üzerine samplelar kesip koymak benim için remiks değildir.

cukurda-defineci-avi-540867-1.