birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 06.07.2021 15:06

Emekliler enflasyon zammından memnun değil: Bu da devletin vatandaşa kazığıdır

Enflasyon rakamlarının ardından emekli maaşları için ortaya çıkan yüzde 8,45’lik maaş artış oranı emeklilerin tepkisine yol açtı. İstatistiklerin gerçeği yansıtmadığını belirten bir vatandaş, "Bu da devletin vatandaşa kazığıdır" dedi.

Emekliler enflasyon zammından memnun değil: Bu da devletin vatandaşa kazığıdır

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı enflasyon rakamları sonrasında memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranları belli oldu. Buna göre memur ve memur emeklileri için zam oranı yüzde 5,45, SSK ve Bağ-Kurlular için ise zam oranı yüzde 8,45 oldu. Emekli vatandaşlar ise uygulanan zam oranlarından memnun olmadıklarını söyledi.

Anka Haber Ajansı’nda yer alan haberde banka emeklisi bir vatandaş; yüzdeyle yapılan zammın adil olmadığını, seyyanen zam yapılması gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:

"Hiç memnun değiliz, niye memnun olalım. Hayat çok daha pahalı. Çarşı pazardaki enflasyon yüzde 40’lardayken, verdiği yüzde 8,45 zam yeterli olabilir mi? Elektriğe sırf yüzde 15 zam geldi. Doğalgaza yüzde 12 zam geldi. Arabamız yok, benzin bizi ilgilendirmiyor diyeceğiz ama onun da maliyeti yine bize biniyor. 280 lira zam geldi. Aidat, elektrik, su, telefon, televizyon, alışveriş… Üst baş hiçbir şey almıyoruz. Zaten sokağa çıktığımız yok, dışarıda yemek yiyemiyoruz. Anca kendimizi kimseye muhtaç olmadan, borçlanmadan idare ediyoruz.

Bana göre yüzdeyle değil, seyyanen zam yapılması lazım. Bana göre o da haksızlık. 3 bin lira alan da yüzde 8 alıyor, 12-13 bin lira alan da yüzde 8 alıyor. Onun için seyyanen biner lira gibi bir rakam belki bizi ancak kurtarmış olabilirdi, daha rahat yaşardık en azından. Ben beş senedir tatile gidemiyorum, hiçbir yere kımıldayamıyoruz."

"SARAY'DAKİLER 'PORSİYONLARI KÜÇÜLTÜN' DİYOR, BENİM PORSİYONUM ZATEN KÜÇÜK"

Memur emeklisi bir vatandaş ise şu açıklamayı yaptı:

"Biz memur emeklilerine verilen zam yüzde 4,5. Bu bizim bir çerez paramız, torunumun dondurma parası. Dondurmanın külahı olmuş 7 lira. Ben üç külah alsam bile o zam dedikleri şey yetmiyor bile. Nasıl geçineceğiz ben bilmiyorum. Saraydakiler kalkmış ‘Porsiyonları küçültün’ diyorlar. Biz pirzola mı bulabiliyoruz ki pirzola yiyelim. Neyi küçülteceğim, bizim porsiyonlarımız zaten küçük. Torunuma bir peynir çeşidi alamıyorum, yazıklar olsun. Ondan sonra kalkmışlar utanmadan ‘Tasarruf edin’ diyorlar. Neyi tasarruf edeceğim? Ekmek, peynir, zeytin… Bize verilen şey o. Üst baş almaya hiç sıra gelmiyor, et almaya hiç sıramız yok. Paramız yetmiyor. Ayın sonu oldu muydu sağdan soldan borç alıyorum, kredi kartına yükleniyorum. Hiç para kalmıyor.

Enflasyon yüzde 10-12 diyorlar; yalan, yüzde 50’nin üstünde. Her markete gittiğimde ben değişik bir fiyatla karşılaşıyorum. Geçim olmuyor ve söyledikleri de hep yalan. Hiç doğru bir şey yok, alım gücümüz de yok bilmiyorum ne olacağız. Allah sonumuzu hayır etsin. İnşallah gözüm görür, ömrüm yeter de şu Saray’dan kurtuluruz. Benim paramla o meyveler yeniyor. Onların menüsü gösterdiler, tatlarını bırak isimlerini bile bilmiyorum."

"BUNLAR O KADAR GÜZEL HESAPLANMIŞ Kİ BİR ELİYLE VERİYOR, ÖTEKİ ELİYLE ALIYOR"

Banka emeklisi bir başka vatandaş ise TÜİK rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti ve şöyle konuştu:

"Dün 7 liraya aldığım domatesi bugün aynı yerde 12 liraya alıyorum. Bir günde 3 lira zam gelir mi? Yukarıdakiler için konuşuyorum, bitti artık bunlar. Onlar da bittiğini biliyor, ‘Ne götürürsem kâr’ diyorlar. Türkiye İstatistik Kurumu’nun iki tane müdür yardımcısı vardı. İkisi de rapor yazdı, gerçek enflasyonu yansıttılar, ikisi de görevden alındı. TÜİK diye bir şey yok. TÜİK kendi kendini kandırıyor, bizi kandırmıyor. Ben ayda 52 lira doğalgaz ödüyordum, şimdi bana gelecek 152 lira. Verilen zam da 100 lira, gelen zam oraya gidecek işte, bitti. Bunlar o kadar güzel hesaplanmış ki bir eliyle veriyor, öteki eliyle alıyor. Zam aldın diye seviniyorsun, halbuki almadın, öbür taraftan onu çoktan aldı."

"BU DA DEVLETİN VATANDAŞA BİR KAZIĞIDIR"

Memur emeklisi bir vatandaş şunları söyledi:

"Şimdi bunun beğenilecek bir tarafı yok. Bir ortalamaya vursanız, 50 lira 100 lira gibi bir değer olur. Bununla bir yemek yiyemiyorsunuz bir yere gitseniz. Elektriğe zam geldi, akaryakıta zam geldi, hepsine zam geldi. Bunlar ortalama yüzde 15’le 20 arasında bir rakam. Bunlar her şeyi tetikleyecek. Niye 1 Temmuz’da zam yapılıyor? Niye 25 Haziran’da, 15 Haziran’da değil? Bu resmen, zam yapacağı kişilerden bu parayı çalmaktır. Bu da devletin vatandaşa bir kazığıdır. O istatistik denilen palavralar, hiç kimse onlara inanacak durumda değil."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol