birgün

22° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 08.06.2020 07:50

Emekliler hâllerini anlatıyor: Bu aylıklarla nasıl geçinelim?

Emeklilerin anlattıkları, durumun görünenden de vahim olduğunu ortaya koyuyor. 1500 TL'nin altında aylık alan çok emekli var. Aynı çalışma ve prim süresiyle farklı dönemlerde emekli olanlar arasında büyük farklar bulunuyor

Emekliler hâllerini anlatıyor: Bu aylıklarla nasıl geçinelim?

“Emekli aylıkları ve saklanan gerçekler” başlığıyla geçen hafta yazdığım yazıya (Bakınız: shorturl.at/czOPW) çok sayıda emekli ve emekli yakını okurdan açıklama ve destek geldi. Emekli işçi Ali Bey’in 25 yıl çalışıp yaklaşık 8 bin gün prim ödeyerek 1.515 TL aylık ile emekli olduğunu yazmıştım. Ayrıca emekli aylıklarının neden düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini anlatmıştım. Yazı hayatım boyunca en yoğun açıklama ve destek bu yazıya geldi. Emekliler yolladıkları e-posta ve mesajlarla emeklilerin hâlinin göründüğünden de vahim olduğunu ortaya koydular. Emekli aylıklarının hâlleri hâl değil. Bu hafta emekli ve emekli yakınlarından gelen açıklamaların bazılarını özetleyerek yayımlamak istiyorum. Böylece kendi dillerinden emeklinin hâli bir kez daha görülmüş olur. (Vurgular bana ait).

1500 TL’NİN ALTINDA ÇOK AYLIK VAR

Geçen haftaki yazımda asgari ücretin ve 1.500 TL’nin altında aylık alanların sayısının çokluğuna vurgu yapmıştım. Aylıkların 1.500 TL’ye çıkartılmadığını sadece 1.500 TL’de düşük aylık alanların eline Hazine tarafından yapılacak destekle 1.500 geçeceğini yazmıştım. Gelen e-mektuplar ve mesajlar bunu doğruluyor:

“Bence emeklilere yapılan zülümdür. Ben 2018 de emekli oldum. Mart 2020’de 1358 artı 57 TL ek ödeme alıyordum. Nisan ayında ek ödeme ile beraber 1500 TL ödediler, sizin de dediğiniz gibi aylık 1358 TL olarak kaldı. Yeni gelecek enflasyon farkı bu rakam üzerinde hesaplanacak. Bütün gazeteler, TV’ler ‘emeklilere müjde’ diye verdiler, ya insaf. Bir de bayram ikramiyesini 2 ay ünce ödediler, sanki büyük kıyak gibi verdiler. Siz gerçekleri yazdınız.” (Emekli Mehmet Bey)

“Öncelikle bugünkü aydınlatıcı yazınızdan ötürü çok teşekkür ederiz. Ek ödeme ile en düşük emekli maaşının 1500 TL olduğunu belirtmişsiniz. Acaba bu 1500 TL ye kadar olan ek ödeme ne zaman verilmeye başlanacak, çünkü ben hâlâ 1200 TL almaya devam ediyorum.(Emekli Bülent Bey)

Ben SSK emeklisiyim. Benim maaşım daha da düşük 1278 TL. Aradaki fark ödendiği için ATM’den 1500 TL çekiyorum.” (Emekli İşçi Ramazan Bey). Ramazan Bey’in 2000 öncesi yüzde 63 olan aylık bağlama oranı 2008 sonrasında yüzde 34’e düştü. 1278 TL olan aylığının üstünü Hazine tamamlıyor; ama temmuzda 1278 TL üzerinden zam alacak. Esas aylığı 1500 TL olana kadar zam almayacak.

ÇOK ÇALIŞMAK EMEKLİ AYLIĞINI DÜŞÜRÜYOR

2008 sonrasında uzun süreli çalışmanın aylıkları düşürdüğünü yazmıştım. Çünkü aylık bağlama oranı düştüğü için uzun çalışmak işçinin aleyhine sonuçlanabiliyor ve emekli aylığı düşebiliyor. İşte emekli işçi Abdurrahman Bey’in anlattıkları:

“Merhaba, 1982 yılında SSK girişim var. Çalıştığımız firmalar hakkımızı yiyerek en düşükten sigortamızı yatırmış. 2017 Kasım’da emekli oldum. 5075 gün yatırmam gerekirken yaşı beklerken 8000 gün primle emekli oldum. Maalesef 1.122 TL ile emekli oldum. Geçen süre içinde gelen zamlarla şu an maaşım 1595 TL. Bununla aile geçindirmek zorundayız. En düşük emekli maaşı en azından asgari ücret olmalıdır.”

EMEKLİLER ARASINDA BÜYÜK FARKLAR VAR

Aynı çalışma ve prim süresiyle farklı dönemlerde emekli olanlar arasında büyük farklar yaşanıyor. Emekliler arasında farkların temel nedeni emekli aylığı bağlama koşullarının değişmesi ve emekli aylıklarını düşürecek şekilde düzenlenmesi. Emekli Emine Hanım şöyle sesleniyor:

“Yazınızı okudum. Devlet bu durumu bildiği halde umursamıyor. 2000 yılından önce emekli olanların durumu intibak yasasıyla birazcık düzeldi, 2000 yılından sonra emekli olanlar bu ülkenin emekli vatandaşı değil mi? Hiç kimse emeklileri insan yerine koymuyor, sanki devletin kasasından para çalıyor, bedava maaş alıyoruz durumundayız. 9 yıllık emekliyim, 1990 TL maaş alıyorum. Bunun 200 TL’sini Ahmet Davutoğlu başbakan iken seçim için 100, 100 iki sefer zam yaptı, o da olmasaydı maaşım 1790 TL olacaktı. Şu anda bu maaşımın hayat pahalılığından dolayı değeri hiç yok. Yani açız. Emekli olsak ne yazar olmazsak ne fark eder? Aç insan zaten, aç ve yoksul.”

MEMUR EMEKLİLERİ İÇİN DE BENZER BİR TEHLİKE VAR

“Bugünkü Birgün gazetesinde yayımlanan ‘Emekli Aylıkları ve Saklanan Gerçekler’ başlıklı yazınızla ve emekli işçi Ali Bey örneği ile harikalar yaratmışsınız... Emeğinize sağlık. İyi ki varsınız... Aynı sorunu 8-10 senedir ben söylüyorum, ben işitiyorum. Katsayı sistemi, faal memurları ilgilendirdiği kadar emeklilerini de ilgilendiriyor. Ayrıca memur emeklileri sendikalı oldular. Geçen dönem kamu görevlileri toplu sözleşmesinde açıktan atıfta bulunulduğu halde, onlar da konuya gereken önemi vermiyorlar. Darısı o kesimin başına...” (Kamu Çalışanı Halim Bey)

HAK SAHİPLERİ ÇOK DAHA DÜŞÜK GELİR ALIYOR

Emeklilerin kendileri için Hazine desteği ile 1500 TL’ye tamamlanan aylıklar, emeklilerin hak sahipleri için çok daha düşük düzeyde. Çünkü hak sahipleri emekli aylığının tümünü alamıyor.
Benim annem emekli, 1050 TL alıyor, dediğiniz gibi 1500 TL olmadı ve olmayacak” (Hayrettin Bey)
“Merhabalar, yazınızı okudum, çok haklısınız, benim annem 1250 TL Bağ-Kur aylığı alıyordu. Halen 1250 TL alıyor(Birol Bey)

ENGELLİ EMEKLİ AYLIĞI DAHA DA DÜŞEBİLİR

emekliler-hallerini-anlatiyor-bu-ayliklarla-nasil-gecinelim-741078-1.
Engelli emekliler, zaten düşük olan aylıklarının kontrol bahanesiyle daha da düşürülmesinden endişe ediyor.

Engelli emekli Bülent Bey engelli emekli aylıklarının kontrol bahanesiyle düşme riski altında olduğunu yazıyor: “Bugünkü emeklilerin durumunu mükemmel özetleyen yazınız için teşekkür ederim...Evet bahsettiğiniz rakamlar komedinin bile üstünde olan rakamlar; ama bunu işine gelmeyenler okuyamıyor tabii ki! Ben de 2018’de erken emekli oldum, yani engelli emekliyim ve evet sizin tabirinizle sıkı durun 1300 TL olan maaşım şu an 1607 TL maalesef! Ve bu hükümetin onda bile gözü var, gazi maaşlarına çöktükleri gibi. Şimdi de engelli emeklileri kontrol bahanesi ile kontrole çağırıyorlar, ‘Sizin hastalığınızın oranları düştü maalesef’ edebiyatı ile emekliliklerini iptal ediyorlar! Yani o 3 kuruş maaşta bile gözleri var!”

SGK AÇIKLAMASI: MALUMUN İLANI!

Geçen haftaki yazımın ardından basında SGK tarafından yayımlanan bir genelge haberi yer aldı. “Yaşlılık aylığı en az 1500 TL” başlığı ile çıkan haberde SGK yeni bir şey söylemedi (Milliyet, 5 Haziran 2020). Geçen hafta yazdıklarımı teyit etti. Habere göre malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları dosya bazında bin 500 TLnin altında olmayacak; ancak kardeşler gibi hisseli olunan durumlarda hisse payı dikkate alınacak. Kanun kapsamında hesaplanan aylıklar 1.500 TL’lik tutardan düşükse, aradaki fark Hazine’den tahsil edilecek.

Ancak SGK kaç kişinin asgari ücretten düşük emekli aylığı aldığı, kaç kişinin emekli aylık ve gelirinin 1.500 TL’den az olduğu sorusuna cevap vermekten yine kaçınıyor. Asıl yanıtlanması gereken soru budur. SGK emekli aylık ve gelirlerine ilişkin veri serisini dilimler halinde açıklamak zorundadır!

EMEKLİ KENDİ KADERİNDE SÖZ SAHİBİ OLMALI

Bir başka okur “Seyyanen zamlardan başka çıkış yok gibi gözüküyor hocam. Kısa vadede; yine de yaşlı yoksulluğu koştura koştura geliyor kapıya tabii...” demiş. Gerçekten de önümüzdeki yıllarda ciddi bir yaşlı ve emekli yoksulluğu ile yüz yüze kalacağız.

Emekli yoksulluğunu önlemek için emekli aylıkları iyileştirilmeli ve en düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çekilmeli. Düşük emekli aylıkları seyyanen zamlarla iyileştirilmeli. Emekli aylık bağlama oranları yükseltilmeli. Emeklilerin milli gelir artışından tam olarak yararlanması sağlanmalıdır.

12 milyon civarında emekli büyük bir örgütsüzlük içindedir. Emekli sendikaları önündeki engeller sürüyor. Emeklilerin kaderlerinde söz sahibi olması için emekli sendikaları önündeki engeller kaldırılmalı, emeklilerin sendika kurması ve sendikalara üyeliği güvence altına alınmalıdır. Emekli aylık ve gelirleri sendikalar ile müzakere edilerek saptanmalıdır.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız