Google Play Store
App Store

Şair Şükrü Erbaş ile şiir etkinliği yapmak isteyen Kiraz Eğitim-Sen temsilciliği, ilçedeki devlet kurumlarının yasağı ile karşılaştı. Milli Eğitim ve belediyenin söz verdiği salonları vermemesi üzerine etkinlik Ödemiş Eğitim-Sen’de yapılabildi. İlçe Emniyet müdürünün, Erbaş’ı ‘Ayağa kalkıp şiir okuduğu anda işlem yaparım’ diye tehdit ettiği öğrenildi.

Emniyet şair Şükrü Erbaş'a ayakta şiir okumayı yasakladı

Gülsen Candemir / İzmir

Şair Şükrü Erbaş ile şiir etkinliği yapmak isteyen Eğitim-Sen Kiraz temsilciliği ilçedeki devletin baskısı ile etkinliğini Ödemiş’te yapmak zorunda kaldı. Sendika temsilciliğinin etkinlik için salon isteğine olumlu yanıt veren İlçe milli eğitim müdürlüğü daha sonra Kaymakamın onay vermemesi ile iznini geri çekti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Yazıcı sendika yöneticilerine kaymakamın elinde 3 sayfalık Şükrü Erbaş biyografisi ile ‘ Bu özgeçmişi olan adama ilçede salon vermem’ dediği öğrenildi.

Kapısı çalınan belediye de salon talebi için önce ‘olur’ deyip ertesi gün ‘yer kalmadı’ diyerek geri çevirince Erbaş için, Koru Otel’de yer ayarlandı. Yemek yiyerek kendi aralarında şiir etkinliği düşünen Eğitim-Sen’e İlçe Emniyet müdürlüğü Erbaş’ın geldiği ve etkinlik saati yaklaşırken otel yakınında sendikacılara ‘Bu adam ne için geldi? Eğer edebiyat ve şiir konuşacaksa ayağa kalkıp okuduğu an işlem yaparım.” deyince etkinlik Kiraz’da yapılamadı.

ÖDEMİŞ’DE YAPTILAR

Kiraz Eğitim-Sen yöneticileri, hem ilçeye gelmiş olan şairi zor durumda bırakmamak hem de etkinliği iptal etmemek için sendika binası bulunan Ödemiş’e gitmeye karar verdiklerini açıkladı. Etkinliği Ödemiş Eğitim-Sen’de yapan öğretmenler, Şair Şükrü Erbaş’ın şiirlerini dinledi, sohbet etti.

ERBAŞ ‘90’LARDA BİLE YASAKLANMADIM’

Geçmiş olsun diye aradığımız Şair Şükrü Erbaş “Asıl memlekete geçmiş olsun.” Dedi. Sinirden güldüğünü söyleyen ve kahkaha ile sorularımızı yanıtlayan Erbaş BirGün’e “Gidişat ürkütücü bu kadar keyfiyet olamaz. Kaymakam anayasal suç işledi. Ben 1990’lar da bile Güney Doğu ve Doğu Anadolu pek çok şiir söyleşisi gerçekleştirdim. Polisler ile şiir okurdum, onlar tutanağını tutar sonra dava açardı. Altı davam oldu böyle hepsinden beraat ettim. İlk kez şiir etkinliğim engellendi. Söyleşiye izin vermeyen Kiraz Kaymakamı ile görüşmek istedim ancak ‘Evine çekildi’ dediler. Görüşemedik kendileri ile” diye konuştu.

‘İLERİ DEMOKRASİNİ HARARETLE ÖPERİM!’

Erbaş sosyal medya hesabından da şu mesajı yayınladı: “Bunca ölümün, yıkımın, şiddetin; insanı gövdesinden önce haysiyetinden vuran bu açık faşizmin, ülkeyi kanlı bir zindana çevirdiği şu günlerde bu da bir şey mi derseniz, hem haklısınız derim, hem de haksız. Yaklaşık 2 ay kadar önce Eğitim-Sen Kiraz (İzmir) Temsilciği'nin daveti üzerine, "Yazmak ve Yaşamak" başlıklı bir konuşma yapmak ve şiir paylaşmak üzere 13 Ocak 2016 günü ilçeye gittim. Ancak, varlığını kılcal damarlarına kadar devletle terbiye etmiş, hükümetinin her türlü mayası ile mayalamış Kaymakam Mustafa Akgül, o yüksek ferasetiyle sahibi olduğu ilçeyi şiirin yıkıcı etkisinden ve her gün onlarca şehidimizin geldiği bu kara günlerde "Kürtçü düşünceler"in zehrinden kurtarmıştır. Kuşkusuz bu büyük göreve, Emniyet Müdürü ve Belediye Başkanı da konuşma yapılabilecek özel-resmi tüm salonları kilitleyerek anlatılmaz katkılarda bulunmuşlardır. Özellikle Emniyet Müdürünün, Eğitim-Sen Temsilcisine söylediği, edebiyat- hukuk-güvenlik ve siyaset tarihimize altın harflerle kazılacak şu uyarısı, gerçekten yürek sızlatacak hassasiyettedir: "Şükrü Erbaş, oturduğu yerden şiir okuyabilir, ayağa kalktı mı soruşturma başlatırım." Ah yüce Devletimiz, sen nelere kadirsin! Senin "ileri demokrasi"ni hararetle öperim... (Sevgili Zeynep Altıok Akatlı'nin o kalbimi dinlendiren çabası bende saklıdır)

İroninin sırası mı derseniz, bu saçmalığa nasıl ciddi bir siyasi ya da edebi analiz yapılabilirse buyurun yapın. Bölgenin, hepimizin evini başına yıkan kanlı gidişi insanda bunları konuşacak hal bırakmıyor ama eğer bu gidiş bir biçimde durdurulmazsa, biz, ülkenin "batısında" ve "ortasında" yaşayan liberal-komünist-sosyal demokrat-milliyetçi vb düşüncelere sahip insanları, bir yıla kalmayacak, kapılarımızın önünde bile bir araya gelemeyeceğiz. Bu bir kehanet değil, kötülük örgütlenmesinin saygısız, çirkin, küstah, cahil fotoğrafıdır.”