Google Play Store
App Store
Emperyalist barbarlığa karşı halkların birleşik direnişi

Editörden...

Tarih bir kez daha tekerrür ediyor. Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye uzanan o kanlı güzergâhın bugünkü durağı İran olarak belirlenmiş durumda. ABD emperyalizminin bölgeye yönelik bitmek bilmeyen saldırganlığı, ne iddia edildiği gibi demokratik bir vaat ne de konjonktürel bir yönelimdir. Bu, temelleri on yıllar önce atılmış; halkları etnik ve mezhepsel fay hatlarıyla birbirine kırdırarak yönetmeyi esas alan, “böl-parçala-yönet” doktrininin güncel sahnelerinden biridir. Bugün, bu eski ve kirli planların yeniden devreye sokulmasına tanıklık ediyoruz.

***

Emperyalist müdahalelerin vardığı kaçınılmaz durak; toplumsal yıkım, bitmek bilmeyen iç savaşlar ve halkların kendi geleceklerini tayin etme hakkının gasp edilmesidir. Emperyalizm, “özgürlük” ve “insan hakları” maskesi altında bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalışırken, geride yalnızca enkaz ve gözyaşı bırakmaktadır. Irak’ın parçalanmış yapısı, Libya’nın aşiretler savaşına teslim edilişi ve Suriye’deki cihatçı iktidar; bu “dizayn” girişimlerinin gerçek yüzünü görmek isteyen her vicdanlı göz için yeterli kanıt.

Bugün bu kirli savaşa karşı durmak, bölgedeki mevcut rejimlerin bekçiliğini yapmak değil; aksine halkların iradesine ve yaşam hakkına sahip çıkmaktır. Emperyalistlerin “ya tarafını seç ya düşman ol” tehdidine veya “rejim kötüyse işgali destekle” arsızlığına mahkum etmek isteyenlere karşı başka bir yol vardır: Halkların bağımsızlığı için direniş.

***

Bir ülkede rejimi değiştirme meşruiyetine sahip yegâne güç, o ülkenin kendi halkıdır. ABD ve İsrail’in bölgeyi şekillendirme çabalarının arkasında yatan temel motivasyon, özgür bir Ortadoğu değil; kendi çıkarlarına biat edecek kukla yönetimlerdir. Saldırı altındaki ülkelerin yönetim biçimlerini bahane ederek ABD haydutluğunu meşru gösteren her söylem, yeni emperyalist düzene davetiye çıkarmaktır. Dün halklarını ezen gerici rejimlerin karşısında duranlar, bugün de halklara bomba yağdıran emperyalist barbarların karşısında aynı kararlılıkla duracak.

***

Şimdi, kendi sınıfsal ve stratejik çıkarları uğruna tüm dünyayı zifiri bir karanlığa mahkum etmek isteyen emperyalizme karşı dur deme vaktidir. Tüm ilerici ve muhalif güçlerin; aşama aşama ilerleyen bu barbarlığa karşı birleşik, kararlı ve örgütlü bir anti-emperyalist mücadeleyi büyütmesi; dünya barışı için de en acil görevdir. Emperyalizmin kanlı planlarına karşı en aşılmaz siper, bölge halklarının tarihsel kardeşliği ve ortak direniş bilincidir. Bağımsız ve özgür bir Türkiye, huzurlu bir Ortadoğu ve sömürüsüz bir dünya için; ABD emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı her alanda direnişi örgütlemek tarihsel bir sorumluluktur