Emperyalistler ve cihatçılar eliyle büyüyen karanlık
Cihatçı HTŞ güçlerinin Kürt mahallelerine yönelik saldırıları sürüyor. Çok aktörlü bölgede saldırılara ilişkin sıcak temaslar yaşanırken dünya kamuoyu yaşananlara kayıtsız durumda. Emperyalizmle iç içe geçmiş cihatçı karanlık Suriye’ye kan ve istikrarsızlıktan başka bir şey vadetmiyor.

Suriye’de SDG ve cihatçı HTŞ güçleri arasındaki entegrasyon görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından başlayan çatışmalar 4’üncü gününe girdi.
Şam yönetiminin dün sabah saatlerine kadar açıkladığı ateşkes kararı öğleden sonra saat 15.00’e kadar uzatılırken, bu sürenin de dolmasıyla birlikte cihatçı güçlerin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları devam etti.
SALDIRILAR TEKRAR BAŞLADI
Suriye’nin haber ajansı SANA’dan edinilen bilgilere göre Şam hükümeti, önce 16.00– 18.00 saatleri arasında Şeyh Maksud’ta sivillerin boşaltılması için bir koridor açtı. Ateşkes süresinin ve sivillerin çıkarılması için verilen iki saatlik sürenin dolmasının ardından ise SDG’ye yönelik saldırılar tekrar başladı.
Saldırılardan hemen önce Halep Valiliği, Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye’deki İç Asayiş Güçlerinin Fırat’ın doğusundaki Rojava bölgelerine “tahliye” edileceğini iddia etti. Valilik ayrıca YPG’nin “hafif kişisel silahlarıyla Fırat Nehri’nin doğusuna geçeceğini” öne sürdü. Yayımlanan fotoğraflarda çok sayıda otobüsün bölgeye getirildiği görüldü.
ÇEKİLME KARARI YOK
Bu iddiaların ardından Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan yazılı açıklamada ise mahallelerde kalınacağı mesajı verildi.
ŞARA-AB GÖRÜŞMESİ
Ateşkes süresi ve karşılıklı açıklamalar sürerken Avrupa Birliği’nden (AB) üst düzey bir heyetin Şam’a ulaştığı öğrenildi. Heyetin, cihatçı HTŞ lideri Colani ile bir araya geldiği belirtilirken, Halep’teki durum ile “etnik grupların ve bileşenlerin haklarının korunması talebinin” görüşüldüğü öne sürüldü.
Avrupa Birliği heyetinde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa yer aldı. Heyeti, Suriye’de geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani karşıladı.
BARZANİ İLE GÖRÜŞTÜLER
BM heyeti ile görüşmenin ardından da Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani ile Suriye’nin geçici yönetiminin başında olan HTŞ lideri Colani arasında telefon görüşmesi gerçekleştiği açıklandı.
AA'nın aktardığına göre Colani'nin Kürtlerin Suriye’nin “asli ve temel bir unsuru” olduğunu, Suriye devletinin Kürtlerin tüm ulusal, siyasi, sosyal ve medeni haklarını, ülkedeki diğer bileşenlerle eşit ve ayrım gözetmeksizin garanti altına alma konusunda “tam kararlı” olduklarını söylediği kaydedildi. Barzani ise bu yaklaşımı memnuniyetle karşıladığını belirtti. Barzani, tüm halkları kapsayan, herkesin yönetimde söz sahibi olduğu kapsayıcı bir devletin kurulmasının Suriyelilerin temel beklentisi olduğunu söyledi.
UZLAŞI MESAJLARI
Saldırılar dünya kamuoyunda genişçe yer buldu. İngiltere ve ABD’den yapılan açıklamalarda Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde sağlanan geçici ateşkesin uzatılması gerektiğini belirtildi. Açıklamalarda taraflara "diyalog ve itidal" çağrısında bulunuldu. Fransa ve Belçika, tarafları 10 Mart 2025 anlaşmasına uymaya çağırdı.
Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalara ilişkin siyasi uzlaşı ve yeniden inşa mesajı verildi.
IŞİD’E KARŞI MÜCADELE HATIRLATMASI
Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Suriye hükümeti güçlerinin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırılarını "vahim ve tehlikeli" olarak nitelendirdi. Saar, Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadelesini hatırlatarak uluslararası toplumu sessiz kalmamaya çağırdı.
Çatışmaların tekrar başlamasının ardından SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, yaptığı açıklamada, “Tek taraflı çözümleri dayatmak için savaş yaklaşımını ve savaş dilini sürdürmek kabul edilemez. Bu yaklaşım daha önce Suriye sahilinde ve Süveyda’da savaş suçlarına varan katliamlara yol açmıştır” dedi.
ANKARA’NIN ELİNDEKİ BASKI KARTI
Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Şam Temsilcisi Abdülwehab Halil ise Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırıların “demografik değişim” çabası olduğunu belirtti. “Ulusal bir sorun tankla, topla çözülmez” diyen Halil, çatışmaların tırmanmasının nedenini bölgedeki “Türkiye’nin ajandası”na bağlayarak, “Bu saldırıların amacı, şehrin asıl halkı olan Kürt halkına karşı demografik bir değişim yaratmaktır. İnsanları zorla yerinden etmek istiyorlar” ifadelerini kullandı.
Halil ayrıca, Türkiye’nin Özerk Yönetim bölgelerine saldırması durumunda Suriye ordusunu desteklemeye hazır olduğunu belirttiğini ve Halep’teki durumun Ankara’nın elinde bir “baskı kartı” olduğunu söyledi. Politika Servisi
∗∗∗
SALDIRILARA PROTESTO
Suriye’de Kürt mahallelere ilişkin süren çatışmalar ülkede de protesto edilmeye devam etti. Van Barosu, Suriye geçiş hükümetine bağlı silahlı grupların Halep’in Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere yönelik operasyonlarını kınayarak uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı.
Yapılan açıklamada, “Etnik kimlik, dil ve aidiyet temelinde yürütülen her türlü şiddet politikası yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de karanlığa sürüklemektedir” denildi.
40 ÖĞRENCİ GÖZALTINDA
İstanbul Üniversitesi'nde ise HTŞ'nin Kürt halkına dönük katliamlarına karşı Beyazıt'a yürümek isteyen öğrencilere polis müdahale etti. 40'a yakın öğrenci sert müdahale ile gözaltına alındı.
∗∗∗
SARAY REJİMİNDEN TEK DEVLET VURGUSU
Suriye’de yaşananlara ilişkin Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Şam yönetimi ve ABD ile "sürekli" görüşmeler yürüttüğünü açıklanırken AKP Sözcüsü Ömer Çelik de değerlendirmelerde bulundu. Daha önce gerekirse operasyon için Şam yönetimini destekleyeceklerini açıklayan Saray yönetimi, çatışmalar karşısında “tek devlet, tek ordu, tek Suriye” vurgusu yaptı.
Konu hakkında konuşan Çelik, “Suriye’de iki ordu ya da devlet dışı silahlı gruplar olması, sadece kötü niyetli güç odaklarının işine yarar. Zaman, doğru adımlar atma zamanıdır” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise Türkiye’nin SDG’yi muhatap kabul etmesi gerektiğini söyledi. Temelli, “Türkiye, gerçekten Suriye’nin meselelerini çözecek ve Suriye’nin huzur içinde yaşamasını isteyecek bir pozisyon alacaksa mutlaka arabuluculuk yapmalı ve 10 Mart Mutabakatı’nın bir tarafı olmuş SDG’yi muhatap kabul ederek görüşmelere bir an önce başlamalıdır. Müzakereler böyle ilerler. Türkiye, bu görüşmelere, görüşmeleri ortadan kaldıracak değil, görüşmeleri sağlayacak bir pozisyonda müdahil olmalıdır” dedi.
Ülkede Suriye endeksli devam eden çözüm sürecine ilişkin olarak ise DEM Parti İmralı Heyetinin, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüşmek için pazartesi günü randevu talebinde bulunacağı belirtildi.


