birgün

25° AZ BULUTLU

ARŞİV 19.05.2012 14:25

En büyük afet Meclis’ten çıktı

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşması...

OLGU KUNDAKÇI

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşması ardından dün aralarında TMMOB’a bağlı odaların ve mahalle derneklerinin bulunduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, yasanın toplumun bir kesimini zenginleştirirken, büyük çoğunluğunu yoksullaştıracağı vurgulandı.

İNŞAAT SEKTÖRÜNE RANT KAPISI
Grup adına açıklama yapan Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Akgün,  söz konusu yasanın, afet riski gerekçe gösterilerek tüm kentleri inşaat sektörünü canlandıracak bir rant alanı haline getireceğini vurgulayarak şöyle konuştu:

 “Görünen odur ki, bugüne kadar afet ve kentsel dönüşüm konusunda yapılmış olan bütün bilimsel çalışmalar, depremle ilgili alınması gereken gerçek tedbirler ve ilgili alanlarda yaşayan nüfusların talepleri rant hırsı ve açgözlülükle göz ardı edilmiştir. Çıkarılan yasada şehirlerimizin son derece önemli bir sorunu olan afete yönelik neredeyse hiçbir şey yer almıyor”.

TOPLUMSAL EŞİTLİK AFETE MARUZ KALDI
Bugüne kadar kentsel dönüşüm adı altında Dikmen, Sulukule, Ayazma, Tarlabaşı gibi birçok yerde bölge halkının yıllardır yaşadıkları yerlerden zorla tahliye edildiğine dikkat çeken Akgün, boşaltılan yerlerin rantının lüks konut ve alışveriş merkezleri yapılarak inşaat şirketleri, yerel ve merkezi idareler tarafından paylaşıldığını belirtti. Yasanın, Anayasa’nın 56. Maddesi’nde yer verilen “Konut Hakkı”nı ihlal ettiğini belirten Akgün, yasa ile birlikte toplumsal adalet ve eşitlik zemininin afete maruz kaldığını dile getirdi.

Siyah giy,
tarihine sahip çık

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ankara’nın çehresini değiştirecek çılgın projelerine karşı Meslek Odaları ve demokratik kitle örgütlerinin aralarında bulunduğu BEN ANKARA grubu önceki gün Ziya Gökalp Caddesi’nde eylem yaptı. “Renklerin eylemi başlıyor, siyah giy eyleme katıl” çağrısıyla bir araya gelen örgütler, Atatürk Orman Çiftliği, Atatürk Bulvarı ve Ankara’nın birçok yerinde yapılacak değişikliklerin kentin tarihini yok edeceğini söyledi.

BEN ANKARA Grubu adına konuşan Candaş Türkyılmaz, Ankara’nın başkent kimliğinin çılgın projelerle birlikte, kamu kaynaklarını israf eden gösteriş amaçlı projelerle parçalandığını vurgulayarak, “Parçalanmak istenen nefes alanlarımız, çocuklarımıza bırakacağımız anılarımız, parklarımız, kültür mekanlarımız, AOÇ’miz” dedi.

Geçtiğimiz gün TBMM’den geçen Afet Yasası ile bazı kanunların devre dışı bırakılmak istendiğine değinen Türkyılmaz, Birinci ve İkinci Meclis, Ankara Palas, İş Bankası, Sümerbank gibi simgesel yapıların afet riski altında denilerek ortadan kaldırılmak istendiğini söyledi. Türkyılmaz son olarak bu talan yasasına karşı mücadelelerinin süreceğini belirterek dayanışma çağrısında bulundu. Esra Koçak Ankara

KİM NE DEDİ?

Kent Hareketleri Sözcüsü Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Şahin:
Bu yasa maymuncuk gibi, her yere uygulanabilir. Bütün sürecin Çevre Bakanlığı tarafından kontrol edildiğini görüyoruz. Risk alanını belirleyen o, itiraz edene karşı kurulan tarafsız heyetleri de belirleyen o. Hukuk da mağdura karşı çevrilmiş bir silah haline geldi. Bir tek yürütmeyi durdurma kararlarıyla insanlar evlerinin yıkımını önleyebiliyordu, o da ellerinden alındı. Bu yasa antidemokratiktir ve faşizmle uygulanacaktır.

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar:
Bu yasa her şeyden önce insan haklarına ve Anayasa’ya aykırı bir yasadır ve biran önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekiyor. Çünkü yasa ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Türkiye’deki herhangi bir bölge dönüşüm bölgesi ilan edebilecek ve o bölgede barınma hakkını ihlal eden dönüşüm projelerini uygulamaya sokabilecek. Bu, Çevre Bakanlığı için korkunç bir ehliyettir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız