En güzel hükmü biz vereceğiz
Demokratik haklarını kullanarak sokağa çıktıkları için tutuklanan gençlerle dayanışma büyüyor. Cezaevinden mektuplar yollayan gençler, “En güzel hükmü biz vereceğiz ” mesajını iletti.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netİstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla hızlanan protestolar nedeniyle çoğunluğu genç 316 kişi tutuklandı. Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı. Büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bu kişiler Şeker Bayramı’nı cezaevinde geçirdiler. Tutuklanan gençler cezaevinde de birçok ihlalle baş başa kalıyor.
İstanbul Barosu yönetimi ve avukatlar da gençleri ziyaret etmeye devam ediyor. Önceki gün Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve kalabalık bir avukat grubu Silivri’deki tutuklu gençleri ziyaret etti. Avukat grubundan Av. Şener Bayar, Av. Vural Keleş ve Av. Damla Atalay tutuklu öğrencilerden Yağmur Gündoğan, Utku Özay, Ufuk Demirbilek, Fatih Atlay, Ataberk Işık, Hüseyin Sünmen, İbrahim Halil Demirkazan, Pelin Su Şadak, Gaye Sezen, Sultan Bozbıyık, Dilek Gedik ile görüştü.
GENÇLER ÇOK GÜÇLÜ
Avukatlar adına BirGün’e konuşan Damla Atalay, baronun girişimi sonrasında adli hükümlülerle aynı koğuşta kalan gençlerin koğuşlarının değiştirildiğini söyledi. Mevcut durumda en büyük sıkıntının eğitimlerinin aksaması olduğunu kaydeden Atalay, "Her birinin gelecek hafta itibarıyla sınavları var ancak hazırlanamıyorlar. Bu hukuk garabeti yüzünden dönem kaybetme riskiyle, burslarını, yurt haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. Gençlerin ailelerinin ilettiği temiz kıyafetler de 10 gündür kendilerine ulaştırılmıyor. Bazı koğuşlarda yeterli sayıda sandalye olmadığı için gençler sırayla oturmak ya da taşa oturmak durumundalar. Bu hususları cezaevi müdürüyle görüştük çözülene kadar takip etmeye devam ediyoruz" dedi.
Gençlerin çok güçlü ve sıkıntılarını çok da dile getirmemeye çalıştığını anlatan Atalay, "Gençler içinde ciddi maddi sıkıntı çekenler var kimisi çalışarak okuyor hatta ailesine destek oluyorken tutuklandıkları için işlerini kaybetmeleriyle çektikleri ekonomik sıkıntılar katlanmış durumda. Her şeye rağmen dimdik, cesur ve gururlu her biri. Her ziyarette meslektaşlarımızla ortak gözlemimiz gençlerin inancı, umudu, cesareti" diye konuştu.
CEZAEVİNDE DE BOYKOT
Boykotun öğrencileri heyecanlandırdığını aktaran Atalay, "Toplumdaki dayanışma ve kenetlenme umutlarını büyüttü. Hatta dört duvar arasında olmak boykota katılmaktan alıkoymamış onları, kantinden hiçbir şey almadıklarını söylediler. Dirençleri, umutları, inatları, gülüşleriyle herkesi selamlıyor ‘Hep birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacak ve en güzel hükmü sonunda biz vereceğiz’ diyor gençler" ifadelerini kullandı.
CHP milletvekilleri Kayıhan Pala, Ayça Taşkent ve Türkan Elçi Silivri’de tutuklularla görüştü. Görüşmelerin ardından bir açıklama yapan Pala, öğrencilerin birçok ihlalle karşılaştığını açıkladı. Pala bazı ihlalleri şöyle sıraladı:
EKONOMİK ZORLUK
"Üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler hazırlık kitaplarının henüz ellerine geçmemiş olması nedeniyle kaygı duyuyorlar. Öğrenciler sınavlarına çalışabilmek ve sınavlarına girebilmek istiyorlar.
Tutuklular genel olarak cezaevinde halsizlik, öksürük, burun akıntısı ve benzeri bulguları olan bir hastalığın salgın yaptığından söz ettiler. Yaptığımız konuşmalar ve bazı tutuklulardaki bir hekim olarak gözlemim, bir soğuk algınlığı ve belki de bazı tutuklularda gribal bir enfeksiyonun var olduğu biçiminde. Burada önemli bir sorun sağlık hizmetlerine erişimin gecikmesi, tutuklular hasta olduklarını bildirdikten sonra uzun zaman geçmeden revire çıkamadıklarını ve bir hekimle görüşemediklerini dile getiriyorlar. Tutuklardan bazıları koğuşların çok kalabalık olduğundan ve ancak nöbetleşe uyku uyunabildiğinden yakındılar. Bazı aileler için Silivri’ye ulaşımların sağlanması isteniyor, çünkü bazı ailelerin hem ekonomik zorluklar yüzünden Silivri’ye ulaşmalarında sorunlar yaşandığı hem de Silivri’ye ulaşımın ekonomik sorunları olmayan aileler için bile zor olduğu dile getiriliyor. Bu nedenle İstanbul’un belli noktalarından ailelerin ortak bir organizasyonla Silivri’ye ulaşımlarının sağlanması beklentisini dile getirdiler. Bazı tutukluların ekonomik desteğe ihtiyaçları var; bu konuda bir dayanışma ağı kurmak uygun olabilir. Bu destek yalnızca tutuklu adına kantine para yatırmakla sınırlı değil, ailesine bakması gereken ve işsiz kalan tutukluların ailelerine ekonomik destek de gerekiyor. Bu konuda tutukluların talebi yok, ancak konuşmalardan edindiğim izlenim bu gereksinimi ortaya çıkartıyor"
Pala, tutukluların kendilerine mektup yazmalarını beklediklerini de dile getirdi. Pala öğrencilerin, “İçeride hüzün, dışarıda huzur çabuk yayılıyor. Biz hüzün değil, huzur istiyoruz” dediğini de aktardı.
∗∗∗
TUTUKLU ÖĞRENCİ UTKU ÖZAY:
Serbest bırakıldıktan beş dakika sonra tutuklanan siyasi tutsaklar olarak gönlü bizimle olan herkesin selamlarını alıyor, dışarıda büyüttüğünüz mücadeleyi içeride sürdürüyoruz.
Burada durumlar iyi. Dayanışma duygumuza, birbirimize sahip çıkıyoruz. Aklınız bizde kalmasın. Bugünleri mücadeleyle yeneceğiz.
Devran dönecek bize bu günleri yaşatanlar hesap verecek.
Hesabı biz soracağız, halk soracak.
Mücadeleyle...
Bu, daha başlangıç mücadeleye devam...


