birgün

11° PARÇALI AZ BULUTLU

ARŞİV 29.01.2006 06:54

Enerji darboğazı ve "nükleer" lobi

Rusya kısıyor, İran vermiyor. Doğalgazsız kalabiliriz. Büyük kentlerimiz donar. Sanayimiz duraksar. Büyükşehir Belediye başkanlarının böbürlendikleri, "gökyüzü hiç bu kadar mavi olmamıştı" balonları birden güüm! diye patlayıverir...

Bildik bir uygulamadır Türkiye için. Eskiden de yapılırdı. Şimdi de yapılıyor. Kamuoyunda yükselen tepkilerin yoğunluğuna ve durumuna göre iktidarı elinde tutanlar tavırlarını geliştirirler.

Yani, topluma saldıkları "korkunun dozunu ayarlarlar.

Bu kez, söz ettiğimiz Enerji darboğazı...

Salınan korku da ona uygun tabii.

Bile bile seçenekleri çoğaltmayan, tüm bilim çevrelerinin, doğa-çevre korumacıların söylediklerine kulaklarını; yenilenebilir-temiz enerjiye de kapılarını kapatan hükümet şimdi topluma korku salıyor...

- "Her an açıkta kalabiliriz!"

Rusya kısıyor, İran vermiyor. Doğalgazsız kalabiliriz. Büyük kentlerimiz donar. Sanayimiz duraksar. Büyükşehir Belediye başkanlarının böbürlendikleri, "gökyüzü hiç bu kadar mavi olmamıştı" balonları birden güüm! diye patlayıverir...

AKP hükümeti, daha bütçe görüşmeleri esnasında, "nükleer enerji" baklasını ağzından çıkarmıştı. Gelişmiş ülkelerin, pahalı, tehlikeli ve zararlı olduğu için terk etmekte olduğu nükleeer enerjiyi Türkiye'de canlandırılmak için; şimdi bu korkuları diriltiyorlar.

Evet, Türkiye gerçekten bir enerji dar boğazındadır. Ama bu darboğaz açıkça kendini belli ediyor ki, mevcut yöneticilerin, hükümetlerin marifetidir...

Hükümet şimdi yine, nükleer enerji lobisinin, kuyruğuna takılmış vaziyette. Toplumun isteğinin tersine, nükleer gömleğini topluma giydirmeye çalışıyor.

Rusya-Ukrayna, İran doğalgaz krizini değerlendiren "bazı çevreler" nükleer alternatifi seçmediği takdirde; Türkiye'yi şiddetli bir enerji sıkıntısı ve kıtlığının tehdit ettiğine Türkiye kamuoyunu inandırmaya çalışıyorlar...

Geçenlerde bir açıklama yapan Greenpeace (Yeşil Barış); "Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli, 2020 yılı için bile öngörülen genel elektrik enerjisi talebinden daha fazladır. Neredeyse bütün gelişmiş ülkeler tarafından rafa kaldırılan bir endüstrinin zorunluluk kisvesi altında satıcılığını yapmak ve yenilenebilir enerjinin endüstriyel ölçekte güç sağlamayacağını söylemek, halka masal okumaktır. Bugün hem rüzgâr hem de ısıl güneş enerjisi teknolojileri büyük ölçekte enerji sağlayabilecek sistemlerdir. Bunun örnekleri var" diyor...

Biliyorsunuz, "Küresel lsınma"ya da, kirlenmeye de neden olan "Fosil yakıtlar": Yani, kömür, petrol ve doğalgaz gibi. Çürüyen, -tarih öncesi- bitki, hayvan ve diğer canlılardan -milyonlarca yılda- oluşmuş yakıtlar...

•••

"Enerji darboğaz", "nükleer lobi" gibi konuları açmışken, bu günlerde gerçekleşmekte olan 2 forumdan söz etmekten de kendimi alamıyorum açıkçası.

Birisi, İsviçre'nin Davos kentinde toplanan "Dünya Ekonomik Forumu".

Diğeri, Venezüella'nın başkenti Caracas'ta düzenlenen, "6. Dünya Sosyal Forumu".

Biri, dünyayı kirleten, zenginler kulübünün sorunlarını dinlemek üzere; Türkiye'nin Başbakan düzeyinde katıldığı, insanlığın "kapitalizme mecbur olduğu"na inandırılmaya çalışıldığı Davos'taki "Dünya Ekonomik Forumu".

Diğeri ise; yaygın medyasıyla, egemen kurumları ve hükümetiyle Türkiye'nin görmezden geldiği, insanlığa "Başka Bir Dünyanın" mümkün olduğunu haykıran Caracas'taki "Dünya Sosyal Forumu".

Kalbimiz şimdi Caracas'ta çar-pı-yor!..

 

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol