birgün

15° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 02.04.2020 04:00

Enfekte olmuş medya

Gezegenimiz 2000’li yıllara yaklaşırken ‘kıyamet teorileri’ kaleme alınıyordu. Ama 2019'un sonunda Çin'de ortaya çıkıp kısa sürede bütün dünyayı saracak koronavirüs gibi bir salgın hastalığın bu kadar çabuk gelip büyük bir felakete sebep olacağını hiç kimse beklemiyordu.

Salgın hastalık bütün ülkeleri sarıp sarmalarken bir tek Türkiye’ye girmesine müsaade edilmedi. Ölenler oluyordu. Ama ölüm nedenleri zatürre olarak belirtilip sessizce gömülüyorlardı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her gün iftiharla açıklıyordu ki bu belalı hastalık ülkemize girememiştir. Çok başarılı bir savunma sistemi vardı:

-Allah korusun!

Bunun bir adım ilerisi ‘bir milletin iki devleti’ olarak tanımlanan Türkmenistan‘dan geldi:

-Türkmenistan sınırları içinde koronavirüs yasaklandı!

Ancak bir Türk boyu bunu yapabilirdi. Türkmen hükümeti de şak diye yaptı!

Gazetelerde korona kelimesi yazılmayacak, televizyonlarda telaffuz edilmeyecek, sokakta da iki kişi kendi arasında konuşurken katiyen ‘korona’ demeyecekler.

Hayır! Şaka değil. Tamamen gerçek.

Türkiye henüz bu mertebeye yükselemedi. Ama umudu kesmemek gerek. Potansiyel fazlasıyla var.

En büyük güvencemiz ise medyamızın gösterdiği performansta yatıyor. O kadar ki hükümetin açıkladığı negatif gelişmeleri dahi yayımlamaktan kaçınıyorlar.

Çok büyük bir sorumluluk anlayışına sahipler. Hükümeti üzecek, kıracak, moralini bozacak, hizmet şevkini kıracak hiçbir gelişmeyi haber haline getirmiyorlar.

Koronavirüs insanlığı kırıp geçirmiyor mu? Geçiriyor. Onu da haber yapabiliyorlar. Ama yabancı ülkelerdeki yıkımlar üzerinden. Italya korkunç, Ispanya felaket, ABD ürpertici!

Peki ya Türkiye’de?

Dayanışma şenliği yaşanıyor. Insanlar çok mutlu. Karantinada neşeli insanlar sağlıklı olarak bekliyorlar. Hükümete çok fazla güveniyorlar. Asgari ücretinin yarısını bağışlamak için çırpınıyorlar.

Hükümetin değerli bir aparatı olan gazeteler o kadar coşmuş hallerdeler ki birinci sayfalarında hastalıktan ölenleri yazmayı unutuyorlar.

Bu önemli ayrıntıya kapılıp muhteşem başarıları gölgede bırakmamak gerekiyor.

Medya ağır sorumluluk altında kıvranmanın tarihe geçen kahramanlık destanını yazıyor.

Görmek gerekir!

Doktorların içinde bulunduğu koşulları, güzide medyanın çığlıkları katiyen duyurulmamanın gazete sayfalarında yer almaması ülke menfaati icabı olarak değerlendirmekten kaçınmasını anlayışla kabul etmek lazımdır.

İlerde bu dönemin tarihe düşen iz düşümü mutlaka bir kenara yazılacaktır. Bulaşıcı hastalığın yarattığı tahribat, el yıkamakla geçmeyecek kadar kalıcı hatlar oluşturacaktır. Koronavirüse çok yakışan bir ismi de hakkıyla taşıyacaktır:

-Enfekte olmuş medya!

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız