Entegrasyon düğümü
HTŞ yönetimi ile SDG arasında tansiyon yüksek seyrederken Suriye heyetini ağırlayan Bakan Fidan, SDG’yi “oyunbozanlıkla” suçladı. SDG’nin Şam ziyaretinde ise “adem-i merkeziyetçiliğin” görüşüldüğü belirtildi.

Dış Haberler
Suriye’nin kuzeyinde cihatçı HTŞ yönetimine bağlı güçlerle SDG arasındaki çatışmalar tansiyonu yükseltirken Ankara’dan entegrasyon sürecine yönelik sert açıklamalar geldi. HTŞ’nin müzakerelere katılmama kararı sonrası Rojava heyetinin Şam’a gerçekleştirdiği ziyarette ise “adem-i merkeziyetçiliğin” görüşüldüğü iddia edildi.
Suriye’nin kuzeyindeki Halep ilinde cihatçı HTŞ hükümetine bağlı güçlerle Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında çatışmalar yaşandı. Bir askerin öldüğünü açıklayan HTŞ’nin Savunma Bakanlığı, SDG’yi “ateşkesi ihlal etmek” ve “ordu mevzilerine saldırmakla” suçladı. SDG ise HTŞ’ye bağlı güçlerin “provokatif ve şüpheli” hareketlerde bulunduğunu belirterek “saldırıların sürmesi halinde karşılık verileceğini” açıkladı. Suriye’nin kuzeydoğusundaki Arap aşiretlerinin ise SDG’ye karşı “genel seferberlik” ilan ettiği iddia edildi.
‘OYUNBOZAN ROLÜNDE’
Suriye’de gerginlik sürerken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, HTŞ yönetiminin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Savunma Bakanı Murhef Ebu Kasra ve İstihbarat Başkanı Hüseyin Salameh’i ağırladı. Suriye’deki kritik gelişmelerle diplomasi trafiği artarken önceki aylarda birçok kez Suriye’ye giden Fidan, Şam'a 7 Ağustos'ta da bir ziyaret gerçekleştirmişti.
Görüşmenin ardından Fidan ve Şeybani ortak basın toplantısı düzenledi.
Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) hedef alan Fidan “Sisteme entegre olmuyor, oyunbozanlık yapıyor ve olumlu havayı bozuyor” dedi. SDG ile HTŞ arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaşmasının uygulanmasındaki sorunlara dikkat çeken Fidan, “Maalesef bu noktada bizim de artık tolere etmekte zorlandığımız gelişmeleri görmeye başlıyoruz” dedi.
‘RAHAT DURMAYIZ’
“Türkiye, Irak, İran ve Avrupa’dan gelen örgüt üyelerinin Suriye’yi terk etmediğini” kaydeden Fidan “10 Mart'tan ve Türkiye'de yürüyen süreçten sonra örgütün Suriye'de güven telkin edici bir gelişmesini de görmediklerini” belirtti. Fidan “Türkiye’nin güvenlik taleplerinin tatmin edilmediği bir ortamda bizim burada rahat durma şansımız yok” dedi.
“Artık YPG'nin de zamana oynama politikasını da bırakması lazım, bekledikleri karışıklık çıkmayacak, çıksa bile onların istediği sonuç hiçbir zaman gerçekleşmeyecek" diyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kimse enayi değil. Biz bu süreçlere büyük bir iyi niyet yatırıyoruz diye sizin orada ortaya koyduğunuz küçük kurnazlıkları görmüyor değiliz. YPG'yi uyarıyorum. Durduğunuz yer yer değil. Bunu artık değiştirin.”
“Suriye'deki son karanlık tablonun en büyük aktörlerinden biri" olarak İsrail'i işaret eden Fidan, “Süveyda’daki olayların İsrail’in yayılmacı politikasının bir parçası olduğunu” kaydetti.
BAŞ SORUN İSRAİL
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarının aynı zamanda bölgenin de istikrarı anlamına geldiğini” söyledi. “İsrail en büyük sorunumuz” diyen Şeybani, İsrail’i “önceki yıllarda olduğu gibi Suriye'nin egemenliğine göz koymakla ve Suriye vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye atmakla” suçladı.
Öte yandan PKK’nin üst düzey yöneticilerinden Nureddin Sofi’nin cenazesinde konuşan SDG Komutanı Mazlum Abdi “14 yıllık çetin mücadelenin ardından, bir diyalog sürecindeyiz” dedi. Sofi’ye minnetini dile getiren Abdi, “Suriye’deki kazanımlarını kaybetmeyeceklerini” vurguladı.
HTŞ yönetimi ile SDG’nin 10 Mart’ta yaptıkları anlaşmada SDG kontrolündeki bölge ve altyapıların Şam yönetimine bağlanması ve SDG'nin Suriye ordusuna entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak, yapılan birkaç müzakere turuna rağmen anlaşmanın uygulanmasında henüz bir ilerleme kaydedilemedi.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da verdiği farklı demeçlerde SDG'ye entegrasyon çağrısı yaparak Suriye'de “tek vatan, tek millet, tek ordu, tek hükümet” kurulması gerektiğini söylemişti. Tarafların bu ayın ortasında Paris’te bir araya gelmesi bekleniyordu.
Kürt grupların Haseke'de 8 Ağustos'ta ‘Kuzey ve Kuzeydoğu Suriye Bileşenleri Ortak Tutum Konferansı’nda HTŞ’nin geçici anayasa bildirgesinin Suriye halkının beklentilerini karşılamadığı belirtilmişti. Dürzi ve Alevi temsilcilerin de katıldığı konferansın sonuç bildirisinde “adem-i merkeziyetçi bir devletin kurulmasını” öngören bir anayasa talep edilmişti.
Şam yönetimi ise bu konferansı 10 Mart anlaşmasının ihlali olarak nitelendirerek Paris'te SDG ile düzenlenecek görüşmelere katılmayacağını açıklamıştı.
∗∗∗
UMMAN’DAN ‘ÜÇLÜ ÇALIŞMA GRUBU’ ÇIKTI
Suriye, Ürdün ve ABD temsilcileri, Ürdün’ün başkenti Amman’da yaptıkları görüşmede Süveyda’da ateşkesi sağlama ve krizi sona erdirme amacıyla üçlü bir çalışma grubu kurdu. Üç ülkenin temsilcileri Süveyda’da ateşkesi sağlama ve krizi sona erdirme amacıyla önümüzdeki haftalarda bir toplantı daha yapılması konusunda mutabık kaldı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack toplantı sonrası yaptığı açıklamada “Suriye, Süveyda’daki faillerin hesap vermesini taahhüt etti” dedi.
∗∗∗
ŞAM’DA ‘ADEM-İ MERKEZİYETÇİLİK’ GÖRÜŞÜLDÜ
HTŞ’nin Paris’te yapılacak toplantılara katılmama kararı sonrası Şam’da bir araya gelen tarafların “adem-i merkeziyetçi bir yönetim modeli için uygun formül arayışında olduğu” aktarıldı. AFP’nin haberine göre pazartesi günü Şam’da Şeybani ile bir araya gelen Rojava yönetiminin önde gelen isimlerinden İlham Ahmed arasında yapılan görüşmede taraflar “sürecin uluslararası gözetim altında ve Suriye-Suriye komiteleri aracılığıyla sürdürülmesi gerektiğini” vurguladı. Kaynaklar her iki tarafın da “askeri bir seçeneğe yer olmadığı” konusunda hemfikir olduğunu belirtti. Fransa Dışişleri Bakanlığı da ABD ve Fransa hükümetlerinin desteğiyle SDG’nin entegrasyonu için yürütülen müzakerelerin sürdüğünü bildirdi. Bu adımın Suriye ve bölgenin istikrarı için “hayati öneme” sahip olduğu kaydedildi.


