Google Play Store
App Store

Clintonlar ifade verecek, Norveçli elçi görevden alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da skandalla ilgili yeni belgeler üzerine soruşturma başlattı.

Kaynak: Haber Merkezi
Epstein’ın ‘yerli’  bağı araştırılsın

Haber Merkezi

ABD’de yayınlanan milyarder pedofili ve cinsel saldırı suçlusu Jeffrey Epstein belgelerinin yankıları sürüyor. Cuma günü yayınlanan 3 milyondan fazla belgelerde adı geçenlere ilişkin soruşturmalar birer birer başladı.

CLINTONLAR İFADE VERECEK

Eski ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, cinsel saldırı suçlusu Epstein ile ilgili soruşturma kapsamında ABD Kongresi'nde ifade vermeyi kabul etti. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Temsilciler Meclisi, ifade vermeyi reddettikleri gerekçesiyle Clinton çiftinin "cezai yaptırımla karşı karşıya kalmaları"na yönelik oylama yapmaya hazırlanıyordu.

ABD Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı belgelerde Clinton’ın Epstein’ın özel jetiyle en az 16 kez seyahat ettiğine ilişkin kayıtlar bulunduğu aktarıldı.

ELÇİ GÖREVDEN ALINDI

Dosyalarda adı geçen Norveç’in Ürdün Büyükelçisi Mona Juul görevden alındı. Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, soruşturma netleşene kadar Juul’un büyükelçilik görevini yürütmeyeceğini açıkladı. Epstein ile eşi Terje Rod Larsen'in iletişim halinde olduğunu aktaran Juul, "Epstein ile bağımsız hiçbir sosyal veya profesyonel ilişkim olmadı. Epstein ile bağlantı kurmada aracı olmadım veya aracılık etmedim" dedi.

Epstein dosyalarında, Rusya'da iktidarı devirmek için desteklenmesi planlanan ismin eski Duma Milletvekili İlya Ponomarev olduğu ortaya çıktı. Ponomarev, Epstein ve ortaklarının kendisine destek vermeyi görüştüklerini inkar etmedi. Ponomarev, bununla birlikte finansörü şahsen tanımadığını belirtti.

Belçika Prensi Laurent, Epstein'le 2 kere özel görüşme yaptığını, ancak davet edildiği hiçbir toplu etkinliğe katılmadığını duyurdu. Belgelerde adı geçen eski Fransa Kültür Bakanı Jack Lang'ın kızı Caroline Lang ise Bağımsız Yapımcılar Sendikasındaki (SPI) genel sekreter görevinden istifa ettiğini açıkladı.

ANKARA’DAN SORUŞTURMA

Belgelerde Türkiye’den de İhlas Holding Sahibi Mücahit Ören, eski AKP’li Başbakan Ahmet Davutoğlu gibi pek çok kişinin adı geçiyor. Deutsche Welle’den Alican Uludağ’ın haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, skandalın Türkiye’deki uzantılarına ilişkin soruşturma başlattı. Soruşturmanın Milletvekili Turan Çömez’in bir paylaşımı üzerine 23 Aralık’ta başlatıldığı kaydedildi. Öte yandan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Türkiye'den de çocukların bu suç çetesinin ağına düşürüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılması için
 16 Ocak 2024’te suç duyurusunda bulunmuştu. DW Türkçe'nin ulaştığı bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği öğrenildi.

Soruşturma kapsamında yalnızca ABD'de yaşayan ve şikâyet edilen Banu K. adlı bir kadının ifadesi, talimatla Adalar'da alındı. Banu K., şikâyet edilen kişiyle yalnızca isimli benzerliği bulunduğunu, Kaliforniya'da yaşadığını kaydetti. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatı Hediye Gökçe Baykal, yeni delillerin ortaya çıktığı belirterek takipsizlik kararına itiraz edeceklerini ve yeniden soruşturma açılmasını isteyeceklerini söyledi.

***

SOL PARTİ’DEN AÇIKLAMA: İNSANLIK KAZANACAK

Epstein ifşaatlarıyla çürümüş imparatorluğun maskesi düştü, canavarlar ortaya çıktı. Sahip oldukları para ve gücü en savunmasız çocuklara yönelten bu kan emici barbarlık; birkaç sapığın değil, temsil ettikleri emperyalist sistemin çürümüşlüğüdür. Emperyalist kapitalizmin merkezindeki bu suç ortaklığı ağında tek bir temiz nokta yok. Milyarlarca insan kurbanların acısıyla sarsılırken, Epstein’in parti dostlarının Beyaz Saray’daki koltuklarından dünyaya hükmetmeye devam etmesi bunun en açık kanıtıdır.

Epstein ifşaatlarının bir ucu Türkiye’de iktidara yakın çevrelere uzanmaktadır. Türkiye’den çocuk kaçırıldığına dair dosyalar derhal aydınlatılmalı, hesabı sorulmalıdır. Epstein’le ilişkisi olan tüm yerli işbirlikçiler yargı önüne çıkarılmalıdır. Bu ifşaatlar bir tesadüf değildir, bir istisna hiç değildir. Ortaya saçılan bu pislik; emperyalizmin, kapitalizmin ve onun “medeniyet” yalanının gerçek yüzüdür.