Google Play Store
App Store

2026 yılı bütçesinin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın sunumu ve siyasi parti temsilcilerinin konuşmaları ile başlayan TBMM Genel Kurul oturumuna Erdoğan ve kabinesi katılmadı. CHP Lideri Özgür Özel, “Allah kimseyi bütçesini savunamayacak duruma düşürmesin” dedi.

Erdoğan da kabinesi de yok
Fotoğraf: ANKA
Mustafa Bildircin
Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.net

TBMM Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçe maratonu başladı. Meclis Genel Kurul salonuna ilk gelen lider, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. AKP milletvekillerinin, Bahçeli’nin yanına giderek tokalaştığı görüldü. MHP’lilerin ardından salona DEM Parti heyeti girdi. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile el sıkıştı. Ardından AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu DEM Parti sıralarına giderek heyet ile el sıkıştı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da yerine oturmadan önce Bahçeli ve AKP heyeti ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile tokalaştı. Salona üçüncü giren lider olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti grubunun alkışlarıyla karşılandı. Özel, DEM Parti, İYİ Parti ve MHP sıralarına giderek parti liderleriyle selamlaştı. Dervişoğlu, DEM Parti heyetiyle selamlaşmadı.

YENİ ANAYASA MESAJI

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmasında, “Terörsüz Türkiye” sürecine değindi. Sürecin komisyon aşamasında sona gelindiğini ve rapor yazım aşamasına geçildiğini kaydeden Kurtulmuş, “Ümit ederim ki süreçten sonuç alarak önemli bir fırsatı başarıyla sonuçlandırırız” görüşünü paylaştı. Kurtulmuş, “Milli, demokratik, katılımcı ve kuşatıcı” bir yeni Anayasa yapılması gerektiğini belirtti.

‘REFAH BÜTÇESİ’

Kurtulmuş’un ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütçe sunuşu için kürsüye geldi. Yılmaz 2026 yılı bütçesinin, “İstikrar ve refah bütçesi” olduğunu savundu. 2026 yılını, “Orta Vadeli plan için en kritik yıl” olarak nitelendiren Yılmaz, “2026 bütçesi, yapısal dönüşümü hızlandıracak bir anlayışla huzurlarınıza getirilmiştir” yorumunu yaptı.

OVP’de öngörülen yüzde 8,5’lik işsizlik oranının, “İstihdam dostu politikalar” sayesinde, “Öngörülenin bir miktar altında” gerçekleşeceğini bildirdi. Yılmaz, 2027 sonu itibarıyla işsizlik oranı öngörüsünü ise yüzde 7,8 olarak duyurdu.

Yılmaz, enflasyon hedefini bir kez daha öteledi. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’li seviyelerin altına indirilmesinin hedeflendiğini belirterek, “Tek haneli enflasyon” hedefi için 2027 yılını gösterdi.

SÜREÇ ELEŞTİRİSİ

Yılmaz’ın sunumunun ardından siyasi parti temsilcilerin bütçe üzerindeki konuşmalarına geçildi. İlk sözü Yeni Yol Grubu adına Grup Başkanvekilleri Selçuk Özdağ ve Mehmet Emin Ekmen aldı. Ekmen, bütçenin çiftçilerin, hayvancıların, kadınların, gençlerin, KHK ile ihraç edilenlerin ve üreticilerin bütçesi olmadığının altını çizdi. Ekmen, Kürt sorununun çözümüne yönelik devam eden süreçte iktidar ve ortağı MHP arasındaki uyumsuzluğa dikkati çekerek, “Süreçte demokratikleşme adına hiçbir iyileşme olmadığı gibi, yeni kayyum atamaları devam etti. Siyasetçiler şafak sökmeden gözaltına alındı” diye konuştu.

AKP SIRALARI BOŞ

Yeni Yol Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise muhalefet konuşurken AKP’nin sıralarının boş kaldığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ardından, “Kuvvetler ayrılığı” ilkesinin ayaklar altına alındığını belirten Özdağ, Meclis’in hesap sorma yetkisinin elinden alındığını kaydetti.

TÜKENİŞ BÜTÇESİ

2026 yılı bütçesi üzerine konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da bütçeyi, “Tükeniş bütçesi” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığı harcamalarını ve “Örtülü ödenek” kaleminden kullanılan kaynağı eleştiren Dervişoğlu, iktidarın eğitim, sağlık ve adalet alanlarındaki temel politikalarını eleştirdi. AKP’nin, “Yoksulluk il mücadele” adı altında gerçekleştirdiği çalışmaları, “Yardım şovu” olarak nitelendiren Dervişoğlu, “Bunun adı sosyal devlet değil, bunun adı, ‘Yoksulluğu yönetme’ kurnazlığıdır” ifadesiyle AKP sıralarına seslendi. Parti Lideri Dervişoğlu, bütçe konuşmasını, “Terörsüz Türkiye” kapsamında yürütülen çalışmaları eleştirerek tamamladı.

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, siyasi tutuklulara selam gönderdi. Hatimoğulları çözüm için atılması gereken adımları sıraladı. Üretenlerin söz ve karar sahibi olduğu, emek, eşitlik ve adalet odaklı bir ekonominin önemini vurgulayan Hatimoğulları, “Yerelden başlayan demokratik dönüşüm” kapsamında kayyum uygulamasına son verilmesi gerektiğini dile getirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise Kürt sorunun çözümünün ancak demokrasi ile mümkün olacağını anlattı. Türk ve Kürtleri, “Kaderleri iç içe geçmiş halklar” nitelendiren Bakırhan, “Kürt meselesi çözülebilseydi 1990’lar Türkiye için muazzam bir sıçrama dönemine dönüşebilirdi. Artık geçmişe bakıp ders almak zorundayız” değerlendirmesini kayda geçirdi. Bakırhan’ın, “Kürt meselesinin çözümünü erteleyen bir muhalefet, ülkeyi yönetmeye talip olamaz” sözleri ise CHP’ye mesaj olarak yorumlandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşması ise bütçe görüşmelerine damgasını vurdu. Bütçelerin devletin aynası olduğunu ifade eden Özel, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Bütçe millet için yapılmıyorsa TBMM yalnızca bir bina, demokrasi de orada atılan repliklerden ileri gitmez. Bütçeyi hazırlayan iktidar sahiplerinin bu bütçeyi sahiplenmesi gerekmektedir. Bugün bütçenin tek sahibi ve sorumlusunun burada olmak yerine İstanbul’da olduğunu hatırlatmak istiyorum. Gelip burada, millete bütçenin hesabını vermesi gerekmektedir. Allah kimseyi bütçesini savunamayacak duruma düşürmesin.

Ekonomide, büyük bir propaganda ile yaşananları örtmeye çalışıyorlar. Türkiye, yoksulluk ve işsizlikte Avrupa birincisidir. Bütçeye bakanlar, 2,7 trilyon bütçe açığı verilen bütçe gördü. Bu açık, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk yılındaki açığın tam 22 katıdır. Cumhuriyet tarihinin en yüksek faiz gideri bu bütçededir.

SANİYEDE 495 BİN TL

Her 100 TL’lik verginin 63 TL’si dolaylı vergi. Fabrikatörden de asgari ücretliden de alınan vergi bu 63 TL. 100 TL’nin 25 TL’si, çalışanların vergilerinden kesilen gelir vergisi. Yeni yılda hep birlikte saniyede 495 bin TL vergi ödeyeceğiz. CHP iktidarında dolaylı vergileri Avrupa ortalamasına, yüzde 30’lara düşüreceğiz. CHP iktidarında, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız. Kaliteli eğitim, yalnızca zenginlerin ulaştığı bir imkan olmayacak. Öğrencilere okullarda her gün, bir öğün ücretsiz yemek vereceğiz.

Son beş yılda 11 bin 700 doktor ülkeyi terk etmiştir. Tabii ki o doktorların da ailelerinin de sözünü söyleyeceği sandık gelecek, bu millet kimin gideceğine, kimin kalacağına karar verecek. Mevcut olanları koruyacak ancak şehir hastanesi modelinden vazgeçeceğiz. Dezavantajlı gruplar için yerinde dönüşüm temel ilkemiz olacak. Düşük gelirlileri konut sahibi yapacağız.

Siyaset öncelik belirleme, taraf olma işidir. Buradan kepenk kapatan esnafa sesleniyorum, CHP esnaftan, AKP zenginden taraftır. CHP iktidarında esnafın ekonomik yükünü hafifleteceğiz. İktidarımızın ilk altı ayı içerisinde süpermarketlerin mahallerdeki şubeleriyle ilgili düzenlemeler yapıp, esnafı da tüketiciyi de koruyacağız.

İŞSİZLERE İŞSİZLİK VAADİ

Bu bütçe işsizlere, yine işsizlik vaat ediyor. Bu iktidar, övündüğü duble yolları İşsizlik Garanti Fonu’ndaki parayla yaptı arkadaşlar. Bugün sosyal yardıma muhtaç sayısı 20 milyona yükseldi. Biz yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz. Sosyal devleti kuracağız. MESEM’lerde çocuklar öldü arkadaşlar. İktidardakilerin yüzü kızarmadı, protesto eden TİP’li öğrenciler tutuklandı. Buradan o öğrencilere selam gönderiyoruz. Almanya’da mesleki eğitimde hiçbir çocuk ölmüyorsa Türkiye’de de ölmeyecek.

HALK İKTİDARI

Buradan Türkiye’deki tüm emekçilere, öğrencilere, gençlere, kadınlara sesleniyor. AKP iktidarlarında değer kaybettirildiniz. Sizin değerinizi bilecek halk iktidarı, CHP iktidarıdır.

Sevdiğiniz sanatçıların giyimine kuşamına karışıldığı bir sürecin asla muhatabı olmayacaksınız. Gençlere söz veriyoruz, yasaksız Türkiye’yi kuracağız.”

∗∗∗

SİYASİ VE EKONOMİK KRİZ REJİMİ

CHP, 2026 Yılı Bütçe Teklifi’ne 863 sayfalık şerh düştü. Şerhte ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ekonomiye olumsuz etkileri değerlendirildi.

CHP’nin bütçe şerhi, “Manzara-i Umumiye” başlığıyla başladı. Haziran 2018’de uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kamu yönetiminde gerçekleştirilen kalıcı değişikliklerin ve “Atanmış bakan” müessesinin kamu yönetiminin çalışma tarzını olumsuz yönde etkilediği kaydedildi. Şerhe öte yandan, “16 Nisan 2017 referandumu ile nihayetlendirilen süreçte Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihi boyunca elde ettiği, demokratik, anayasal ve kurumsal birikimlerinin büyük bölümü kaybedilmiştir” notu da düşüldü.

‘TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ HIZ KAZANDI’

2026 yılı bütçesine ilişkin CHP şerhinde yer alan bazı tespitler, şöyle sıralandı:

• Kamuda işe alımlarda partizanca bir anlayışın hâkim olması sonucunda liyakat ilkesi tamamen ortadan kalmış, uzmanlık, vasıf, bilgi birikimi ve yeterlilik değer olmaktan çıkarılmıştır.

• Halkın çıkarlarını, demokratik ölçütleri, hesap verebilirliği, hukuku hiçe sayan bu yeni yapı, sorumlu, verimli ve etkin bir kamu yönetiminden ülkeyi hızla uzaklaştırmaktadır.

• Bütün bir ülkenin yönetimini Cumhurbaşkanının kişisel kararlarına devreden bu sistem, sürdürülebilir kalkınmayı, nitelikli büyümeyi ve hakça bölüşümü olanaksız hale getirmektedir.

• Bu yönetim anlayışı ülkede kutuplaşma hatlarını çoğaltmakta ve derinleştirmektedir. Devlet gücünü, yurttaşları, herhangi bir görüşünden dolayı ötekileştirmek ve cezalandırmak için kullanılabilir hale getirmektedir. Bu çarpık sistem, kurumsal çöküş ile birlikte toplumsal çöküşe de hız kazandırmaktadır.

Fotoğraf: Depo Photos

‘KRİZLERİN REJİMİ’

AKP hükümetleri döneminde her geçen yıl daha da bozulan ekonomik göstergelerin, rejim değişikliğinin ardından daha da hızlandığı kayda geçirildi. CHP’nin bütçe şerhinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, “Siyasi ve ekonomik krizlerin rejimi” olarak tanımlandı.