Erdoğan'dan 'idam' ve 'kayyum' açıkalması

29.08.2019 01:33 SİYASET
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emine Bulut cinayeti ardından gündeme getirdiği 'idam' tartışması hakkında "Parlamento bu işin kararını verirse kesinlikle onaylarım" dedi. Erdoğan, yeni kayyumlar için sinyal de verdi

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya dönüşünde Emine Bulut cinayeti ardından gündeme getirdiği 'idam' tartışması hakkında konuştu, öte yandan yeni kayyum atamalarının da sinyalini verdi.

Moskova ziyaretinin ardından dönüş yolunda gazetecilere konuşan Erdoğan, 'idam' konusunda şunları söyledi:

"Adalet Bakanı’ma söyledim, ‘hukuk içerisinde ne yapılıyorsa önce bunu yapacaksınız’ dedim. Tabii benim partimdekiler de dahil burada benim gönlüm açık ve net söylüyorum idamdan yanadır. Bir kadını bıçaklayarak öldürüyorsun hem de yavrusunun gözleri önünde. O yavru “anne ölme” diyor. Kan revan içinde kadıncağız. Ondan sonra çıkıyor bazıları da insan hakları mücadelesi veriyor. “Bu nasıl böyle istenir, Avrupa’da bu yok.” Avrupa’da olmazsa olmaz mı? Avrupa’da bu yok diye biz doğrudan, haktan sapacak mıyız? ABD’nin çeşitli eyaletlerinde var. Dünyanın değişik ülkelerinde var. Demek ki oluyor. Can bu kadar basit mi? “Efendim işte insan hakları bilmem nesi bunu kabullenmez” diyorlar. Kabullenmeyebilir. Ben şahsen parlamento bu işin müzakere eder, tartışır, kararını verirse kesinlikle onaylarım. Vicdanım sesine de bu noktada inanıyorum."

'EN ACİL KONU İDLİB'

Erdoğan, açıklamalarında Suriye'deki gelişmeler üzerine de konuşarak şunları kaydetti:

"Suriye’de siyasi çözüm için de çalışmalarımız devam ediyor. Burada en acil konu İdlib Mutabakatı’nın uygulanması ve devam eden operasyonların durdurulmasıdır. Bu bölgede yeni bir insani krizin yaşanmasını istemiyoruz. 12 gözlem noktamız İdlib’de çok önemli bir vazife icra ediyor. Görevlerine aynı şekilde devam edecekler. Fırat’ın doğusunun PYD-YPG’den temizlenmesi için de önemli adımlar atıyoruz. Güvenli bölge çerçevede ortak harekât merkezi kuruldu ve ortak devriyeler yakında başlayacak. Burada iki hususun altını çizmek isterim. Birincisi Menbiç’tekine benzer bir oyalamaya asla müsaade edemeyiz. Süreç hızlı ilerlemelidir. İkincisi Fırat’ın doğusunun PKK-YPG-PYD için korunaklı bir bölge haline gelmesine izin vermeyiz. ABD, DEAŞ ile mücadele gerekçesiyle PYD-YPG ile kurduğu ilişkisine son vermeli."

GÜVENLİ BÖLGE KONUSU

Erdoğan, güvenli bölgeyle ilgili soruyu yanıtlayarak şöyle konuştu:

"Tabii, Fırat’ın doğusu konusu özellikle Sayın Trump’ın çok iddialı bir çıkışıydı. Fakat o iddialı çıkıştan sonra maalesef Trump bu işin üzerinde duramadı. Hep Obama’ya yüklendi; yani “Biz bu bedeli onlardan dolayı ödüyoruz” dedi. Tamam da onlar geçti, şimdi sıra sende, ne yapacaksan yap. Ama yapamadı. Adamlarını gönderdi, bu görüşmelerden sonra en sonunda onlar Obama’nın söylediği 20 milin dışında bir teklifle arkadaşlarımızın karşısına geldiler. Yani derinliği daha da daralttılar. Bunun üzerine ben Hulusi Paşa’ya dedim ki “Burada bunu şöyle böyle yapmanıza gerek yok. Biz bunu bu şekilde bir başlatalım, daha sonra da zaten gereği yapılır” dedik ve adımı attık. Asla rehavete kapılıp da hazırlıklarımızı bir kenara koymadık. Şu anda bütün sınır boylarında hazırız. Bütün personel, zırhlı taşıyıcılarımız hepsi sınırda. Yani her an her şeyi yapabilecek durumdayız."

RUSYA'DAN SAVAŞ UÇAĞI SATIN ALINMASI

Erdoğan, Rusya'dan savaş uçağı satın alınması olasılığına dair şunları söyledi:

"Bir defa şunun bilinmesi lazım; biz hiçbir zaman kendi bağımsızlık mücadelemizi birilerinin dudaklarının arasına bırakamayız. Uçak olsun, çeşitli savunma sistemleri olsun, helikopter olsun, bugüne kadar biz bunların teminini yaptık. F-35’ler noktasında biz pazar değiliz. Biz burada üreticiyiz. Burada eğer ABD bizimle ilgili kararını verirse, bir defa buradaki 8-9 ülkenin her birine uçak başına nereden bakarsanız bakın 8-9 milyon dolar maliyet bindiriyor. Biz şu anda beklemedeyiz. Birkaç gün içerisinde Sayın Trump ile telefon görüşmemiz olacak. Onların nihai kararını da öğrendikten sonra adımlarımızı atacağız. Yani biz şu endişeyi taşımıyoruz; “Acaba bu olmazsa ne olur” diye bir şey yok. Her şey olur. Temin edebileceğimiz pazarlar çok.. Su-35 ve Su-57 uçakları da niye alternatif olmasın? Boşuna gelmedik buraya."

'THK'YI MEZARLIĞA ÇEVİRMİŞLER'

Erdoğan, THK ve orman yangınlarıyla ilgili şöyle konuştu:

“Bunların terör örgütüne yönelik bir derdi var mı? Yaşadığımız seçim sürecinde de bu terör örgütü kiminle el eleydi, kol kolaydı? Şu anda bir olay daha çıktı ortaya; Türk Hava Kurumu meselesi. Türk Hava Kurumunun arkasında kim var? CHP’li milletvekili. Onun arkasında CHP. Bunu savunuyorlar ve “Bakanlık neden Türk Hava Kurumu ile çalışmıyor?” diyorlar. Yahu bu adam zaten mezarlığa dö-nüştürmüş Türk Hava Kurumu’nu. Oradaki uçakların motorları, pervaneleri yok. Yani rezillik diz boyu. Şimdi büyük ihtimalle şurada birkaç gün içerisinde orayı da masaya yatıracağız. Yani bu Türk Hava Kurumu ile bir yere varamayız. Mesela MAKS-2019 Fuarı’nda yangın söndürme uçakları, aynı zamanda helikopterlerle ilgili de bilgiler aldım. Şimdi Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Bey’i buraya da bir göndereceğiz. Onlarla bir çalışma yapmak suretiyle gerekirse buradan da belki istifade yollarına gidebiliriz."

'YENİ DOSYALAR SIRADA...'

Erdoğan, kayyum atamalarıyla ilgili şunları söyledi:

"Muhalefetin terörle mücadele diye bir derdi yok. Terörle mücadele şu anda sadece Cumhur İttifakı’nın verdiği bir mücadeledir. Burada biz yanımızda sadece MHP’yi bulduk. Bunun dışında herhangi bir siyasi terörle mücadelede bizim yanımızda yer almadı. Malum; üç tane teröre bulaşmış belediye başkanını idari bir kararla görevden aldık. Bunların dışında göreceksiniz, Meclis açıldığı andan itibaren bu noktada önümüzde birçok dosyalar var. Ondan sonra da Meclis gereken kararını verecektir. Bunlar bizim duygusal olarak vereceğimiz kararlar değil. Yargı verecek kararları."