birgün

27° AÇIK

SİYASET 31.01.2020 11:39

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Utanmadan soruyor ‘deprem paralarını nereye harcadınız’ diye

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda "deprem vergileri nerede" diye soran CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı.

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Utanmadan soruyor ‘deprem paralarını nereye harcadınız’ diye

Ankara'da partisinin İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsılan Elazığ ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Utanmadan soruyor ‘deprem paralarını nereye harcadınız’ diye" dedi.

Muhalefetin, "Deprem vergileri nerede?" sorusuna yanıt veren Erdoğan, Van, Kütahya, Bingöl, Afyon-Dinar depremlerini hatırlatarak, "İşte o sordukları deprem vergilerinin 2003-2019 yılları arasındaki toplamı cari fiyatlarla 66 milyar lira. 2019 fiyatlarıyla 147 milyar liradır. Şu ana kadar depremlerin ardından yapılan ve depreme hazırlık için yürütülen çalışmalarda harcanan kaynak ise bu rakamların yaklaşık 5 katıdır" diyerek yanıt verdi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Gayretlerimiz sonucunda Afrika ülkeleri için Türkiye arasındaki ticaret hacmi 26 milyar dolara ulaştı.

Türkiye-Afrika ortaklık zirveleri ilişkilerimiz farklı bir boyut kazandırdı. THY İstanbul'dan 58 noktaya şu anda uçuş düzenliyor. Türkiye burslarıyla 4 bin 500 civarında Afrikalı öğrenciye eğitim imkanı sağlıyoruz. TİKA 28 program koordinasyon ofisi ile kıta genelinde Türk tipi kalkınma modelinin öncülüğünü yapıyor. Kardeşlerimizin toprağı olarak gördüğümüz Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi inşallah daha da yoğunlaştıracağız. İş birliğimizi artırarak sürdüreceğiz.

24 Ocak Cuma akşamı Elazığ ve Malatya'da can kaybına yol açan 6.8 şiddetinde bir deprem yaşadık. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Depremin ardından hastanelere başvuran 1607 vatandaşımıza geçmiş olsun diliyorum.

Ciddi yıkımlar ortaya çıktı. Deprem haberinin alınmasıyla birlikte 3 bakan arkadaşımı anında hemen Elazığ'a gönderdik. Ve sağ olsunlar gerek içişleri, gerek sağlık, gerek çevre bakanım anında orya ulaşarak; o günden bu güne bu çalışmalara katıldılar ve terk etmediler. Dün içişleri Bakanım Ankara'da yapılan Mili Güvenlik Kurulu toplantısı için geldi ve tekrar Elazığ'a döndü. Malum son salgın hastalıkla ilgili olarak dün akşam geç vakitte Ankara’ya geldi, ve buradaki çalışamazlar bizzat kendisi yapması gereken müdahaleler için burada. Ama milletvekili arkadaşlarımız orada. Yerel yönetimlerden sorumlu arkadaşlarımız da oradalar. Hep birlikte süreci takip ediyor. Devletimiz tüm kurumları ve görevlileriyle vatandaşlarımızın yardımına koşmuştur. 7 bin 171 personel ve 661 araç deprem bölgesinde görevlendirilmiştir. Şu anada kadar bölgede AFAD tarafından 25 bina yakın çadır ve 50 bin battaniye ulaştırıldı. Kızılay tarafından da bölgeye 2.500 çadır, 15 bine yakın yatak, 42 binin üzerinde battaniye, her biri 5’er bin kapasiteli sahra hastane ve mutfağı gönderilmiştir.

Bizim tarihimizde Erzincan depremi vardır, meşhurdur. Sakarya, Düzce, Bolu, Kocaeli bu depremler vardır, malumdur. CHP Genel Başkanı tarih cahili bilmez. Ben cezaevinden yeni çıkmıştım, deprem olunca hemen o bölgelere gittim. Biz dertliyiz. Ya bunun haberi yok. Sorun Van Depremi'nden haberi var mı? Yoktur. 20 katrilyona yakın para, eski parayla...

"BAY KEMAL, KİMİNLE CİRİT ATTIĞININ FARKINDA DEĞİLSİN"

Utanmadan soruyor, 'Deprem için toplanan para nereye gitti?' diye. Deprem için toplanan para buralara gitti. O zaman milli bütçeden de para ayırdık. Van'ın suyu yoktu suyu, devlet su işlerini seferber ettik. O suyu getirme işi Van Büyükşehir Belediyesi'ne aitti. Terör örgütüyle el ele olan bu belediye, halkı susuz bırakmıştı. Git yerinde gör. Van depreminden sonra Edremit'i, Gölcük depreminden sonra Gölcük'ü yeniden inşa ettik. Milli bütçeden de verdik.

Bay Kemal, sen kiminle cirit attığının farkında değilsin. Bu işi de öğrenemeyeceksin. Onlar ne yaparlarsa yapsın biz vazifemizi iyi biliyoruz.

"KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"

Utanmadan sıkılmadan bunlardan da Filistin'i mahrum etmenin gayreti içindeler. Bu planla işgal edilen Filistin topraklarının ilhakı amaçlanıyor. Türkiye olarak iki devletli çözümü kabul eden ama esasta Kudüs'ü tamamen gasp eden ve Filistin'i tümüyle yok eden bu planı asla tanımıyor ve kabul etmiyoruz.

Kudüs kırmızı çizgimizdir. Başta Suudi Arabistan sesin çıkmıyor sesin! Ne zaman çıkacak? Umman, Bahreyn aynı şekilde. Abudabi yönetimi. Bir de oraya katılıp alkış tutuyorlar. Yazıklar olsun! Acaba o alkış tutan eller bu haince atılan adımın hesabını nasıl verecekler? Başlarında kipalarla orada olanlar da orada alkış tutuyor, onlar da alkış tutuyor. Binlerce yıldır olduğu gibi bugün de dünya barışının anahtarı Kudüs'tür."

Çok enteresan bu açıklamayı yapıyor Sayın Trump, yanında seçim kaybetmiş bir Netanyahu var basın mensupları içeri alınıyor, Türk basını alınmıyor. Hani basın özgürlüğünden yanaydınız? Aynı şeyi biz Türkiye'de Amerikan basınına yasak kıyameti koparırdınız. Türk medyasını neden almadınız? Hadi açıklayın. İşte bunların basın özgürlüğü anlayışı bu!

Tarihte hiçbir zaman zalimlerin abad olduğu uzun süre ayakta kaldığı görülmemiştir. Binlerce yıl boyunca omuz üstünde baş bırakmayarak kıtalar dolaşanlar hani nerede? Bir dönem Afrika ve Güney Amerika'yı kan gölüne boğanlar hani nerede? Son Cezayir ziyaretimizde 5 milyon insanımızı bu Fransa katletti dedi bana cumhurbaşkanı. Kendisine, "Bunların ayrıca arşiv bilgilerini gönderirsen çok isabetli olur. Çünkü Macron bu işleri bilmiyor. Ona bunları anlatmamız lazım" dedim."

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız