birgün

11° PARÇALI BULUTLU

Erdoğan fındık fiyatını açıkladı; Fikri Sönmez'i hedef aldı!

Erdoğan, bu yıl fındığın alım fiyatının 54 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Erdoğan bu fiyatın levant-Giresun kalite için geçerli olduğunu söyledi. Konuşmasında Fatsa'nın 1980 yılında askeri operasyonla görevden alınan 'Terzi' lakaplı sosyalist Belediye Başkanı Fikri Sönmez'i de hedef alan Erdoğan, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullandı.

GÜNCEL 30.07.2022 18:20
Erdoğan fındık fiyatını açıkladı; Fikri Sönmez'i hedef aldı!
Abone Ol google-news

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu Stadyumu, Fatsa OSB ve eğitim yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış töreninde konuştu.

Erdoğan levant-Giresun kalite fındığın kilogramının 54 liradan alınacağını kaydetti:

"2022 alım sezonunda kabuklu fındığa kg başına alan destekli olarak levant ve Giresun kalite ortalamasını 54 lira olarak açıkladık."

SÖZÜ FİKRİ SÖNMEZ'E GETİRDİ

Konuşmasında Fatsa’nın ‘Terzi’ lakaplı sosyalist Belediye Başkanı Fikri Sönmez’i de hedef alan Erdoğan, “Bu Ordu, terörün nemenem şey olduğunu iyi bilir. Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullandı.

Fikri Sönmez, 1979’da ilçede yapılan seçimlere Devrimci Yol’un adayı olarak girmiş ve Fatsa Belediye Başkanı seçilmişti.

Kısa sürede yaptıklarıyla halkın büyük teveccühünü kazanan ve Türkiye çapında yankı uyandıran Sönmez öncülüğünde Fatsa Belediyesi yönetimi, 11 Temmuz 1980'de ‘Nokta’ adlı askeri operasyonla görevden alınmıştı.

Fatsa, bir sosyalist yerel yönetim deneyimi olarak bugüne değin bir çok araştırmaya konu oldu.

Mahkemedeki savunmasında “Ben ne yaptıysam halkım için, halkımla beraber yaptım” diyen Fikri Sönmez ise 12 Eylül darbesinin ardından 4 Mayıs 1985’te cezaevinde hayatını kaybetti.

Fikri Sönmez (1938-1985)Fikri Sönmez (1938-1985)

Erdoğan’ın açıklamalarının diğer kısımları şöyle:

“ELBETTE SIKINTILARIMIZ YOK DEĞİL”

“Eskiden dünyada işler yolunda giderken biz istikrarsızlığın, güvensizliğin, kifayetsiz siyasetçilerin bedelini krizlerle öderdik. Gençler ben de sizin yanınızdayım. Üstelik bu krizler, öyle krizlerdi ki, sadece elimizdeki avucumuzdaki kaybetmekle kalmaz geleceğimizi de ipotek altına sokardık. Bugün bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken biz üretimimizle dolu dizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz. Elbette bizim de sıkıntılarımız yok değil var ama biz bunları aşabilecek güçteyiz. Hatırlarsanız yıllarca bu ülkeyi tek parti yönetimiyle milli iradeyi yok sayarak, koalisyonlarla siyaseti felç ederek, mezhebi gerilimlerle milli bünyemizi zayıflatarak, ah ah, aramızda benden büyük olan ablalarım var, ağabeylerimiz var. CHP'nin karneyle benzin, ekmek dağıtılan dönemleri vardı ya, bizim iktidarımızda böyle bir şey var mı? Yok.”

“ARTIK TERÖR DİYE BİR BELA VAR MI?”

“Terörle mücadelede Gabar'da, Tendürek'te, terörün belini kırdık mı? Artık terör diye bir bela var mı? Yardım ve benzeri sinsi görüntüler altında ticaretimizi kısır bıraktılar. Ordumuzu, diplomasimizi, medyamızı kontrol altında tutarak, bizi dört bir yandan kuşatarak adeta esir almışlardı. Rahmetli Erbakan ve Türkeş'in verdiği mücadele bir istikbal mücadelesiydi. Biz de bu büyük davanın son temsilcisi olarak 21 yıl önce sizlerin huzurunuza geldik. Türkiye'yi siyasi ve ekonomik olarak ayaklarındaki prangalardan kurtarınca gördük ki 20 yılda asırlık işler yapmak mümkünmüş. Parlamentoya girmek için 30 yaş seçme ve seçilme yaşıydı. Bu bunu 18 yaş yaptık. Bunu getiren kim? Biziz. Türkiye'de seçme ve seçilme yaşını 18'e indiren iktidar AK Parti iktidarı olmuştur.”

“ARTIK HİZAYA GETİRİLEN BİR TÜRKİYE YOK”

“Bu ülkenin sağlık sistemini 20 yılda adeta sıfırdan kurmak mümkünmüş. Bu ülkenin yoldan havalimanına, temel ihtiyaçlarını 20 yılda karşılamak mümkünmüş. Ordu-Giresun Havalimanı'nı yaptık mı? Biz yaptık. Artık benim Ordulu, Giresunlu kardeşim çok kısa zamanda rahatlıkla Ordu'ya ve Giresun'a gelip gidiyor. Demek ki aşk ile koşan yorulmaz. Biz de bunu yaptık. Ordulu kardeşim rahatlıkla uçağına biniyor, Ordu-Giresun Havalimanı'na geliyor. Demek ki oluyormuş. Bu ülkenin uluslararası itibarını, her alanda 20 yılda zirveye çıkarmak mümkünmüş. Biz tüm bunları nasıl başardıysak, inşallah bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz. Şu anda ben bu karşımdaki muhteşem katılımı görünce elhamdülillah diyorum. Artık sinsi oyunlarla istikameti belirlenen, her 10 yılda bir hizaya getirilen Türkiye yok. Biz ülke ve millet olarak hem insani sınamalardan alnımızın akıyla çıktık, hem de kendi çıkarlarımızı koruma hususunda taviz vermedik. 2023'e inşallah hedeflerimize ulaşarak atlattığımızda önümüzde yepyeni bir dünya, gelecek olduğunu göreceğiz. Yepyeni bir Türkiye'nin inşa edileceğini göreceğiz değil mi? Güzel bir pankart gördüm; fındık dalda tekleme, 6'lı masa Ordu'dan oy bekleme. Benim Ordulum böyle işte, haddini bildirmekse bildirir.”

"BİZ ÜLKEMİZE KAZANDIRDIKLARIMIZI ANLATTIKÇA BİRİLERİNİN YÜREĞİ DARALIYOR"

“Ordu her geçen gün daha güzel ve daha da güzel olacak. Ordu'dan öyle bir ses verin ki ülkemizin de dünyanın da her yerinden duyulsun. Ordu evlatlarımıza bırakacağımız miras 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Milletimize boyun eğdirme peşinde olanların kursaklarında bırakmaya hazır mısın? Siz ülkenin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıktıkça, sandıkta bu kardeşinize ve ekibine en güçlü desteği verdikçe ne ordu ne büyük ve güçlü Türkiye davası sahipsiz kalacaktır. Biz ülkemize kazandırdıklarımızı anlattıkça birilerinin yüreği daralıyor. Bu daralmanın etkisiyle hazırlıklarını yaptığımız hizmetleri kendi hedefleri gibi sahiplenmeye kalkıyorlar. Kurumları batırmaktan milleti rezil etmekten başka faydaları görülmemiştir. Bay Kemal SSK başında değil miydi? Batırmadı mı? Oraları ne hale getirdi. Şimdi hastanelerimiz birbirinden güzel. Bir şehir hastanesi de Ordu'ya yapıyoruz.”

“KILIÇDAROĞLU'NA: DALGA GEÇMEK İÇİN DİLE GETİRDİĞİMİZ LAFLARDAN MEDET UMUYOR”

“Bizim kendisiyle dalga geçmek için dile getirdiğimiz laflardan medet umuyor. En sonunda Bay Kemal'i kabul etti. Kendisini Bay Kemal'i benimsemiş ki ismi yerine kullanmaya başladı. Biz hiçbir siyaset üretmediği için bu unvanı vermiştik. Bir de CHP Genel müdürü unvanını eklemeli. Seçimden sonra emekli CHP genel müdürü unvanını eklese iyi olur. Bunların milletin değerleriyle bir ilgileri olmadığı gibi sıkıya gelince kaçıp televizyon seyretmeyi tercih ettiklerini 15 temmuzdan hatırlıyorsunuz değil mi? 15 Temmuz gecesi tankların arasından Bakırköy belediye başkanının evine gidiyor. Adam yalancı ya haberim olsa ben beklerdim diyor. 10 binlerce kişi bekliyor. Sen korkaksın.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol