Google Play Store
App Store

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez'deki "ticari ilişkiler ve nüfuz arttırma" ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs'taki seçimler hakkında konuştu. Erdoğan, Bahçeli'nin seçimlere ilişkin "Katılım çok azdır. Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır" sözlerinin aksine "Bizim Kuzey Kıbrıs'a yan bakmamız, ters bakmamız asla mümkün değil. Yapılan önemli bir seçimdir ve Kıbrıs Türkünün iradesi bizim için çok saygındır" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
Erdoğan, Kuzey Kıbrıs konusunda Bahçeli ile ayrıştı: "İradesi bizim için çok saygındır"

HABER MERKEZİ

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs'ta paar günü gerçekleştirilen seçimlere ilişkin MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin sözleriyle ters düştü.

Erdoğan, Körfez'de Kuveyt, Katar ve Umman'a düzenlediği "ticari ilişkiler ve nüfuz arttırma" ziyaretlerinin ardından dönüşte gündeme ilişkin konuştu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İlk önce Körfez turuna ilişkin konuşan Erdoğan, "Katar ve Umman ile devam eden Eurofighter uçaklarının alımı konusunu ele aldık. Birçok teknik ayrıntıya sahip bu konudaki müzakereler olumlu seyrediyor. Bu uçakların alımıyla birlikte Hava Kuvvetlerimiz çok daha güçlü hale gelecektir" dedi.

Erdoğan, CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunarak "CHP yönetimi, sınırlarımızın ötesindeki tehlikeleri bertaraf etmemizden neden rahatsızlık duyduklarını çıkıp açıklamalı" sözlerini kullandı.

Çok sayıda kentte yaşanan su sorunuyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Ankara, Bursa, İstanbul her an su sıkıntısını yaşıyor ve yaşamaya doğru da gidiyor ama biz halkımızı buralarda Allah'ın izniyle susuz bırakmayız" ifadelerini kullandı.

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra, uçakta bulunan gazetecilerin sorularını yantıladı.

"Gazze’de güçlükle temin edilen ateşkesin muhafazası sağlanabilecek mi? İhlallerin artması durumunda İsrail’e karşı nasıl bir uluslararası baskı kurulabilir? Bu ihlaller sürerken Gazze’ye yeterli insani yardım ulaştırılması ya da kentin yeniden inşası mümkün olabilecek mi?" sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi:

"Türkiye olarak ateşkesin sağlanabilmesi noktasında elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Hamas tarafı ateşkese riayet ediyor. Hatta bu konuda kararlı olduklarını da açıkça ifade ediyorlar. İsrail ise ateşkesi ihlal etmeye devam ediyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere uluslararası toplumun, İsrail’in ateşkese ve anlaşmaya tam uyumunu sağlama noktasında daha fazla gayret etmeleri lazım. Bu süreçte İsrail’e yönelik yeterli diplomatik baskı şart. Gazze yeniden ayağa kalkacak, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu noktada Gazze’ye yardımların kesintisiz erişimi çok önemli. Yardımlarımızı Mısır’a sevk etmeye asla ara vermedik, vermeyiz. Devletimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın bölgeye ulaştırdığı yardımları TIR’larla Gazze’ye gönderiyoruz. 17’nci İyilik Gemimiz geçtiğimiz günlerde El- Ariş Limanına ulaştı. Gazzeli kardeşlerimiz, İsrail’in uyguladığı insanlık dışı abluka nedeniyle, her şeye ihtiyaç duyuyorlar. Bundan daha doğal hiçbir şey olamaz. Bizler, onların ihtiyaçlarını karşılamak, Gazze’yi yeniden inşa ve ihya etmek için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Artık laf değil, icraat zamanı. Yaptırımlarla silah satışlarının durdurulmasıyla İsrail, verdiği sözü tutmaya zorlanmalı. Bunun adımlarını da atıyoruz. Atmaya da devam edeceğiz."

GAZZE VE KÖRFEZ ÜLKELERİ

Erdoğan, "Gazze’de konuşlandırılması planlanan güçle ilgili müzakereler hangi aşamada?" sorusuna "Gazze’de vazife üstlenecek görev gücü ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Bu işin modalitesi henüz netleşmiş değil. Çok katmanlı bir konu olduğu için kapsamlı müzakereler yapılıyor. Biz Gazze’ye bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. Şu anda altyapı çalışmalarımız da devam ediyor" şeklinde yanıt verdi.

Körfez ülkelerinin Gazze'ye ilişkin fikirleri sorulan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gazze’yi hep birlikte ayağa kaldıracağız. Buna sadece Türkiye veya sadece Mısır, diğer körfez ülkeleri tek başına muktedir olabilir mi, elbette hayır. Bu, müstakil bir toplu inşa ve ihya çalışmasıdır. Bunun için de bütün duraklarımızda kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. Gidemediğim yerlere Dışişleri Bakanımı, İstihbarat Başkanımı, Milli Savunma Bakanımı gönderip, “görüşmeler onlar vasıtasıyla yürüsün” dedim. Bu temaslar devam ediyor. Körfez ülkelerindeki kardeşlerimize açık ve net bir şekilde çağrımızı yaptık. Az önce de söylediğim gibi, artık söz değil, icraat zamanı. Kuveyt’te, Katar’da, Umman’da bu konuda güçlü ve samimi bir irade, bunun yanında da vicdani bir hassasiyet gördük. Özellikle Katar, zaten bugüne kadar Filistin’e en çok destek veren ülkelerden biri. Gazze, İslam dünyası için bir imtihan kağıdıdır. İnşallah bu sınavdan alnımızın akıyla geçecek ve kardeşlerimizin yanında en güçlü şekilde yerimizi alacağız. İsrail’in saldırıları, Gazze’nin maalesef altyapısını yerle bir etti. Şimdi burada çok ciddi hafriyat çalışmaları yapılarak, bu yıkımları kaldırmamız gerekiyor. Önce iş makinelerinin yapacağı çalışmalar, ardından altyapıya yönelik atılacak adımlar var. Gazze’de hastaneler, okullar ibadethaneler, fırınlar, bunların hepsi yerle yeksan edildi. Bunun yeniden inşası kolay bir iş değil. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere, hep birlikte bu adımı inşallah atacağız. Gazze, bütün insanlığı yıllar boyunca utandıran bir vahşete tanık oldu. Gazzeli kardeşlerimize insanlık olarak onurlu ve müreffeh bir geleceği hep beraber hazırlamamız gerekiyor. Türkiye, bu noktada her türlü fırsatı değerlendirerek elinden gelen gayreti ortaya koyacak."

Erdoğan, ABD- Rusya arasında askıya alınan görüşmelere ilişkin kendisine sorulan "Rusya–Ukrayna krizinin çözümü için İstanbul formülünde hangi aşamadayız?" soruyu şöyle yanıtladı.

"Burada, Türkiye’nin veya İstanbul’un barış vizyonundaki önemi bir kez daha ortaya çıktı. Biz her an böyle bir adıma ev sahipliği yapmaya hazırız. Keşke Budapeşte’deki görüşme yapılabilseydi. Biz bu savaşın sona erdirilmesi için her türlü diyaloğun yararlı olacağını düşünüyoruz. En başından beri bunu savunduk, bunun için çalıştık, adil barışın mümkün olduğunu ifade ettik. Her iki tarafla da iyi ilişkilerimiz bulunuyor ve her iki tarafın da güvenini kazanmış bir ülkeyiz. Bu barış yolunda bize avantaj sağlıyor ve bu durumu insanlığın yararına kullanmakta kararlıyız."

KUZEY KIBRIS SEÇİMLERİ

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs'ta pazar günü gerçekleşen seçimlere ilişkin kendisine sorulan soruya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Seçimde katılım oranı yüzde 62 düzeyinde gerçekleşmiş. Sayın Tufan Erhürman yeni Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Katılım çok azdır. Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır" sözlerinin aksine ifadeler kullandı.

Erdoğan, şunları söyledi:

"Kuzey Kıbrıs'la ilgili şu ana kadar AK Parti iktidarında ilişkilerimiz nasıl olduysa bundan sonra da yine aynı şekilde devam edecektir. Bizim Kuzey Kıbrıs'a yan bakmamız, ters bakmamız asla mümkün değil. Yapılan önemli bir seçimdir ve Kıbrıs Türkünün iradesi bizim için çok saygındır. Bunun için kendilerini tebrik ettik. Bu kadar yatırımı biz Kuzey Kıbrıs'a boşuna yapmadık. Yıllar yılı biz Kuzey Kıbrıs'a giderdik. Cumhurbaşkanlığı binası küçüktü, orada bizi karşılarlardı, orada törenlerimizi yapardık. “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yakışan bir parlamento binasını ve Cumhurbaşkanlığı binasını yapmak gerekir” dedik ve süratle de parlamento binasını ve Cumhurbaşkanlığı makamını orada inşa ettik. Güney Kıbrıs’ta ise böyle bir şey yok. Seçim yapıldı biz de demokrasiye inanan bir lider olarak telefonla, seçimi kazanan adayı tebrik ettik. “Şu anda bir Körfez ziyaretim var. Körfez ziyaretinden sonra kapımız sizlere açık, buyurun, sizleri bekliyoruz” dedik. Kendileri de bu ziyareti gerçekleştireceklerini söylediler. Yabancı değiliz birbirimize, görüşeceğiz. İnşallah bu hafta sonuna kadar bu ziyaret gerçekleşirse kendileriyle etraflıca Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerini, ele alacağız."