Erdoğan-Şimşek ekonomisi çoktan iflas etti: Milyonların itirazı var
18 aydır devam eden ekonomi politikası, Türkiye’yi zengine cennet yoksula ise cehennem yaptı. Tüm kaynaklar bir avuç yandaşta toplandı. Kaynak darlığından bahsedip emekliye, çalışana çok gördüğü zammı yandaşa esirgemedi. Köprüden tünele, trenden benzine ne varsa zamlandı.

Hazırlayan: Ekonomi Servisi
PROGRAM BAŞTAN AŞAĞIYA SAHTEKÂRLIK
Türkiye'de geniş kesimler yoksulluk içinde kıvranırken bir bölüm için durum aynı değil. İsviçre bankası UBS'nin hazırladığı Küresel Servet Raporu 2024’e göre Türkiye dolar milyonerlerin artışında yüzde 43'le Tayvan’ın (yüzde 47) ardından ikinci sırada yer aldı. Aynı rapordaki diğer bir veriye göre kişi başına servet artışında çarpıcı sonuçlar var. Bankanın raporuna göre Türkiye, yüzde 50’in üstünde seyreden enflasyona rağmen 2022 ve 2023 yılları arasında yetişkin başına düşen servette yüzde 157’nin üstünde artışla tüm ülkeleri geride bıraktı.
Tüm bunların süreklileşen bir enflasyon ortamında yaşanması da rastlantı değil kuşkusuz. Yüksek Enflasyon ortamı tek başına servet transferi için fazlasıyla yeterli bir iklim sunuyor. Geçtiğimiz dört beş yılda Türkiye tarihinin en dramatik servet transferlerinden biri yaşandı, yoksulların serveti daha da azalırken varlıklıların servetleri arttı. Mehmet Şimşek'in son açıklamaları ışığında bir değerlendirme yapılırsa servet transferinin hız kesmeden devam edeceğini söylemek mümkün.
Bu konuda bakılacak ilk veri gelir adaletsizliği. Türkiye bu alanda OECD ülkeleri arasında son sıralarda. Bir başka deyimle gelir dağılımı en bozuk ülke durumunda. Ülkenin toplam gelirinin yarısını nüfusun en zengin yüzde 20'lik dilimi elde ederken en yoksul yüzde 20'nin gelirden aldığı pay yüzde 6 civarında kaldı.
Bu tablonun oluşmasında iktidarın sermaye sever olmasının payı çok büyük. Yandaş özellikle korunup kollandı. Kamuoyu tarafından 5'li çete olarak bilinen Cengiz, Kolin, Makyol, Limak ve Kalyon'a 150'nin üstünde vergi muafiyeti getirilmiş olması bile tek başına bir fikir vermeye yetecektir.
BDDK verilerine göre Kasım 2024 döneminde sektörün dönem net kârı 583.121 milyon TL civarında. Yıl sonu rakamları 2024'ün bankacılar açısından 2023 yılından daha iyi bir yıl olduğunu gösteriyor.
∗∗∗
KEYFİNİ PATRON SÜRDÜ, EZİYETİ ÇALIŞANLAR ÇEKTİ
Bakan Şimşek başkanlığındaki ekonomi yönetimi, fiyat artışlarının 2025'te belirlenen enflasyon hedefi doğrultusunda yapılacağını belirtti. Şimşek, "Yönetilen fiyatlar enflasyon hedefiyle uyumlu belirlenecek" dedi ve sonra uygulamaya geçti. Asgari ücretin belirlenmesinden, emekli ve kamu çalışanı zammına kadar her başlığı ona göre belirlediler. Bu durum çalışanlar için çok zor bir yılının başladığına işaret etti.
Çalışanlar, emekliler ve serbest meslek sahipleri borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Bu durum Türkiye Bankacılar Birliği (TBB) verilerine de yansımış durumda. TBB Risk Merkezi’ne göre 85 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’de, kredi borcu bulunan kişi sayısı son bir yılda 2.1 milyon artarak 41 milyon 376 bine ulaştı. Kişi başına düşen ortalama bireysel kredi borcu ise bir yıl içinde 63,675 TL’den 88,155 TL’ye yükseldi. Tüm bunlar Ekim 2024 rakamları. İhtiyaç kredilerinde takipteki alacak oranı 2023 yılında yüzde 2.94, 2024 yılı sonunda ise neredeyse iki kart artarak yüzde 4.10 olarak hesaplandı.
Bireysel kredi kartlarında toplam hacim geçen yıl 685 milyar TL (yüzde 59.38) artarak 1 trilyon 840 milyon lira oldu. İhtiyaç kredilerindeki büyüme ise 451.8 milyar TL (yüzde 46.12) oldu. Alınan kredilerin geri ödemesinde büyük bir problem oluştu. Bireysel kredi kartlarındaki takipteki alacak tutarı yüzde 268.38 arttı. 2023 yılında 15.4 milyar TL seviyesinde olan kredi kartındaki takipteki alacaklar, yaklaşık 3 kat artarak 56.7 milyar oldu.
Kısacası Erdoğan ve Mehmet Şimşek'in ekonomi politikasıyla 2024 yılını borçla geçiren milyonlarca çalışan ve emekli 2025 yılında o borcu da bulamayacak durumda. Borç tablosu gösteriyor ki ücretleri eriyen, kazandıkları geçimlerine asla yetmeyen milyonlarca insanı bankalardan kredi alamayacak, kart kullanamayacak bir yıl bekliyor.
∗∗∗
KAYNAKLAR ZENGİNE
• Faiz ödemesi 7,7 milyar dolar
Türkiye’de, bankalar, hükümet ve özel sektör tarafından alınan borçlara sadece Ocak-Kasım 2024 tarihleri arasında 7,7 milyar dolar faiz ödedi. Bu rakam 2023 yılında 7,1 milyar dolardı.
• Emekli aylığı 14.469 TL
En düşük emekli ücreti aslında yaklaşık 10 milyon insanı kapsıyor. Birkaç milyon emekli de bu rakamın hemen üstünde açlık sınırının altında bir yaşam sürüyor.
• Asgari ücret 22.104 TL
Asgari ücretli çalışanlar için neredeyse ortalama ücrete dönüşmüş durumda. Çalışanların yarısı asgari ücret seviyesinde maaş alıyor.
• KÖİ projelerine kaynak 200 milyar TL
2025 bütçesinde KÖİ modeliyle yaptırılan projelerle şehir hastaneleri için 200 milyar TL’nin üzerinde kaynak ayrıldı. Bunun 97,6 milyar TL’si, otoyol, köprü ve tüneller için.
• İktidar zamla kaynak arıyor
Otoyol ve köprülere bir yıl içerisinde yüzde 100 civarında zam geldi. Zam oranı değerli kağıtlarda yüzde 50, vergi ve ceza yapılandırmalarında yüzde 44 olarak belirlendi.
• Enflasyon %44,38
Hayat pahalılığı en önemli sorun olmaya devam ediyor. Öte yandan çarşı pazarda hissedilenle TÜİK’in açıkladığı arasında uçurum var.
∗∗∗



∗∗∗
MEHMET ŞİMŞEK’İN EŞSİZ DEĞERLENDİRMELERİ
• 28 Temmuz 2024: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacağız. (Hangi ülke burası?)
• 2 Eylül 2024: Öngörülebilir ve uluslararası normlara uygun politikalarımız ekonomimizi güçlendiriyor. (Biz durumu pek fark edemedik.)
• 3 Ekim 2024: Enflasyonla ilgili bilgim yok. (Keşke bir emekliye sormayı akıl etse.)
• 15 Kasım 2024: Benim bu konuda bir yorum yapmam doğru olmaz. Çalışanlarımızı hiçbir şekilde enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz. (Ezdirmediği hali buysa...)
• 17 Aralık 2024: Asgari ücret de muhtemelen enflasyonun üzerinde seyredecek. (Yine yalan söyledi.)
• 8 Ocak 2025: Hayat pahalılığının en önemli nedeni yüksek kiralardır. Bunu konut arzını artırarak çözebiliriz. (İnşaatçılara rant kapısı.)

∗∗∗
BÖYLE DEVAM EDEMEZ
Milyonların açlığa mahkûm edilmesi Mehmet Şimşek politikalarının devam etmesini imkânsız kılıyor. İktidar her ne kadar, yasak, baskı ve şiddetle milyonların sesini kısmak istese de emekçiler 2025'i bir anlamda grev, iş bırakma ve sokaklarda eylemle karşılamış oldu. Bu yıl sadece emekçiler için değil Şimşek için de zor bir yıl olacak.


