birgün

9° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 11.12.2020 14:30

Erdoğan: Yatırımcı Katarlı olunca saldırıyorlar, bu faşizmin işareti

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun Katar ile yapılan imtiyazlı anlaşmaları eleştirmesini 'faşizm' olarak niteledi. Erdoğan, "Yatırımcı Amerikalı, İngiliz olunca ses çıkarmıyor, Katarlı olunca alçakça saldırıyorlar" dedi.

Erdoğan: Yatırımcı Katarlı olunca saldırıyorlar, bu faşizmin işareti

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına Dolmabahçe Ofisi'nden canlı bağlantıyla katıldı.

Erdoğan, konuşmasında CHP'ye ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklendi.

"CHP yönetiminin ve başındaki zatın saldırdıkları konulara bir bakın," diyen Erdoğan, "Sadece ülkemizin güvenliğinin bel kemiğini oluşturan savunma sanayiindeki tavırlarına dikkat edin. İnsansız hava araçlarımıza, helikopter, tank projemize saldırıyorlar. Motor projemize saldırıyorlar. Akdeniz ve Karadeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetlerimize saldırıyorlar. Bölgemizde ve dünyamızda sergilediğimiz güçlü siyasi duruşa saldırıyorlar. Ülkemizin savunma sanayiini hedef alan hiçbir saldırı masum değil. Bu saldırıların her biri terör örgütleri ve husumeti saplantı haline getiren beşinci kol faaliyetidir," ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun Katar ile yapılan anlaşmaları eleştirdiğini de hatırlatan Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın azgınca saldırıya geçtiği bir diğer konu da uluslararası yatırımlardır. Bunu saldırmalarına iki sebebi var. Yatırımcı Amerikalı, İngiliz olunca ses çıkarmıyor, Katarlı olunca alçakça saldırıyorlar. Bu faşizmin işareti," dedi.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu, 20 milyar doları hiç telaffuz etti mi diye insanların gözüne baka baka yalan söyledi. Bu kadar yalan söyleyen biri siyaset biliminin konusu olmaktan çıkmış, başka bilim dalının ilgi alanına girmiş demektir. Bu anlayış hastalıklı bir zihniyete dönüştü. İnsanları inaçlarından kökenlerinden dolayı ayrımcılıklara tabi tutanları, varlıklarının gayesi haline getirenlerden ne beklenir?

CHP'nin başındaki zat, 'Arifiye'deki tesisi Katarlılara peşkeş çektiler' ifadesiyle gündeme getirdi. Bu kadar rahat ve ısrarlı şekilde yalan söyleyen birisi siyaset biliminin dışına çıkmıştır. Bu anlayış hastalıklı bir zihniyet haline dönmüştür. 28 Şubat sürecinde başörtüsü yüzünden kız öğrencileri okullara, işyerlerine almayanlar bunlar değil miydi? Tek parti döneminde camileri kapatan, Aşık Veysel'i Ulus'a sokmayan bunlar değil miydi? Bugün de söze gelince kadın hakları savunucusu kesilen, önlerine gelenleri tacizci, tecavüzcü diye suçlayıp kendi partilerindeki olayların üstlerini kapatan bunlar değil miydi? Bunlarda onur, haysiyet olsa insan içine çıkmaktan imtina ederler.

Yatırımcılara yönelik saldırıların ikinci sebebi çok daha alçakçadır. Yatırımcıları niyetlerinden vazgeçirmek suretiyle ülkemizin ekonomisini tümden yıkmayı hedefliyorlar. Türkiyen2in felaketi üzerinden kendilerine iktidar devşirmek için yanıp tutuşuyorlar. Ülkemizi karalayan demeçler veriyorlar. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası tartışmalarda karşı tarafta yer alarak, birlik ve beraberlik fotoğrafımızı lekelemeye çalışıyorlar. 2023 seçimlerinde sandık önüne geldiğinde milletimizin bunları düşünerek oyunu vermesini temin etmeliyiz.

AB ve ABD ile iki tarafında asla görmezden gelemeyeceği siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz var. Bu ruha halel getirecek hiçbir adım atmadık, atmayız. Yatırımcıları daima baş üstünde tuttuk. ABD ve AB'deki yönetimlerin Türkiye düşmanı lobilerin etkisinden kurtularak objektif politikalara yönelmelerini bekliyoruz.

CHP'DEKİ TACİZ İDDİALARI

CHP yönetiminin tavrı sebebiyle, bir hususa değinmek istiyorum. Can alıcı ve can sıkıcı konu, CHP'deki tecavüz, taciz, hırsızlık furyasıdır. Türkiye'nin ikinci büyük partisinin böyle yüz kızartıcı olayların yaşanmasından biz utanç duyuyoruz. Bu iddiaların araştırılıp, soruşturulması konusunda en küçük adım atmıyorlar. STK'ların büründüğü derin sessizlik de manidardır. Kılıçdaroğlu da parti teşkilatlarında ve belediyelerde ortaya çıkan vakalar konusunda tek kelime etmiyor. İstanbul İl Başkanı'nın iddialarının üzerini örtmesi konusunda en küçük tepki göstermiyor. CHP teşkilatlarındaki ve belediyelerindeki rezilliklerin buzdağının görünen kısmı olduğu anlaşılıyor. Derine inildikçe kim bilir neler çıkacak... Her gün yeni bir itirafla, her gün yeni bir ifşaatla, her gün yeni bir ithamla karşılaşıyoruz. CHP yönetimi bu utanç bataklığına çıkıp temizlenmek yerine başka yola başvuruyor. Seçimlerin üzerinden iki yıl sonra eski yönetimleri suçlama kampanyası başlattı. CHP'li isimler için çıt çıkarmıyorlar. Tüm iddiaların muhataplarına sesleniyorum; her tecavüzün hesabını vereceksiniz. Yürüttüğünüz her ihanet pazarlığının hesabını vereceksiniz. Teşkilat ve belediyelerinizi terör örgütü mensuplarıyla doldurmanın hesabını vereceksiniz. Buradan CHP yönetimine sesleniyorum; genel merkezinden teşkilatlarına, belediyelerine kadar CHP'deki kepazeliklere bulaşmış kim varsa ipini pazara çıkaracaksınız. Yoksa bu ithamların gölgesi tüm CHP'nin üzerine çöker."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol