Google Play Store
App Store

Danıştay, nöbette kalbi durduğu için hayatını kaybeden erin ailesine manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Askerlerin bozuk telsizle nöbete yollandığı ve bu nedenle yardım çağırılamadığı belirtildi.

Erleri bozuk telsizle nöbete yollamışlar!
Fotoğraf: AA
İsmail Arı
İsmail Arı
ismailari@birgun.net

Danıştay, zorunlu askerlik görevinde nöbet esnasında hayatını kaybeden er için 9 yıl sonra dikkati çeken bir karar verdi. 5 Şubat 2016 tarihinde, Gaziantep 1’inci Hudut Taburu 2’nci Hudut Bölüğü Şehit Süleyman Hudut Karakol Komutanlığı’nda zorunlu askerlik görevini yapan bir piyade er nöbet sırasında kalbi durduğu için yaşamını yitirdi.

Yaşamını yitiren askerin ailesi dava açarak, komutanlığın ölümde kusuru olduğu gerekçesiyle 4 bin TL maddi ve toplam 410 bin TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istedi.

‘BÜNYESEL ZAYIFLIK’

Adli Tıp Kurumu, erin kalp hastalığına bağlı dolaşım solunum durması sonucu hayatını kaybettiği yönünde bir rapor hazırladı. İlk derece mahkemesi de “Erin vefatının bünyesel zayıflığının etkisiyle meydana gelmiş olduğu anlaşıldığından, bu çerçevede bir hizmet kusuru bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Aile ilk derece mahkemesinin kararını istinafa taşıdı. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf talebini reddetti.

TELSİZ ÇALIŞMIYORMUŞ

Bu karar da temyiz makamı olan Danıştay’a taşındı. Danıştay 10. Daire Başkanlığı oy birliğiyle 16 Haziran 2025 tarihinde erin ailesine manevi tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti. Danıştay kararında, “Erlerin bozuk telsizle nöbete gönderildiği, telsiz teknik raporunda da ‘telsizin ses potunda arıza olduğu, ses potuna dokunulduğunda sesin kaybolduğu ve ses düzeyinin ayarlanamadığı, mevcut telsiz ile sağlıklı bir haberleşme sağlanamayacağı’ tespitlerine yer verildiği” ifade edildi.

Danıştay, “Tanık ifadelerinin incelenmesi neticesinde telsiz ile çağrı yapıldıktan sonra beklenildiği, cevap gelmemesi üzerine acil durum için havaya ateş açıldığı, bu yol ile de yardım gelmeyince köye gidilip bir vatandaşın evinden uzman çavuşun arandığı, aranan uzman çavuşun istirahatte olması nedeniyle durumun diğer uzman çavuşa bildirildiği, bu suretle birliğin olaydan haberdar edilebildiği, dolayısıyla haberleşmenin sağlıklı bir şekilde sağlanamaması sebebiyle müdahalede gecikme olduğu anlaşılmaktadır” denildi.

‘TAZMİNAT ÖDENMELİ’

Danıştay, yardım çağrılamadığı için ere ilk müdahalenin geç yapıldığını vurgulayarak, “Aileye manevi tazminat ödenmesi gerekirken manevi tazminat talebinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir” diyerek kararı bozdu. Öte yandan erin ölümüyle ilgili o dönem Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğü ve soruşturmanın sonucunda “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilerek dosyanın kapatıldığı da belirtildi.