Esas sorunlara çözüm arayın
Dersim’de tüm doğal alanların korunmasına yönelik 83 maddelik çevre koruma kararı alındı. DEDEF ise esas sorunlara dokunulmadığını vurguladı.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netDersim İl Özel İdaresi ve belediye meclisi kararıyla, Munzur Vadisi Milli Parkı, Pülümür Vadisi ve kent merkezindeki tüm doğal alanların korunmasına yönelik 83 maddelik çevre koruma kararı alındı. Vali Şefik Aygöl başkanlığında düzenlenen toplantıda, çevre temizliği, atık yönetimi, gürültü kirliliği, piknik ve kamp alanlarında ateş yakma yasağı gibi konuları kapsayan kararlar yürürlüğe girdi. Bu kapsamda doğaya çöp atan, ateşli piknik yapan veya yaban hayatını rahatsız eden kişilere yüksek miktarda cezai işlem uygulanacak.
Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ise 83 maddelik çevre koruma kararının, çevre temizliği ve vatandaş davranışlarını düzenleyen hükümler içerse de, doğayı tehdit eden esas sorunlara hiç dokunmadığını belirtti.
Yapılan açıklamada, "Bugün Dersim ekosistemini varoluşsal bir tehlikeye sürükleyen maden projeleri, baraj ve HES’ler (Hidroelektrik Santrali), suyun ticarileştirilmesi ve turizm adı altında yapılan betonlaştırma girişimleri karar metninin dışında bırakılmış durumda. Asıl sorunlar hâlâ masada duruyor: Maden arama ve işletme ruhsatları dağların ve su havzalarının bütünlüğünü bozuyor. HES ve baraj projeleri, iklim krizinin ortasında su ekosistemlerini geri dönülmez biçimde çökertiyor. Turizm yatırımları doğal alanları kültürel ve ekolojik taşıma kapasitesinin ötesinde tüketiyor. Suyun şirketler tarafından şişelenerek ticarileştirilmesi, iklim krizinde en kritik varlığımızın piyasalaştırılmasına yol açıyor. Orman yangınları sonrası alanların kaderi, ekolojik restorasyon yerine şirket projelerine açılma riskiyle belirleniyor. Bu tehditlere karşı tek bir somut önlemin yer almaması, kararın ekolojik krizin ölçeğiyle uyumsuz olduğunu gösteriyor" denildi.
DEDEF şu önerilerde bulundu: "Gerçek koruma politikası, iklim çağının gerektirdiği bütüncül yaklaşımı ister: Havza bazlı ekosistem yönetimi, maden, HES ve baraj projelerinin durdurulması, suyun kamusal ve kolektif bir hak olarak korunması, yerel toplulukların ekolojik karar mekanizmalarına dahil edilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması için korunan alan statülerinin güçlendirilmesi, iklim uyumlu arazi planlaması, endemik türlerin ve su varlıklarının güvence altına alınması."


