Google Play Store
App Store

Esila Ayık ile bugün görüşmeye giden avukat Göksun Canberk Uluğ, “Kıyafet götürmemize rağmen hiçbiri verilmemiş. Gardiyanlar Esila’ya ‘Zaten nasıl giyinmesini bilseydin burada olmazdın’ diyerek alay etmiş” diye konuştu.

Esila Ayık’ın avukatı: Gardiyanlar “Zaten nasıl giyinmesini bilseydin burada olmazdın” demiş
Sarya Toprak
Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.net

8 Nisan’da Kadıköy Dayanışma Sahnesi’nde taşıdığı "Diktatör Erdoğan" dövizi sebebiyle apar topar tutuklanan kronik kalp ve böbrek hastası Esila Ayık’ın cezaevinde kalp kapakçığında daha önce “hafif” seviyede olan probleminin “orta” seviyeye yükselmesine rağmen Ayık hâlâ cezaevinde.

Bugün Esila Ayık nile görüşmeye giden avukat Göksun Canberk Uluğ, “Bir kere ailesi bir kere de ben kıyafet götürmemize rağmen hiçbiri verilmemiş. Görüşe yalnızca pijamayla çıkabiliyor. Başka kıyafeti yok” dedi.

Uluğ “Gardiyanlar Esila’ya ‘Zaten nasıl giyinmesini bilseydin burada olmazdın’ diyerek alay etmiş” diye konuştu.

“Ciddi sağlık sorunları var. Daha önce böbrek rahatsızlığı nedeniyle dört kez kemoterapi tedavisi görmüş. Şu an yalnızca bir günlük ilacı kaldığını ve üç gündür revire dilekçe yazmasına rağmen hâlâ ilaçlarının ulaşmadığını ifade etti” ifadelerini kullanan Uluğ, “Esila idrarında köpüğün hala olduğunu, geçmediğini ve arttığını aktardı” dedi.

Uluğ sözlerine şöyle devam etti: “Esila kalp sıkışmaları yaşadığını ve bu durumun hem mevcut sağlık sorunlarından hem de yaşadığı stresten kaynaklı olabileceğini söyledi. Kaldığı koğuşta 47 kişi var ve sadece iki banyo bulunuyor, onlardan biri de çalışmıyor. Esila geçici koğuşta kaldığı dönemde hijyen ürünlerine erişim sağlanamadığını da ekledi. Gardiyanların kendisine sürekli suçluymuş gibi davrandığını ifade etti ve şöyle dedi: Milletvekili geleceği zaman iyi davranıyorlar, ilaçlarımız veriliyor. Ama ziyaret bittikten sonra her şey eski haline dönüyor.”

"İKİ ADLİYE ARASINDA SIKIŞTIK"

İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan Ayık’ın dosyası Çağlayan Adliyesi'nden Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Avukat Uluğ "İki adliye arasında sıkıştık" dedi.

11 Nisan 2025’te İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılan itiraz başvurusu karar verilmeden İstanbul Anadolu Adliyesine gönderildi. Avukatlar ikinci itirazı bu adliyedeki savcılığa yaptı fakat savcılık başvuruyu itirazın incelenmesi için 7. Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderdi.

Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesi hakimliği ise “Kararı İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi verdiği için biz bakamayız” yanıtını vererek ‘karar verilmesine yer olmadığı’ yönünde görüş belirtti.