birgün

24° AZ BULUTLU

YAŞAM 14.09.2020 11:49

'Eşim temizlik hastası' diyerek boşanma davası açtı: Bir gün bile mutlu olamadım

Antalya'da 1 çocuk babası Ali Ö., eşi S.Ö.'ye 'temizlik hastası' olduğu, evinde dilediği gibi hareket edemediği ve 'sığıntı' muamelesi gördüğü iddiasıyla boşanma davası açtı. Dava dilekçesinde, eşinin temizlik yapmak için çocuğunu odaya kilitlediğini öne süren Ali Ö., mobilya, kapı ve camlar dahil tüm eşyaların sürekli silindikleri için aşınıp eskidiğini iddia etti.

'Eşim temizlik hastası' diyerek boşanma davası açtı: Bir gün bile mutlu olamadım


Antalya'nın Kepez ilçesinde yaşayan 1 çocuk babası Ali Ö. (40), aynı yaştaki eşi S.Ö.'ye, aile mahkemesinde boşanma davası açtı. Eşiyle 2012 yılında görücü usulüyle evlendiklerini, 1 yıl sonra da çocuklarının dünyaya geldiğini ifade eden Ali Ö., dava dilekçesinde eşini 'temizlik hastası' olmakla suçladı.

DHA'nın haberine göre Ali Ö. dilekçesinde şunları ifade etti:

"Eşim evlenmeden önce hastalık derecesindeki takıntılarını, bilinçli olarak benden saklamıştır. Ben bu durumu bir hafta sonra öğrendim. Evlendiğimden bu yana çok zor günler geçirdim. Evliliğim süresince bir gün bile mutlu olamadım. Çünkü eşim ağır derecede temizlik hastası. İşten eve geldiğim an içeriye hemen giremezdim. Eşim terlikleri getirip, doğruca banyoya gitmemi söylerdi. Kendi evimde dilediğim gibi hareket edemiyorum. Oturup, kalktığım her an tedirginlik duyuyorum. Çünkü sürekli olarak, etrafı kirlettiğim iddiasıyla beni azarlayıp, başka yere itilirdim. Evdeki mobilyalar, kapılar ve camlar dahi sürekli deterjanla temizlenmekten aşınmış ve eskimiş vaziyettedir. 40 bin TL civarında zararım oluşmuştur. Ayrıca bir günde bir paket ıslak mendil biterdi. 2-3 günde bir çamaşır suyu biterdi. Aylık ortalama 600-700 TL temizlik masrafımız oluyor. Her sabah yattığım yorganı, yastığı, çarşafı yıkayıp, yatağı temizliyor. Kendi evimde sığıntı muamelesi görüyorum. Arkadaşlarımı, akrabalarımı hatta anne-babamı dahi evime çağıramıyorum. Eşim, evi kirleteceği bahanesiyle hiç kimsenin eve girmesine müsaade etmiyor."

'SAATLERCE TEMİZLİK YAPIYOR'

Dilekçesinin devamında, eşinin yaptıklarının hastalık derecesinde olduğunu anlatan Ali Ö., şunları iddia etti:

"Eşimi tedavi ettirmek istedim ama sonuç alamadım. Temizlik takıntısı devam etti. Ayrıca eşim çok sinirli. Evlendikten 1 yıl sonra çocuğumuz oldu. Çocuğumuzun doğumuyla eşimin düzeleceğini düşündüm ama hayat benim için artık bir çileye dönüştü. Çocuk doğduktan sonra eşim yatağını ayırdı. Evlilik sadece kağıt üzerinde kaldı. Çocuğumu düşünerek, kimseye bir şey demedim. Ancak bana olan ilgisizliğini çocuğa da göstermeye başladı. Çocuğun ağlamalarına aldırış etmeden, onunla ilgilenmek ve şefkat göstermek yerine temizlik yapmaya devam etti. Dahası bebeğin altını değiştirirken, bezi kirlettiği için sinirlenip bağırıyor. Bezdeki kakanın bulaştığı zıbınları ve kıyafetleri bebeğin üzerindeyken makasla kesip, yırtarak atmaya başladı. Saatler süren temizlik boyunca çocuğun ortada dolanıp, ayak bağı olmaması için onu odaya kapatıyor."

Artık boşanmak istediğini belirten Ali Ö., "2018'de evi terk etti ama araya akrabaların girmesi ile tekrar döndü. Şimdi yine gitti ve dönmüyor. Evliliğimi en başından beri insanüstü özveriyle ayakta tutmaya çalıştım. Ama artık boşanmaktan yapacak bir şeyim kalmamıştır. Bebeğiyle ilgilenmek, oyun oynamak ve gelişimine destek olmak yerine onu bir odaya kapatıp, saatlerce temizlik yapmaktadır. Bu sebeple küçük çocuğun boşanma davası devam ederken tedbiren velayetinin bana verilmesini istiyorum" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız