birgün

24° AÇIK

KADIN 08.08.2020 09:54

Eşitlik yok, adeta jokeriz

Eşitlik yok, adeta jokeriz

İMRAN GÖKÇE ŞAHİN

Koronavirüs salgınıyla birlikte uzun bir eğitim döneminin ardından yaz tatiline girilmesiyle birlikte çoğu öğrenci ve yeni mezunun stajları da başladı. En düşük maaşlı iş ilanının bile en az 1-2 yıl iş deneyimi istediği Türkiye’de iyi bir işe girebilmek için staj deneyimi şart. Fakat çoğu parasız olan bu stajlar sistemin emek sömürüsüne hizmet ediyor. Bu ezenler ve ezilenler piramidinde yine en çok zarara kadınlar, LGBTİ+’lar, göçmenler ve düşük gelirli kişiler uğruyor.

Bir vakıfta 3 ay boyu staj yapmış üniversite öğrencisi kadın stajyerlerden T.Ü., beklediği gibi bir staj dönemi yaşamadığını belirtiyor ve şunları söylüyor: “Vakıf olarak yüzde 65 oranında kadın çalışanı olduğunu ve toplumsal cinsiyet eşitliğine önem verdiklerini söyleyen bir kurum olarak stajyerlere bakış açısı beni en çok rahatsız eden şeydi. Her ne kadar savundukları gibi kadın çalışan oranlarına dikkat ediyor olsalar da stajyerleri birer joker olarak görüyorlar. Örneğin, yemek kartı dışında sigorta yapmıyorlar ve stajyerler her türlü işe koşuyorlar. Aslında staj yapmak istemiyordum fakat ailem deneyim kazanmam konusunda ısrarcıydı.”

Medya ve iletişim sektöründe hizmet veren birçok kurumda stajyerlerin iş tanımının geniş bırakılması işveren ile stajyerler arasında bir eşitsizliğe neden oluyor. Stajyerlerden istenen işler kimi zaman üst düzey çalışanlara öğle yemeği götürmeye bile dönüşebiliyor. Kadın istihdamının en çok hizmet sektöründe görülmesine paralel olarak kadın emeğinin en çok sömürüldüğü alan da yine aynı sektör oluyor.

PARASIZ KÖLE

Parasız staj, sadece ekonomik geliri bunu karşılayabilecek kadar iyi olanların ya da ekonomik olarak ailesinden yardım alanların staj olanaklarına erişebilmesi demek. Dahası bu, ekonomik özgürlüklerini elde edemeyen kadınların ailelerine bağımlı olarak yaşama sürelerinin artması anlamına geliyor. Bu da aileleri tarafından psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınları oldukça müşkül bir duruma sokuyor.

Psikoloji bölümünden mezun Y.S. de staj yaptığı klinikle ilgili şunları söylüyor: “Şimdiye kadar yaptığım stajlarda hiç para almadım, aksine süpervizörlerimde hep eğitimde olduğum için biri para verecekse bunun ben olmam gerektiğine dair bir görüş vardı. Şu anda da özel ihtiyacı olan çocuklar için bir merkezde staj yapıyorum ve başlayalı bir sene oldu. Parasız olduğu için köle gibi hissediyorum. Evet deneyim kazanıyorum ama mezun oldum ve hâlâ emeğimin karşılığını alabileceğim bir konumda değilim. Olduğum yerde ancak bir sene sonra az bir miktar da olsa para kazanabileceğim. Burası her gün gittiğim bir yer ve ben hem emeğimi hem de zamanımı veriyorum. İlerleyebilmek için de başka işlere başvuramıyorum. Para kazanamadığım her gün gelecekle ilgili kaygılarım da artıyor.”

Parasız stajlarda sigorta yapılmıyor; yemek parası alabilenlerse kendilerini şanslı sayıyorlar. Bu stajların çoğu resmi bile değil ve staj yapanların bir kaydının bulunmaması, kadınları hukuki açıdan cinsel istismarlara karşı savunmasız kılıyor. Hiçbir ekonomik ve sosyal güvencesi olmayan stajyerler, çalıştıkları kurum içerisinde kendilerinden daha üst pozisyonlarda bulunan istismarcı erkeklere karşı ses çıkarmakta ya da seslerini duyurmakta zorlanıyorlar.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız