Eşitsizlik, yoksulluk eğitim ile birleşti
Eğitim-öğretim yılının ilk çeyreği bitti ancak okullardaki sorunlar çözülmedi. Deprem bölgelerinde okul inşaatları tamamlanmadı, büyükşehirlerde temizlik ve güvenlik sorunları sürdü, ikili eğitim yaygınlaştı.

İlayda SORKU
Eğitim-öğretim döneminin ilk çeyreği bitti, okullar ara tatile girdi. Ancak ülke genelinde okullardaki yapısal ve idari sorunlar sürmeye devam etti. Deprem gerekçesiyle boşaltılan okulların yerine yenileri yapılmadı, birçok ilde ikili ve taşımalı eğitim sürdü. Yetersiz fiziki koşullar, personel açığı ve artan yoksulluk öğrencilerin eğitime erişimini daha da güçleştirdi.
6 Şubat 2023 depremlerinin merkez üssü Maraş’ta 356 okul yıkıldı, 1666 derslik kullanılamaz hale geldi. Depremden bu yana geçen süredeyse yalnızca 61 yeni okul açıldı, 105 okulun yapımı ise hâlâ sürüyor. Ancak birçok okulun yapım ihalesi dahi yapılmadı. Şehirde 5 konteyner okulda 2 bini aşkın öğrenci ise eğitim gördü.
İKİLİ EĞİTİM YAYILDI
Maraş’ta okulların büyük kısmı hâlâ ikili eğitimi sürdürüyor. Konteyner kentlerde yaşayan öğrenciler, okullarına ulaşmak için toplu taşıma kullanmak zorunda kaldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yalnızca engelli öğrencilere servis imkânı sağladı. Fiziksel koşulların zayıflığı ve uzun ulaşım süreleri öğrencilerin derse zamanında katılmasını zorlaştırdı.
6 Şubat depremlerinin ardından kurulan konteyner okullarda yaşanan sorunlar bu dönemde de devam etti. Sınıflar kalabalık, alanlar dar ve donanım yetersiz kaldı. Öğrenciler ile öğretmenlerin motivasyonu azaldı. Okullarda psikolog kadrosu bulunmadığından travma sonrası psikososyal destek de sınırlı kaldı. Birçok okulda yalnızca bir rehber öğretmen görev yaptı.
Beslenme, barınma, ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığı kentte öğrencilerin nitelikli eğitime erişimi her geçen gün zorlaştı. Kırsal bölgelerdeki öğrencilerin yüzde 40’ı taşımalı eğitim sistemine dahil edildi, öğrencilerin yaklaşık yarısı beslenme desteği alamadı. İnternet veya cihaz erişimi olmayan öğrenci oranı ise yüzde 42’ye ulaştı.
ÇOCUK İŞÇİLİK YAYGINLAŞTI
Öte yandan birçok ilde olduğu gibi Maraş’ta da Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulaması kapsamında işletmelere yönlendirilen öğrenci sayısı her yıl arttı. Eğitimciler, bu sistemin çocuk emeğini meşrulaştırdığını ve öğrencileri okuldan kopardığını belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısı 531 bin 504’e ulaştı.
KONTEYNERDE EĞİTİM
Ayrıca Ekim ayında Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024-2025 eğitim öğretim yılı istatistiklerini değerlendiren ERG, çocukların hızla eğitimden koparak işgücüne katıldığını açıkladı. Rapora göre, zorunlu eğitim çağındaki 611 bin 612 çocuk okul dışında. Çocukların büyük kısmının 14-17 yaş grubunda yer alması özellikle lise çağında eğitimden kopuşun hızlandığını ortaya koydu. 15-17 yaşta işgücüne katılım oranıysa yüzde 24,9 olarak belirlendi.
Öğretmenler, norm kadro dengesizliklerinin sürdüğünü, branş dışı görevlendirmelerin yaygınlaştığını aktardı. Depremzede öğretmenler ise barınma ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Depremin üzerinden geçen zamana rağmen Hatay’da krizler çözülmedi. Antakya’da 25’in üzerinde okul, kalıcı konutların tamamlanmaması nedeniyle konteyner kentlerde ders işliyor. Kentte ulaşım sorunu sürerken, bölgedeki toz ve çamurlu yollar hem öğrencileri hem öğretmenleri zorluyor.
TOKİ bölgesinde bulunan 13 okulun bir kısmı eğitime başlasa da, bir bölümü hâlâ kapalı durumda. Kalıcı konutların bitmemesi nedeniyle konteyner yaşamı devam ediyor; bu yüzden öğrenciler yeni okul binalarına geçemiyor, mevcut kapasite atıl kalıyor.
Eğitim-Sen’in eylül ayında yayımladığı “Deprem Bölgesindeki İllerde Eğitimin Durumu” raporu, Hatay’daki tabloyu net biçimde ortaya koydu. Rapora göre kentte kalıcı konutların yalnızca üçte biri teslim edildi. 180 konteyner kentte yaklaşık 180 bin yurttaş yaşam mücadelesi veriyor, 80 bin öğrenci ise konteyner sınıflarda eğitim görüyor. Okulların bir kısmı ikili öğretime geçti, bazı binalar ise birden fazla okul tarafından kullanılmaya devam etti. Şantiye araçlarının yoğunluğu öğrenciler için güvenlik riski yaratırken, personel eksikliği nedeniyle temizlik ve bakım işleri aksadı. Okul idareleri ise, giderleri karşılamak için velilerden “bağış” adı altında para talep etti.
GEÇEN BEŞ YILA RAĞMEN
Deprem riski gerekçesiyle boşaltılan İzmir’deki okulların yerine yenileri hâlâ yapılmadı. Yıkılan ya da taşınan okul sayısı 50’yi aştı. Birleştirilen okullarla birlikte yaklaşık 100 okulda fiziki yetersizlikler ve zamanlama sorunları eğitim sürecini aksattı.
Konak’ta Şehit Ömer Halisdemir Bilim Sanat Merkezi’nin sınıf yetersizliğinden dolayı Necatibey Ortaokulu’nun koridorlarında ders yaptığı, aynı anda iki farklı öğretmenin ortaokul ve lise öğrencilerine birlikte ders işlediği belirlendi. Bilgisayar laboratuvarları dolaplarla çevrilip koridorlara taşındı. Okullardaki personel açığı da derinleşti. 2 bin 934 okulun bulunduğu İzmir’de 54 bin öğretmen görev yaparken kadrolu hizmetli sayısı 100’ü bile bulmadı. Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında çalışan geçici personeller düşük ücret nedeniyle iş bırakmaya başladı. Pek çok okulda temizlik, öğretmenler veya öğrenciler tarafından yapıldı.
KRİZ ÇÖZÜLMÜYOR
İstanbul’da da tablo farklı olmadı. Deprem gerekçesiyle boşaltılan birçok okul yeniden inşa edilmedi. Bahçelievler’deki Mustafa Kemal İlkokulu ve Ortaokulu iki yılı aşkın süredir başka okullarda “misafir” olarak eğitim görmeye devam etti. Okulun inşaatı hâlâ başlamadı.
Kent genelinde temizlik ve güvenlik sorunları derinleşti. Yardımcı personel sayısı yetersiz kaldı, okullar kendi oluşturdukları bütçelerle bu açığı kapatmaya çalıştı. Ancak yoksul mahallelerde bu durum imkânsız hale geldi. Eğitim emekçileri, MEB bütçesinin daraltılmasının bu kronik sorunların çözümünü daha da geciktireceğini belirtti.
ÇOCUKLAR DEPRESYONDA
Ekonomik kriz ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle öğrencilerin büyük bir bölümü aç ya da yetersiz beslenerek okula gitti. TÜİK verilerine göre Türkiye’de eğitim enflasyonu yüzde 71,67’ye, gıda enflasyonu ise dünya sıralamasında en üst seviyelere çıktı. Bu durum öğrencilerin dikkat süresini azalttı, öğrenme güçlüğü ve devamsızlığı artırdı. Öte yandan Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün araştırmasına göre 5 yaş altı çocuklarda bodurluk oranı yüzde 10’a yükseldi. TTB ve SES’in Hatay’da yaptığı araştırmada ise bodurluk ve zayıflık oranlarının arttığı belirlendi. TÜİK’in 2024 çocuk yaşam verilerine göre 5–17 yaş arası çocukların yüzde 7,3’ü kendini her gün depresyonda hissetti. 13–17 yaş arası çocukların yarısı sınav döneminde aşırı kaygı yaşadı.


