birgün

9° HAFİF YAĞMUR

BİRGÜN KİTAP 14.02.2020 11:31

Eski uygarlıklar unutulmasın diye

Eski uygarlıklar unutulmasın diye

ZEBERCET KATİP

Alfa Yayınları, Uygarlıklar Dizisi adı altında yeni bir diziyle antik toplulukların, kültürlerin izlerini süren ve onlara dair kısa, öz girişler sunan kitapları yayımlamaya başladı. Dizinin ilk kitapları şunlar oldu: Jörg Klinger- Hititler, Hermann A. Schlögl-Eski Mısır, Friedhelm Prayon-Etrüskler. Üç kitabın da çevirmenliğini Almancadan Türkçeye yüze yakın eser çevirmiş Firuzan Gürbüz Gerhold üstlenmiş.

Hermann Alexander Schlögl’in Eski Mısır’ı, MÖ 450 civarında Herodotos’un “Nil’in armağanı” diyerek bu nehrin, ülkenin hayat damarı olduğu gerçeğini isabetli bir şekilde tespit ettiği Eski Mısır’ı etkili bir şekilde okuyucuya sunuyor. Schlögl bu çalışmasında antikçağdan bu yana anıtsal yapıları, sanat eserleri, muazzam yazılı belgeleri ve gizemli diniyle büyüleyen Eski Mısır’ın tarih öncesi dönemden firavunların yönettiği Mısır’ın sonunu mühürleyen Kraliçe Kleopatra’nın intiharına dek dört bin yıllık tarihini etkileyici bir şekilde aktarıp Firavunlar tarihinin yanı sıra Nil ülkesindeki din, kültür ve günlük yaşamı da aydınlatıcı bir dille kaleme alıyor.

Münih’te Maximiliansgymnasium’dan mezun olduktan sonra oyunculuk ve sahne sınavlarına giren Hermann A. Schlögl, Ludwig-Maximilians Üniversitesinde edebiyat ve drama okudu, çeşitli tiyatrolarda yer aldı. Mısırbilim, arkeoloji, antik tarih gibi alanlarda ders alan yazar, Mısırbilim Ansiklopedisi’nin yazarlarından biridir. Nil ülkesinin tarihi ve kültürüyle ilgili çok sayıda monografi çeviren Schlögl, sergi katalogları ve dergiler için sayısız yazı yazmıştır.

Alfa Yayınları Uygarlıklar Dizisinin ikinci kitabı Hititler’de yazar Jörg Klinger, Ön-Asya’nın en kalıcı izler bırakmış halklarından olan ve Yunan antikçağı öncesinde yaşayan Mısırlılar ya da Asurlar gibi büyük kültürlerden farklı olarak sonraki nesillerin hafızasından büyük ölçüde silinen Hititlerin tarihiyle ilgili kısa ve öz, aynı zamanda sadece konuya ilgi duyan araştırmacıların değil, her kesimden okuyucunun da rahatça okuyabileceği bir giriş metni ortaya koyuyor. Antik Yakındoğu araştırmalarında uzman profesör olan, Berlin Özgür üniversitesinde ders veren ve Hitit dili, tarihi ve kültürünün, bilimsel çalışmalarının temelini oluşturduğu Jörg Klinger bu çalışmasında Hititlerin eski dilini ve kültürünü aydınlatırken hükümdarları 1. Hattuşili ve 1. Murşili liderliğinde MÖ ikinci binyıldaki yükselişlerini içeren tarihi sürece de ışık tutup Hitit hükümdarlığının temel özellikleri, toplumu, ekonomisi, yasaları ve dininin yanı sıra ölümden sonraki yaşamla ilgili inanışları ve kültürel süreklilikleriyle ilgili de birçok bilgi aktarıyor.

Uygarlıklar Dizisinin bir diğer kitabı olan Etrüskler’de, Etrüsk-İtalyan arkeolojisi uzmanı Friedhelm Prayon, yaşantıları ve sanat eserleriyle ilgili kanıtların -kaplar, silahlar ve süs eşyaları, taş lahitler, ölü küllerinin saklandığı kaplar ve ölüm döşeklerinin gömülü olduğu muazzam mezarlar- son derece farklı bir toplumun varlığını ortaya koyan ve MÖ 8. yüzyıldan itibaren İtalya’nın büyük bölümüne egemen olan, Fenikeliler ve Yunanlarla geniş kapsamlı ticari ilişkiler kuran, ilk Romalıları uygralaştıran, sonunda bu büyüyen güce teslim olan Etrüsklerin izini sürüyor. Marburg Üniversitesinden “Etrüsk Mezarı ve Ev Mimarisi” konulu teziyle doktorasını tamamlayan, 1970-71 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsünde etkin rol alan, 1988-2006 yılları arasında Etrüsk-İtalyan Arkeolojisi kürsüsü başkanlığı yapan, uzunca bir süre aktif saha çalışmalarında bulunan Prayon Etrüskler’de, bu uygarlığın yaşam koşulları, çok çeşitli sanat eserleri, duvar resimleriyle süslü mezarları, gelenekleri, dilleri, çağdaşlarına yabancı görünen ve şaşkınlık uyandıran dinsel düşüncelerine dair bildiklerimize kısa ve öz bir giriş yapıyor. Ayrıca Etrüsklerin devlet, toplum, dil, yazı, şehir, Etrüskoloji gibi kavramlarına, ticari hayat, genişleme, büyüme, çöküş süreçlerine odaklanıyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız