Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu: Seyitgazi yangını soruşturmasında sorumlular korunuyor
Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, Seyitgazi'de 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınında soruşturmanın etkin yürütülmediğini ve sorumluların korunduğunu söyledi. Açıklamada "Sorumlular yargı önünde hesap verene kadar adalet talebimizi haykıracağız" denildi.

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınına ilişkin soruşturmada kamu görevlileri için izin verilmemesine tepki gösteren Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, “Aklayamazsınız, hesap vereceksiniz. Adalet istiyoruz” açıklamasını yaptı. Platform, ihmallerin üzerinin örtülmeye çalışıldığını belirtti.
Seyitgazi'de 22 Temmuz 2025'te çıkan orman yangınında 5 orman işçisi ile 5 AKUT gönüllüsünün yaşamını yitirmesine ilişkin tartışmalar sürüyor.
Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, Orman Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelerek "Yangın değil, katliam", "Hesap soruyoruz", "Katliamlara alışmayacağız", "Unutmak yok, affetmek yok" yazılı döviz ve pankartları açtı.
Platform adına açıklama yapan Avukat Mert Yedek, yangının ardından başlatılan soruşturmada önce “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildiğini, itirazlar sonrası dosyanın yeniden açıldığını anımsattı.
Ancak bu kez de üst düzey kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmediğini belirten Yedek, “Taleplerimizce soruşturmaya dahil edilen üst düzey sorumluluğu bulunan Seyitgazi Orman İşletme Müdürlüğü'nde görev yapan kişilerin ve Eskişehir ilinde görev yapan ilgili diğer kamu görevlilerinin soruşturulması Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığınca engellendiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Orman Genel Müdürlüğü soruşturma izni verilmemesine karar vererek sorumluları yargıdan adeta kaçırmaktadır" dedi. Yedek, yangına müdahalede ciddi ihmaller bulunduğunu öne sürdü. Yangına havadan müdahale yapılmadığı, karadan ise yeterli ekipman ve personel olmadan müdahalede bulunulduğu söyleyen Yedek, resmi raporlarla tanık anlatımlarının çeliştiğini söyledi.
SORUŞTURMA EKSİKLERLE DOLU
Olaydan kurtulan çok sayıda kişinin ifadesine başvurulmadığını, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü söyleyen Yedek, yaşamını yitiren işçilerin yeterli eğitim aldığına dair raporların da gerçeği yansıtmadığı kaydetti., “İki aylık deneyimi olan işçilerin böylesi büyük bir yangına eksiksiz hazır olduğu iddiası kabul edilemez” diyen Yedek, şöyle devam etti:
"Seyitgazi Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yanmaz kıyafetlerin dağıtıldığı fakat, yangın ani çıktığı için dağıtım imza altına alınmadan gerçekleştirildiği raporlanmıştır. Ayrıca yangın sonrası olay yerinde tamamen yanmış arazöz aracının dolabında 5 adet yanmaz kıyafetin de içinde olduğu çantanın da yangında kullanılmadan yandığından bahsedilmektedir. Fakat Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen olay yeri inceleme tutanağında tamamen yanan arazözün yitirdiğimiz işçilerimizden birinin kullanımında olduğu ve kaybettiğimiz arkadaşımızın üzerinde yanmaz kıyafet bulunmadığı sabittir ve araçta 5 adet çanta olduğuna ilişkin hiçbir tespit bulunmamaktadır. Yani Bakanlık raporunda açık açık yitirdiğimiz orman işçileri için yeterli ekipmanın verildiğini fakat ölen işçilerin kendi kusurlarıyla bu ekipmanı kullanmadıklarını raporlamaktadır. Bedenleri kömürleşecek kadar yangına maruz kalan işçilerin bu ekipmanı kendi iradeleriyle kullanmadığını tespit etmek aklımızla alay etmekten başka bir şey değildir. Vicdansızlıktır ve açıkça aklamaktır. Bu cezasızlık politikasını derinleştirmenize müsaade etmeyeceğiz. Sorumlular yargı önünde hesap verene kadar adalet talebimizi haykırmaya ve gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Yanmaz kıyafet, ayakkabı, koruyucu nitelikte ekipman, oksijen maskesi, oksijen tüpü, haberleşme amacıyla telsiz vb. ekipmanın verilip verilmediği, yangına müdahale eden kişilere yeterince yiyecek, içecek ve dinlenme imkanı sağlanıp sağlanmadığı denetlenmeden bu cinayetin üstü örtülemez. Yangın öncesi ormanı yangını en küçük boyutta tutacak ve yangın anında en kısa sürede ulaşıp kolayca müdahele edecek tedbirlerin alınmadığı, yetersiz ekipmanla, hava desteksiz, yeterli personel bulunmadan, iş güvenliğinin bulunmadığı, iletişimin sağlanamadığı koşullarda yaşanan ihmaller sonucu büyük bir facia yaşanmıştır. Yanan ormanlık alanları otellere teslim edenler, sabotaj haberleriyle milliyetçiliği körükleyenler, Türk Hava Kurumu’nun yangın söndürme uçaklarını ihaleyle satışa çıkartanlar, elektrik dağıtım hizmetlerini özelleştirenler, ormancıların yangın söndürme eğitim kamplarını kapatıp eğitimsiz işçileri ölüme sürükleyenler 10 yurttaşımızı cinayete kurban edenlerdir. Sorumlular hesap verene kadar, yargılanana kadar mücadele edip bu davanın takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz."


