Ev hapsindeki öğrenciye Eğitim-Sen’den dayanışma ziyareti
1 Mayıs öncesi düzenlenen şafak operasyonuyla gözaltına alınıp 78 gündür ev hapsinde tutulan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir'e, Eğitim-Sen yöneticileri dayanışma ziyaretinde bulundu. Ziyarette, gençlerin cezalandırma yoluyla bastırılmak istendiği, ancak bu baskının dayanışma ve birliktelikle aşılabileceği vurgulandı.

Atahan UĞUR
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, 5 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Eroğlu, 2 No’lu Şube Sekreteri Erdal Fırıncıoğulları ve öğrenci Mahir Ulaş Eroğlu, 78 gündür ev hapsinde tutulan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir’i evinde ziyaret etti.
Ziyaret sırasında Karademir, 1 Mayıs öncesi düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındığını hatırlatarak, üzerinden 11 hafta geçmesine rağmen hakkında hâlâ bir iddianame hazırlanmadığını belirtti. Ev hapsinin ne zaman sona ereceğinin de belirsiz olduğunu söyleyen Karademir, yaşadığı hukuki belirsizliğin yarattığı rahatsızlığı dile getirdi.
“GENÇLER KİMSEYE ZARAR VERMEDEN KENDİ GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI”
Ziyarette konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Cezaevlerinin doldurdular, şimdi evleri de cezaevlerine dönüştürüyorlar. Tüm ülkeyi hapishaneye çeviriyorlar” dedi. Irmak şöyle konuştu:
“Gençliğin kendi ülkesine ve geleceğine sahip çıkma hakkı vardır çünkü gelecek, gençliğin ellerindedir. Biz de bu ülkenin kamu emekçileri olarak daha güvenli kampüsler, eşit sınav hakları ve özgür bir eğitim ortamı için iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik. Çünkü gençlerin mücadelesiyle bizim mücadelemiz aynı yerden besleniyor: Daha eşit, daha özgür, daha demokratik bir Türkiye özleminden. Üstelik gençler bu mücadeleyi verirken ne yakıyorlar, ne yıkıyorlar, ne de birine zarar veriyorlar. Yüz binlerin sokağa çıktığı süreçlerde cam dahi kırılmadan ortaya konan bu demokratik ve insani duruş, iktidarın tüm karalama çabalarına rağmen gençliği toplumun en güvenilir öznesi haline getirdi. Üstelik Z kuşağı olan siz gençlere çok laf ediliyordu ancak bu süreçte gösterdiğiniz duruşla tüm algıları yıktınız. Bu gençlik sayesinde umudumuz gelişti. Ancak bu umudu ve sorumluluğu size size yükleyip dışarda durmayı da hiç düşünmüyoruz.”
“ÖĞRENCİNİN YERİ KELEPÇELİ EVLER DEĞİL, ÜNİVERSİTE SIRALARIDIR”
Arda’ya ziyarete gelen Eğitim-Sen 5 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Eroğlu ise iktidarın rıza üretemediği yerde hukuku sopa gibi kullanmasına dikkat çekerek, “Düşünce açıklamak dünyanın hiçbir yerinde suç değildir. Türkiye’de de değil. Ama halkı savunmak, sokağa çıkmak, hak talep etmek suç haline getiriliyor. Beyazıt Meydanı’nda yıkılan barikat, bu ülkeye giydirilmeye çalışılan deli gömleğinin yırtılmasıydı. Öğrenciler baskıya boyun eğmedi. Biz de sokakların özgürleştirdiğini gençlerden öğrendik ve sokağa çıktık. Bize bunu öğreten gençlerin yeri evinde karanlığın içinde hapsolmak değil, bir öğrencinin yeri üniversitesidir, bir öğrencinin yeri kantinlerdir, bir öğrencinin yeri sokaklardır, meydanlardır” ifadelerini kullandı.
“GENÇLİĞE KARŞI SİSTEMATİK BİR BASKI VAR”
Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Sekreteri Erdal Fırıncıoğulları ise gençliğin mücadele tarihindeki yerine dikkat çekti: “Gençlik sokağa çıktığında toplumda umut beliriyor. Bu, Gezi’de de böyleydi, bugün de böyle. Ne sendikaların çağrısı ne siyasi liderlerin sözleri o heyecanı yaratabiliyor. Bu yüzden hep gençleri hedef aldılar, çünkü onlar da biliyor ki bu ülkeye yön verecek olan sokağa çıkan gençlerdir. Bugün sınav sistemleriyle kendi ideolojik yapılanmalarıyla yetiştirdikleri gençlere yol açmak için ülkenin çok başarılı gençlerini hırpalamaya çalışıyorlar. Böylece başarılı öğrenciler sistemin dışına itiliyor. Ancak sizin mücadeleniz sadece kendiniz için değil, bu ülkenin geleceği için de umut veriyor. Bu yüzden gençler bizim için çok kıymetli. Biz kamu çalışanları olarak yanınızdayız, arkanızdayız.”
Ne Olmuştu?
Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir, 1 Mayıs’tan önce düzenlenen bir şafak operasyonuyla kaldığı öğrenci yurdundan gözaltına alındı. Hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla soruşturma açıldı. Ancak delil olarak sunulan sosyal medya paylaşımlarının çoğunun Cumhurbaşkanı ile ilgisi dahi olmadığı belirtildi. Gözaltında dört gün boyunca tutuldu.
Bu süreçte ailesine ve avukatına haber verildiği söylenerek “Aileme haber verildiğini onaylıyorum” yazılı bir tutanak imzalatıldı. Ancak ne ailesine ne de avukatına gerçekten bilgi verildiği ortaya çıktı. Serbest bırakılmasının ardından hakkında hiçbir iddianame hazırlanmadan ev hapsine alınan Karademir, ilk bir ayı elektronik kelepçesi dahi olmadan geçirdi. Bürokratik aksaklıklar, final dönemine denk gelen süreçte Arda’nın sınavları üzerine de belirsizliğe sebep oldu.
78 gündür devam eden ev hapsi boyunca telefonuna, bilgisayarına ve kimliğine dahi ulaşamayan Karademir, bu durumu “sosyal ölüm” olarak nitelendiriyor.


