birgün

18° AZ BULUTLU

KADIN 19.09.2020 08:43

Evden çalışan kadınlar anlatıyor: 10 dakikalık arada yemek koyuyorum

Evden çalışma uygulaması kadınların ev içindeki sorumluluklarını daha da artırdı. Konuştuğumuz kadınlar, “Çalışırken birden kendimi fasulye ayıklarken buluyorum”, “Toplantılara kucağımda çocukla katılıyorum”, “Sorumluluklarımız daha da arttı” diyor.

Evden çalışan kadınlar anlatıyor: 10 dakikalık arada yemek koyuyorum

YAREN ÇOLAK

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle yaşama geçirilen evden çalışma uygulaması, kadınların ev içi yükünü daha da artırdı.

İş ortamında cinsiyete dayalı ayrımcılıklarla mücadele eden kadınların sorunları uzaktan çalışmayla da son bulmadı. Evden çalışmayla neredeyse kalkma durumuna gelen mesai saatlerine bir de ev içi sorumlulukları eklendi.

Konuştuğumuz kadınlar, on dakikalık molalarda bile koştur koştur yemek hazırlamaya çalıştıklarını söylerken, bazıları da toplantılara kucağında çocuklarıyla katıldıklarını aktardı.

KENDİMİ FASULYE AYIKLARKEN BULUYORUM

evden-calisan-kadinlar-anlatiyor-10-dakikalik-arada-yemek-koyuyorum-782542-1.Bir sivil toplum kuruluşunda burs sorumlusu olan Filiz Çelebi, evden çalışma uygulamasıyla mesai kavramının ortadan kalktığını söyledi.

Söz konusu uygulamayla kadınların iş yükünün de arttığını ifade eden Çelebi, “17 Mart’tan bu yana süresiz olarak evden çalışıyoruz. Mesai saatlerimiz normalde sabah 09.00-18.00; ancak evden çalışma durumu nedeniyle mesai kavramı kesinlikle kalktı. Evde bilgisayar karşısında çalışırken bir yandan da fasulye ayıklarken buluyorum kendimi. Çünkü evde devam eden bir yaşamsal döngü var. İş yerinde bir ofisiniz, bir yalıtımınız var ama evde öyle değil. Kapı da çalıyor, çocuk da ağlıyor, yemek vs. işleri hep devam ediyor. Evde çalışma ortamınızla ilgili yalıtım yapma imkânınız yok. Kadın olarak daha fazla emek vermemiz gerekiyor. ‘Anne olmak, profesyonel iş, evdeki işler…’ bunları yaparken kendinize ait hiçbir özel alan kalmıyor” diyor.

evden-calisan-kadinlar-anlatiyor-10-dakikalik-arada-yemek-koyuyorum-782546-1.“Ben çok önemli bir toplantıdayken içerden çocuk yemek isteyebiliyor. O anda hem annesin, hem çalışan kadınsın o kadar çok kişilik bölünmesi yaşıyorsun ki…” diyen Çelebi, önceki rutinlerinin de ortadan kalktığına işaret etti.
Özel alanının kalmadığını da kaydeden Çelebi, şöyle devam etti:

“Daha öncesinde yemek saati gibi rutinler vardı ancak şimdi evde adeta 24 saat yemek yeniyor ve yapılıyor. O emek süreci birbirine karıştı. Yani iki ayrı sorumluluk tek bedende birleşmek zorunda kaldı. İş yerinde molalarda sosyalleşmek için zaman bulabiliyorsunuz; ancak evde böyle bir mola yok. Sosyalleşme alanları sıfırlandı. Marttan beri evdeyiz, ben daha bir tane kitap okuyamadım. Dinlenemiyorum, kendime zaman ayıramıyorum. Tüm hayat eve taşındı, tamamen eve bağımlı hale geldim. Tekrar işe dönmek istiyorum.”

evden-calisan-kadinlar-anlatiyor-10-dakikalik-arada-yemek-koyuyorum-782543-1.

KENDİMİZE VAKİT AYIRMAK MÜMKÜN DEĞİL

Özel bir bankada Bilgi Teknolojileri bölümünde çalışan Defne Kıryazı da evden çalışma uygulamasıyla birlikte kendine zaman ayıramayan yüzlerce kadından yalnızca biri… On dakikalık molalarında dahi çocuklarıyla ilgilenmek zorunda kaldığını aktaran Kıryazı, şöyle konuştu:

“Evden çalışınca sanki daha rahatmış gibi bir algı var kurumlarda. İstenilen saate toplantı vs. konulabiliyor. Mesai kavramı kayboldu. Sabah kalkıyorum 09.00’da, mecbur bilgisayarı açmak zorundayım. Bu arada çocuklar uyandığı için onlarla da ilgilenmek zorundayım. 10 dakikalık molam var o molada da koştur koştur çocuklara yemek vs. koyuyorum. Bilgisayarlarımız izleniyor, bilgisayardan kalkmam söz konusu olmuyor. Öğlen molasında da bir saat molam var. Onda da yine çocukların ihtiyaçlarıyla ilgilenmem gerekiyor. Temizlik vs. gibi durumlardan bahsetmiyorum bile. Evden çalışırken çocukların yanında oluyoruz evet ama tüm düzenimiz bozuldu. Her şeyin merkezinde siz varsınız. Ev işleriyle ilgilenmeniz lazım, çocuklarla ilgilenmeniz lazım, profesyonel işinizi bir yandan devam ettirmeniz lazım. Kendime vakit ayırmam söz konusu değil. İş yerinde sosyalleşme şansı buluyorduk.”

evden-calisan-kadinlar-anlatiyor-10-dakikalik-arada-yemek-koyuyorum-782541-1.

TOPLANTIDAYKEN ÇOCUK KUCAĞIMDA OLUYOR

Evden çalışma uygulamasının psikolojik olarak yıprattığını belirten Kıryazı, “Ben toplantıdayken çocuk kucağımda oluyor. Çünkü çocuğum küçük ve ben annelik görevimle profesyonel işimi aynı anda yürütmeye çalışıyorum. Ben kesinlikle normal düzene geçilmesinden yanayım. Her şeyin bir düzeni vardı. Evimin, çocuklarımın, işimin... Şimdi hepsine aynı anda yetişmeye çalışıyorum. Kendimden feragat etmek zorunda kalıyorum. Kendime ait bir şeyler yapmayı öteler hale geldim. Bu anlamda insan psikolojik olarak yıpranıyor. Bir an önce son bulsun istiyorum” dedi.

Özel bir tekstil fabrikasında kumaş satın alma bölümünde kumaş kalite kontrol sorumlusu olarak çalışan Kimya Mühendisi Emine Çakıcı ise “Ben 6 hafta evden çalıştım. Mesai saatleri çalışma saatleri dışına taşıyordu. Bir oğlum anaokulu döneminde, biri üniversite hazırlık çağındaydı. Bir yandan çocukların eğitimiyle ilgilendim bir yandan evin sorumlulukları vardı” ifadelerini kullandı.

SORUMLULUKLARIM ÇOK ARTTI

evden-calisan-kadinlar-anlatiyor-10-dakikalik-arada-yemek-koyuyorum-782544-1.Sorumlulukların daha arttığını belirten Çakıcı, sözlerini şöyle noktaladı:

“Normalde çocuklar ve ev işleri için yardım alıyordum ancak evden çalıştığım dönemde bu yardımları da alamadım. İşe gittiğimizde işe odaklanabiliyoruz. Evdeyken böyle bir durum söz konusu değil. Hem iş hem çocuklar beraber yürütmeye çalıştım. Sorumluluklar çok arttı. Tekrardan evden çalışma durumuna dönmek istemem. Çocukların da bizim de normal hayata dönmesi daha sağlıklı oldu.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız