Google Play Store
App Store

Sudan’ın başkenti Hartum’da yüzlerce eylemci yine sokaktaydı. Bayrakları, afişleri sallayarak sokaklarda yürüdüler, bakanlar kurulu binası önüne gittiler. Savcılık binasının önünü işgal ettiler.

Eylemlerin yıldönümünde Sudanlılar adalet talep ediyor

2019 yılında Sudan’ın dört bir yanında yapılan demokrasi taraftarı eylemleri onurlandırmak isteyen yüzlerce insan 3 Haziran Perşembe günü bir kez daha sokağa döküldü. Eylemlerde Sudan polisi tarafından öldürülen yüzlerce insan anıldı. Eylemciler adalet talep etti. Ellerinde Sudan bayrakları dalgalanıyordu.
Tarih yaklaşırken eylem çağrısı yapanlar Sudanlı Profesyoneller Derneği ve Direniş Komitesi oldu. Ömer el-Beşir karşıtı eylemlere öncülük eden ve nihayetinde el Beşir’in devrilmesiyle sonuçlanan eylemlere öncülük edenler de yine bu oluşumlardı.

2019 eylemleri esnasında ordu karargahı önünde toplanan eylemciler siyasi değişim talep ediyor ve yönetimin sivillere teslim edilmesini talep ediyorlardı. 3 Haziran günü ordunun saldırısına uğradılar. En az 128 kişi öldürüldü ve yüzlerce kişi yaralandı. Tecavüz ve işkence iddiaları hızla yayıldı.

Öncesinde ordu son 30 yıldır ülkeyi yöneten el-Beşir’i koltuğundan indirmiş, komutanlar tarafından yönetilen bir ‘geçiş yönetimi’ oluşturmuştu. İnsanlar 3 Haziran’ı unutmadılar ve o günden beri eylemler düzenliyorlar. Geçen haftaki eyleme katliamda yaşamlarını yitirenlerin aileleri de katıldı.

Hükümet ordu karargahına giden yolları kapattı ve bir gün öncesinde eylemcileri ‘karargahtan uzak durmaları’ için uyardı. Tabii ordu katliamda parmağı olduğunu da inkar etti. Sudan geçiş hükümeti çığ gibi büyüyen toplumsal tepki karşısında harekete geçmek zorunda kaldı ve 2019 yılında katliamı araştıracak bir tür ‘bağımsız komite’ oluşturuldu. Fakat aradan 2 sene geçti ve komite halen herhangi bir rapor yayınlamadı. Eylemciler katliamın uluslararası kuruluşlar tarafından araştırılmasını talep etti.

Bu esnada geçiş dönemi hükümeti de 2019 eylemcilerinin taleplerini yerine getirmemekle, kendine verilen yetkileri icra etmemekle suçlanıyor. İsyancı gruplara yönelik politikaları, ülkedeki ekonomik koşullar ya da dış politika gibi birçok konuda ağır eleştiriler ile karşılaşıyor, düzenli eylemlerle protesto ediliyor. El Beşir’e yönelik eylemler ilk patlak verdiğinde göz önünde duran başlıca sebep ülkede enflasyonun bir anda yükselmesi ve insanların yaşam koşullarının hızla kötüleşmesi olmuştu. Ekonomi yerinde sayıyordu ve işsizlik yüksekti. İç politikada koşullar bir savaş durumunu andırıyordu ve asker sivil siyasete müdahale ediyordu. Eylemler üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen bu konularında halen çözümsüzlük hakim. Asker halen Sudan siyasetinde söz söyleyebiliyor. Yeni rejim insanların yaşamlarını iyileştirecek politikalar hayata geçirmek yerine İsrail ve ABD gibi ülkelerle ittifak kurmakla meşgul oluyor.

Sudan Komünist Partisi’nden Dr. Fathi Elfad hükümet içindeki sözde ‘demokrasi yanlısı’ bazı oyuncuların dahi toplumsal harekete ihanet ettiklerini söylüyor. İki ay önce yapılan benzer bir eylemde güvenlik güçleri yine eylemcilere ateş attı ve iki insan öldü, birçok insan yaralandı.

Başbakan Abdulllah Hamduk aynı gün bir açıklama yaptı ve katliamda yaşamını kaybedenler için adaletin sağlanması adına hükümetin elinden geleni yaptığını söyledi. Güvenlik güçlerinin geçiş hükümetinde ‘önemli yer tuttuklarını’ kabul etti ve bu durumun zaman zaman adaletin tesisini yavaşlattığını, savcıların talep ettikleri bilgilere erişmelerini güçleştirdiğini de itiraf etti.

Çeviren: Fatih Kıyman
Kaynak: People’s Dispatch