Facianın hesabını kim verecek?
Kocaeli Gebze’de 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan bina çökmesiyle ilgili ne Ulaştırma Bakanlığı ne de Gebze Belediyesi yetkilileri için bir soruşturma başlatıldı. İlgili kurumlar adeta sessizliğe gömüldü.

İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.netKocaeli’nin Gebze ilçesinde bir binanın çökmesi sonucu aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirmesinin üzerinden saatler geçmesine karşı yetkililerden olayın sorumlularına ilişkin net bir açıklama yapılmaması dikkat çekti. Gerek Ulaştırma Bakanlığı gerek Gebze Belediyesi’nden herhangi bir yetkilinin görevden el çektirilmesi ya da sorumluluk alındığına dair bir açıklama gelmemesi tepkilere yol açtı. Yaşananların ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı da adeta sessizliğe gömüldü. 12 yıllık bir binanın, ortada deprem olmamasına karşın yıkılması soru işareti yarattı.
Olay yerinde ihmaller zinciri iddiaları gündemdeki yerini korurken henüz başlatılan soruşturma, incelemeden öteye gidilemedi. Faciadan 5 ay önce yurttaşların metro inşaatından kaynaklı evlerinde hasar oluştuğuna dair Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) dâhil pek çok yetkili merciiye bunu bildirdiği ancak bir önlem alınmadığı da ortaya çıktı.
CİMER’E YAZILMIŞ!
Bir yurttaş tarafından CİMER’e yapılan başvuruda şu ifadeler yer aldı: “İkamet ettiğim binanın yakınında bir süredir metro inşaatı çalışmaları sürmektedir. Bu çalışmalar başlamadan önce evimizde herhangi bir çatlak veya yapısal sorun bulunmazken çalışmaların başlamasıyla birlikte evimizin çeşitli bölgelerinde (özellikle tavan- duvar birleşim yerleri ve kolon hizalarında) gözle görülür çatlaklar meydana gelmiştir. Ayrıca dış kapımız kapanmakta zorlanmakta bu durum binada oturma ya da kayma ihtimalini düşürmektedir. Durumun can ve mal güvenliğimizi tehdit etmesinden ötürü endişe duymaktayım. Bu kapsamda; metro çalışmalarının çevre binalar üzerindeki etkilerinin incelenmesini, binamızda oluşan hasarın bu çalışmalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının teknik olarak tespit edilmesini ve gerekirse sorumluların belirlenmesini talep ederim.”
∗∗∗
19 SAAT SONRA ÇIKARILDI
Gebze’deki Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi’nde 7 katlı bina önceki gün sabah saatlerinde aniden çöktü. Enkaz altında kalan 5 kişilik aileden ilk olarak 12 yaşındaki Muhammed Emir Bilir ve 14 yaşındaki Nisa Bilir’in cansız bedeni çıkarıldı. Gece boyu süren çalışmaların ardından yaklaşık 19 saat sonra ise önce 44 yaşındaki baba Levent Bilir sonra 37 yaşındaki anne Emine Bilir’in cansız bedenlerine ulaşıldı. 4 kişilik Bilir ailesi dün düzenlenen törenin ardından Gebze Merkez Mezarlığı’nda toprağa verildi. Arama çalışmalarının 8’inci saatinde yaralı çıkarılan 18 yaşındaki Dilara Bilir ise tedaviye alındı. Arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından ekiplerin bina çevresinde çalışmaları dün sabah yeniden başladı. Temizlik işçileri tozla kaplanan yolları ıslatarak temizlik çalışması yaptı. Binanın enkazında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen savcılardan oluşan heyet, incelemelere başladı.

∗∗∗
DOÇ. DR. SAVAŞ KARABULUT: DÜZENLİ KONTROLLERİN YAPILMASI GEREKİRDİ
Metro, tünel, havalimanı, baraj gibi kritik önemdeki yapıların mutlaka güzergâh etütlerinin en başında doğru planlanması ve 2-3 boyutlu jeofizik ölçümlerin yapılması, geoteknik raporların hazırlanması gerekiyor. Metro inşaatını yürüten yetkili firmanın, Bakanlık gözetiminde ve belediye ile eşzamanlı olarak açılan tünelde yapılarla ilgili herhangi bir sorun olup olmadığını incelemesi lazım. Eğer patlatma yapılıyorsa, patlatmayla ilgili jeofizik ölçümlerin yapılması zorunludur. Patlatma gerçekleştiğinde, patlatmanın etkileyebileceği tüm alanlar incelenir. Tünel inşaatı sürecinde de üstündeki yapılarda oturma, göçme veya kayma gibi risklerin olup olmadığı araştırılmalıdır. Tünel inşaatlarında genellikle sorunlar, projenin başlangıç aşamalarında ortaya çıkar. Büyük projelere başlamadan önce mutlaka güzergâh eksperi yapılır; jeofizik ölçümler alınır, sondajlar gerçekleştirilir ve çeşitli deneyler yapılır. Ancak Türkiye’de genel olarak güzergâh eksperi maliyet kalemi olarak görüldüğü için eksik yapılmakta, bu da güzergâh seçiminde hatalara ve yapılarda sorunlara neden olabilmektedir.
Tünel inşaatı tamamlanmış ve tünel güzergâhı üzerinde yapılar inşa edilmiş olsaydı, belediyenin bu yapılar için mutlaka bir geoteknik ve jeofizik rapor hazırlatması gerekirdi. Bu raporda yapının temeliyle ilgili, yani binanın yüküne bağlı olarak yeraltında oluşan basınç soğanı incelenmeli; binanın yükünün kaç metre derine kadar etki ettiği ve bu etkinin tünel üzerinde ve yapıya etkileşimine etkisi olup olmadığı belirlenmesi gerekir. Bu aşamada da jeofizik ölçümlerin yapılması lazımdı.
Gebze Belediyesi’nin imar planında, yıkılan binanın bulunduğu yerin tam tünel güzergâhı üzerinde olduğu görülmektedir. Bu tür zemin yenilmelerinin önlenebilmesi için inşaat sürecinde düzenli kontrollerin yapılması ve bunların kayıt altına alınması gerekir. İhaleyi alan firma, Çevre Bakanlığı ve belediye koordineli biçimde bu kontrolleri yürütmeli ve belgeleri kayıt altına almalıdır. Bir yapının 12 yıl sonra durup dururken çökmesi beklenen bir durum değildir. Böyle bir çökme ya yapıya sonradan bir müdahale yapılmış olmasından ya da zeminde oturma meydana gelmesinden kaynaklanır. Ancak 12 yıl sonra bu denli ciddi bir oturmanın sonucu olarak döşemelerde seyim olması pek olası değildir. Bu nedenle, odaklanılması gereken en önemli nokta zeminde ya da zemine yapılan müdahalelerde bir sorun olup olmadığıdır. Bu tür durumlarda jeofizik ekiplerin yerinde inceleme yapması şarttır. Bu çalışmalar yapılmışsa mutlaka kayıt altındadır; yapılmamışsa, akla gelen en olası neden metro inşaatında kontrolsüz veya denetimsiz imalat yapılmış olmasıdır.

Gebze Teknik Üniversitesi - İnşaat Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisi


