Fail değil mağdur suçlu!
Demre Sebze Hali’nde meydana gelen ve 1 işçinin yaşamını yitirdiği patlamanın el yapımı patlayıcı kaynaklı olduğu emniyet raporuyla ortaya çıktı. Buna rağmen sanıklar tahliye edildi. Avukat Aslan, “Adaletin yönü mü değiştirildi” diye sordu.

Kayhan Ayhan
kayhanayhan@birgun.netAntalya’nın Demre ilçesi Küçükkum Mahallesi’nde bulunan Demre Toptancı Hali’ndeki depoda 22 Eylül 2025’de meydana gelen patlamada 1 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Patlamaya ilişkin işletme sahibi Yunus Emre Ç. ile babası "taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla tutuklandı.
7 Ocak 2026 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun ardından 9 Ocak 2026 tarihinde sanıklar tahliye edildi.
Emniyet Bomba İnceleme Raporunda ise şüphelilerin ileri sürdüğü gibi “gübrenin kendiliğinden patlamasının” bilimsel olarak mümkün olmadığı, gübrenin ancak bilinçli oranlar ve kimyasal eklemelerle patlayıcı niteliği kazanabileceği açıkça belirtildi. Buna rağmen sanıkların bilirkişi raporu sonrası tahliye edilmesi avukatların ve ailenin tepkisini çekti.
‘RAPOR ŞAİBELİ’
Raporu BirGün’e değerlendiren avukat Harun Aslan, bilirkişi raporunu şaibeli olarak değerlendirdi. Aslan, "Bomba uzmanı raporu, patlamanın bilinçli bir şekilde hazırlanan el yapımı patlayıcı sonucu meydana geldiğini ortaya koymasına rağmen, şüpheliler savunmalarında patlamayı ‘gübre bidonlarının patlaması’ olarak göstermeye çalıştı. Bu savunma, bomba uzmanı raporuyla açıkça çürütüldü" dedi. Dosyada yalnızca teknik raporlar değil; görgü tanıkları, müşteki beyanları ve olay yeri inceleme tutanaklarının da yer aldığını anlatan Aslan, şöyle devam etti: "Tanıklar, şüphelilerin daha önce dinamitle balık avladığını belirtirken; olay yeri inceleme raporunda dalgıçlıkta kullanılan ekipmanların işyerinde bulunduğu resmi olarak kayda geçti. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, patlamanın basit bir ihmal ya da kaza olmadığı; bilinçli bir şekilde hazırlanan el yapımı patlayıcıyla meydana geldiği dosya kapsamından açıkça anlaşılıyordu. Buna rağmen, dosyaya sunulan diğer rapor ise şaibeli olup açık açık şüphelileri aklamış ve hayatını kaybeden ile yaralanan işçilere kusur yüklemiştir. Raporda, olayda hayatını kaybeden ve yaralanan işçiler için, ‘orada olmasaydı ölmeyecekti’ yaklaşımına varacak şekilde, yaralanarak hayatını kaybetmesinde kendisinin etkisinin büyük olduğu düşünülmektedir yönünde beyanlara yer verildiği; ölüm ve yaralanmanın sebebini el yapımı patlayıcının patlamasında değil de, mağdurların orada bulunmasında aradığı görülmektedir."
GÖRMEZDEN GELİNDİ
Şaibeli olarak kabul ettikleri bilirkişi raporunun esas alınarak, bomba uzmanı raporu ve kriminal delillerin görmezden gelindiğini ve şüphelilerin jet hızıyla tahliye edildiğini kaydeden Aslan, "Oysa dosyadaki maddi deliller ve teknik tespitler, olayın taksir sınırını aştığını; en azından olası kastla öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyordu. Şüphelilerin bölgenin en varlıklı ailelerinden birine mensup olması, kamuoyunda şu soruyu kaçınılmaz hale getiriyor: Bilimsel raporlar mı dikkate alındı, yoksa bir raporla adaletin yönü mü değiştirildi?" diye konuştu.


