Falcao ile ısınma turları
FIRAT TOPAL FIRAT TOPAL
Galatasaray, futbolun tüm heyecanını öldüren ulusal takımlar arasından sonra sahalara döndüğü Kasımpaşa maçında, oldukça vasat bir performansla 3 puana ulaştı.

Profesyonel futbolu bir kenara bırakalım, hayatında 3 tane “mahalle maçı” yapmış futbolsever dahi, yeni bir uç oyuncu ile oynamanın takımın karakterinde önemli değişiklikler yapacağını bilir. Bu yüzden, Galatasaray’ın Kasımpaşa karşısındaki performansını, özellikle hücum açısından değerlendirmek ya da sert eleştiriler yapmak için erken olabilir. Bir eleştiri getirilecekse, bu kadro ve takım tertibinin neden ilk haftadan itibaren tahsis edilmediği üzerine olabilir, ancak oyun planı ve bunun uygulamadaki yansımalarını eleştirmek için henüz zamanımız olduğunu düşünüyorum. Tabii bu yorumu ters yüz edebiliriz. Kemal Özdeş’in, neden bu derece yenilenmiş ve yeni orta saha dizilişini daha ilk yarım saat sonra yenilemiş bir takımın üzerine bu kadar az gittiğini konuşabiliriz. Galatasaray açısından oyun planını şöyle sorg ulayabiliriz. Gomis sonrasında, sarı-kırmızılılar 12 ay sonra aradıkları hücum oyuncusunu bulmuş görünüyorlar. Özellikle Falcao’nun daha hareketli ve takımın boyunu kısaltan karakteriyle arkadaşlarına yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Kolombiyalı birçok atakta orta sahanın rakip alana bakan bölümünde pas trafiğinde aktif rol oynuyordu. Diagne ile kıyaslandığında bu alandaki ilave katkısını göz ardı edemeyiz. Bu aşamada artık orta saha ve savunma hattı üzerine daha fazla eğilebiliriz. Marcao-Luyindama ikilisinin bu derece boyu kısalmış bir takımda hala yerleşme ve zamanlama hataları yapmasını eleştirmek gerekiyor. Bunu, belki Kasımpaşa kullanamıyor, fakat Isco, Bale, Neymar, Di Maria ve Cavani fazlasıyla kullanacaktır. Galatasaray ya, bu stoper ikilisi hatalarını en aza indirgeyecek (bunun için bir plan kurulacak) ya da Şampiyonlar Ligi dördüncü maçı oynanmadan, “benim bir hayalim var” felsefesine güzel bir rüya olarak bakacak.

Galatasaray’ın Kasımpaşa ile oynadığı maç sonrası bir not düşmek lazım. Malum, kulüplerin resmi siteleri, bugünlerde bir mahalle kavgası sürdürüyorlar. Biri diğerine laf atıyor, muhatabı, laf atanın ismini vermeden, “bir kulüp” gibi saçma sapan ifadelerle kendisini anlatıyor, bu böyle sürüp gidiyor. Fakat, kimse Galatasaray yönetimi veya teknik kadrosuna, Martin Linnes’in neden kadro dışı kaldığını, gerekçesini, her şeyden önce bununla ilgili neden resmi bir açıklama yapılmadığını sormuyor. İnsanlar 10 gündür, transfer dönemi kapandığından beri bu karar üzerine yorum yapıp duruyor, fakat ortada resmi bir açıklama yok. Sanırım, resmi site ne işe yarar, ne için kullanılır, kulüp başkanları bu kadar sık basına demeç verir mi, “batıya açılan pencere” Galatasaray’ın bu konuda ders alması gereken çok fazla husus var.