birgün

21° AÇIK

Fark edilmek istiyoruz

İspanya’dan geldikleri 15. yüzyıldan bu yana içine kapanık dışa çok açık olmayan bir hayat sürdüren Sefarad Yahudileri Sefarad Kültür Festivali ile kapılarını dış dünyaya açıyor. Yahudiler artık fark edilmek istediklerini çünkü kardeşliğin vaktinin geldiğini söylüyorlar.

BİRGÜN EGE 10.12.2021 11:51
Fark edilmek istiyoruz
Abone Ol google-news

Namık ALKAN

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali, 9 gün süren etkinliklerin ardından sona erdi. 15. yüzyılın ikinci yarısında İspanya’dan gelen Yahudiler olan Sefarad Yahudileri o tarihten bu yana içine kapanık, dışa çok açık olmayan bir hayat sürdürdüler.

İzmir Sefarad Festivali Kurucu Direktörü Nesim Bencoya, “Kardeşliğin vakti geldi. Artık fark edilmek istiyoruz. Bugün biz dışarı açılmak, neyimiz varsa onu göstermek istiyoruz” dedi.

Tarihçi Dr. Erkan Serçe de, Sefarad Festivali’nin Yahudi toplumunun dışa açılmasının önemli bir unsuru olarak görülebileceğini söyledi.

İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Avram Sevinti de kendilerini tanıtmak için gerek İstanbul’da gerek İzmir’de bu tür festivaller ve tanıtımlar düzenlemeye başladıklarını anlattı.

KARDEŞLİĞİN VAKTİ

İzmir Sefarad Festivali Kurucu Direktörü Nesim Bencoya, BirGün’e yaptığı festival değerlendirmesinde festivalin Akdeniz Havzası’nda yapılan tek Sefarad festivali olduğunu söyledi.

Festivalin İzmir ve Yahudiler için çok önemli olduğunu kaydeden Bencoya, “Biz kültürümüzü, kültür mirasımızı kültürel bir etkinlik ile yani festival ile ortaya çıkarıp insanların bizi tanımasını hedefliyoruz. İnsanların bizim kültürümüzü tanıması kültürler arası diyaloğun başlangıcıdır. Çünkü insanlar birbirlerini tanımıyorlar ve tanımadıkça da birbirlerinden korkuyorlar, ön yargılar üretiyorlar ve ondan sonra ilişki imkânsız oluyor. Biz bunu kültürümüzü tanıtarak yıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

İzmir’in Yahudi kültür mirasının sadece Yahudilerin değil tüm İzmir’in kültür mirası olduğunu göstermek istediklerini kaydeden Bencoya, “Tüm Türkiye’nin tüm dünyanın kültür mirasıdır. Festivalde birlikte üretip, birlikte paylaşmaya dönük etkinlikler yaptık. Bizim salonlarımız sinagoglar. Kemeraltı’ndaki eski Yahudi mahallesindeki sinagoglar bizim kültür mirasımızdır. Festival boyunca etkinliklerimiz dolup taştı. İnsanlar hem eğlendi, hem öğrendi. Hem sanat, hem müzik, hem tarih yaptık ve konuştuk” diye konuştu.

Nesim Bencoya, şunları söyledi:

“Yahudi Cemaati sadece 500 yıldır değil, 2500 yıldır buralarda var olan bir cemaat. Ancak yedikleri birçok talihsiz darbe yüzünden Anadolu topraklarında da içine kapanmış bir hal aldılar ve çok uzun süre ‘Biz buradayız’ ama ‘Bizi fark etmeseniz de olur” modunda kaldılar. Biz bu modu gerçekten değiştirmek istiyoruz. Çünkü kardeşliğin vakti geldi. Artık fark edilmek istiyoruz. Bugün biz dışarı açılmak, neyimiz varsa onu göstermek istiyoruz.”

FESTİVAL ÖNEMLİ UNSUR

Tarihçi Dr. Erkan Serçe de Hristiyan dünyası ile Yahudi dünyasının çatışmasının İzmir’e de yansıdığını söyledi. Serçe, “Yahudilerin Hristiyanlarla aralarındaki ilişki sadece iş ilişkisiydi ve bunun dışında zaman zaman çatışma yaşanan bir ortam vardı. Müslümanlarla olan ilişkisi ise bir efendi-kul ilişkisine benzetilebilir. Evet, aralarında çatışma yoktur, hatta mahalleler yan yanadır. Dolayısı ile Hristiyanlarda gördüğümüz çatışma Müslümanlar ile Yahudiler arasında yaşanmaz. Fakat burada Müslümanlar her zaman kendilerini bir üstün yere oturttular. Bu durum Müslümanlarla Hristiyanlar arasındaki ilişkide de geçerlidir. Hâkim unsur Müslümanlardır” dedi.

Yahudi toplumunun çok açık olduğunu söylemenin mümkün olmadığını anlatan Dr. Serçe şunları söyledi: “Hâlâ Türkiye’de zaman zaman İsrail aleyhtarlığına paralel olarak Türkiye’de yaşayan Yahudilerin de zarar gördüğü -Sinagog baskınları gibi- olaylar da var. Bunun İzmir’e de yansımaları olmuştu. Bu durum zaten cemaatin eğilimi olan içe kapanıklığın devam etmesini gerektirmiştir. Şimdi yavaş yavaş Sefarad Festivali ile bu aşılmaya çalışılıyor. Bence Sefarad festivalleri bu açıdan çok önemli. Yahudiler festival ile ortaya çıkıyorlar. Bunu 1990’ların sonunda veya 2000’lerin başında olduğunu düşündüğümüzde yapabilirler miydi? Veya saldırı olmadan bu festivaller yürüyebilir miydi? Yürüyemezdi. Bu aynı zamanda cemaatin dışa açılması. Sinagogları size ziyarete açıyor. Kapıları kitli neredeyse, duvar örülü, kendi haline terk edilmiş olan sinagoglar, havralar hem onarımdan geçiriliyor, restore ediliyor hem de ziyaretçiye açılıyor. Festival dışa açılmanın önemli bir unsuru olarak görülebilir.”

İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Avram Sevinti de Sefarad kültürünü tanıtmanın önemine değinerek, “Sefarad kelimesi İbranice’den gelir ve kelime anlamı İspanya’dır. Sefaradi de İspanya’dan gelenler, yani bizler. Bizler, hepimizin bildiği gibi 1492’de Sultan 2. Beyazıd’ın bizleri kabul etmesiyle buralara geldik ve 500 küsur senedir buradayız. Bu 500 küsur senenin içerisinde son 15 yıla kadar genelde Yahudi toplumu biraz içine kapanık, dışa çok açık olmayan bir hayat sürdürdüler. Bundan on beş, yirmi sene önce birtakım çok ciddi kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalarda baktık ki, geniş toplum üyeleri Yahudiler hakkında çok da olumlu şeyler düşünmüyorlar. İşin enteresan tarafı bunu düşünen insanların büyük bir çoğunluğu hayatlarında hiç Yahudilerle karşılaşmamışlar. Biz de kendimizi tanıtmak için gerek İstanbul’da gerek İzmir’de bu tür festivaller ve tanıtımlar düzenlemeye başladık.”

***

NE OLMUŞTU?

Kastilya ve Leon Kraliçesi I. İsabel ile Aragon Kralı II. Ferdinand 1469’da evlenip, 5. yüzyılın ikinci yarısında İspanya’yı merkezi bir devlet olarak bir bütünlük haline taşıdıkları zaman mevcut nüfus yapısını da kendilerine uygun hale getirmeye çalıştılar. İspanya’da o dönem Müslümanlar ve Yahudiler iki önemli tehdit olarak görülüyordu. Müslümanları savaş yoluyla Kuzey Afrika’ya iterken Yahudileri de baskıyla Hristiyanlığa zorladılar. Engizisyon takibinde olan Yahudiler için İspanya’da yaşamak artık zordu.

1492’de İspanya’yı terk ederek 2. Beyazıt döneminde Osmanlı Devleti’nin çeşitli bölgelerine yerleştiler. Selanik, İstanbul ve Batı Anadolu’nun çeşitli yerlerine yerleştikten sonra İzmir’e geldiler. Böylelikle Osmanlı Devleti’nde kabul gören bir cemaat olarak yerlerini aldılar.

• Tarihçi Dr. Erkan Serçe.

• İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Avram Sevinti.

• İzmir Sefarad Festivali Kurucu Direktörü Nesim Bencoya.

• İzmir Sefarad Kültür Festivali’nde sinagoglar ziyarete açıldı.

• Sefarad Kültür Festivali’nde sinagoklarda kültür etkinleri yapıldı.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol