birgün

6° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 19.01.2020 17:43

Fatih Erbakan: Cumhurbaşkanımızın bir sözünü çok yadırgadım

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, Erdoğan'ın 'Bu ülkede parti kuracaklar bedelini ödeyecekler' sözünü çok yadırgadığını ifade etti

Fatih Erbakan: Cumhurbaşkanımızın bir sözünü çok yadırgadım

Habertürk TV'de Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, AKP'yi eleştirdi.

Erbakan, "Özellikle sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözünü çok yadırgadım, 'Bu ülkede parti kuracaklar bedelini ödeyecekler' sözü. 'Sandık namustur' diyen, kendisi de sandık iradesiyle iktidara gelmiş kimsenin bunu söylemesini çok yadırgadım," ifadelerini kullandı.

"Şu anda iktidarda bulunan AK Parti, paylaşımda ve yönetimde adalet konusunda maalesef sınıfta kalmış durumda" diyen Erbakan, şunları söyledi:

"Verginin yüzde 70'i dar gelirli kesimden toplanıyor. Zenginden daha az, fakirden daha fazla alan bir sistem. AK Parti döneminde zengin daha zengin, fakir daha fakir olmuş. Emekliye 1 senede yüzde +yüzde 4 zam yapacaksınız, elektriğe yüzde 60 zam yapacaksınız. Faize 550 milyar dolar TÜBİTAK'a 13 milyar dolar. Tank palet fabrikasına 50 milyon dolar bulamadık denildi, simit firmasına Ziraat Bankası ödeme yaptı. Emeklilikte yaşa takılanlara, Sakarya tank palet fabrikasına, memura emekliye para yok ama protokol masraflarına, para var. Biz milli görüşçü bir partiyiz. 1000 senelik tarih, inanç, kültür, temel değerlerimizden kökünü alan bir partiyiz. Bu milletin rahmetli Erbakan hocamızın tabiriyle ruh kökü milli görüşçüdür."

Erbakan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Bizim o partide (Saadet Partisi) çalışma yapmamız, insanlara faydalı olmamız engellendi. Bu planlı ve maksatlı olarak engellendi. Bunun çok örnekleri var, ayrıntısına girmeyeceğim. Fatih Erbakan, Erbakan ailesi, hocamıza yakın olan çevresi 'Siz köşede oturacaksınız, konuşma yapmayacaksınız, programa konuşmayacaksınız' dendi. Kütahya Tavşanlı'da programa gitmişiz. Tavşanlı, koskoca 5,5 milyonluk Ankara'dan daha çok oy alınmış. Seçimden sonra ilçe yönetimi görevden alınıyor. Gerekçe ne Fatih Erbakan'ı çağırıp konferans yaptırmaları. Bizim temel politikalara aykırı eylemimiz olsa engelleme olabilir. Ama seçimlerde çalışıyoruz, il il geziyoruz. Böyle bir durumda biz bunu yapmayalım oturalım diyemeyiz, bizim inancımız gereği insanlara faydalı olmak, paylaşımda, yönetimde adaleti temsil etmek. Elinde yetkin olması için siyaset yapman lazım."

"Biz elektrik, elektronik mühendisliği bölümünü okuduk, arkasından doktora yaptık. Doktora çalışmasından sonra Saadet Partisi'nde, Fazilet Partisi'nde çok uzun yıllar siyasetin içerisinde bulunduk. Üniversite tahsilimiz süresi içerinde Milli Gençlik Vakfı'nın üniversite temsilciliği görevini yaptık. Üniversitelerimizde vakfımızı örgütledik. 400'e yakın konferansa gittik. Erbakan Vakfı çatısı altında Türkiye'yi karış karış dolaştık. Bir seneden kısa sürede 70 ilde teşkilatlanıyoruz. Resmi Gazete'de yayınlandı Yeniden Refah Partimiz bundan sonra yapılan seçimlere girecek 15 partiden biri olduğu ilan edildi. Baba koltuğundan kalkıp 'gel oğlum otur' derse babadan oğula geçmiş olur. Biz sıfırdan, eksiden başlayarak parti kurduk, miras devralmadım. Refah Partisi'nin kapatıldığı 16 Ocak'ta, Yeniden Refah Partisi'nin seçimlere gireceği Resmi Gazete'de ilan edildi. Bu çok ilginç bir tesadüf oldu."

BİR SÖZÜNÜ YADIRGADIM

Özellikle sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözünü çok yadırgadım, 'Bu ülkede parti kuracaklar bedelini ödeyecekler' sözü. 'Sandık namustur' diyen, kendisi de sandık iradesiyle iktidara gelmiş kimsenin bunu söylemesini çok yadırgadım. Bir insan 'terör örgütü kuracağım' derse dersiniz, siz nasıl parti kurduysanız, biz de onlar da kuracak. Sistem bir araçtır, nasıl, kimin kullanacağına, hangi hedeflere matuf olarak kullanacağınıza bağlı. Tekrar parlamenter sisteme dönersek bütün bu sıkıntılarda kurtuluruz diye bir şey yok. Bıçak örneği veriyorum hep. Katilin eline geçerse, usta bir yemek şefinin eline geçerse başka olur.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız