Festivallerden festival beğen!

08.09.2019 09:21 BİRGÜN PAZAR
Sinemaseverler için festival sezonu açılıyor, önümüzde sırasıyla !F İstanbul, Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, ardından yeniden iade edilen adıyla Adana Altın Koza, İKSV Filmekimi, Antalya Altın Portakal ve Boğaziçi Film Festivali var. Bu yılın iddialı yerli filmleri de bu festivallerde karşımıza çıkacak, isterseniz bu yoğun takvimdeki Türk filmleri menüsüne bakalım neler var.


Murat Tırpan

!F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali geçtiğimiz yıl Cinemaximum’un tepki çeken kararıyla yapılmamış, onu başlatıp büyütenlerin elinden alınarak sona erdirilmişti. Daha sonra festivalin devam edeceğini CGV’nin açıklamasıyla öğrendik. CGV !F’in süreceğini, eski formata ek olarak ulusal sinemayı da destekleyen bir festivale dönüştürüleceğini açıklamıştı. Yeni !F bu yıl 13-22 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek, her ne kadar Cinemaximum’a eleştirimiz baki olsa da yine de festivalin sürmesi olumlu. Bu yılki ekip de son derece deneyimli, festivalin direktörü Arya Su Altıoklar yıllardır Kısa Kes festivalini yapan bir isim ve !F ruhunu aynen koruduklarını dile getiriyor. Programda Gökkuşağı gibi bir bölümün devam ediyor olması da bunun işareti. Bu yıl !F’e özellikle öğrenciler için önemli bir bölüm de eklenmiş !F Okul.

!F’te yarışacak ulusal yarışma filmlerine gelince, yarışmadaki filmlerin çoğu geçen yıldan kalma, bildiğimiz filmler. Serhat Karaaslan’ın bir hapishane gardiyanının mektupları okumasını konu alan güçlü filmi Görülmüştür, Osman Nail Doğan’ın Güvercin Hırsızları, Süleyman Arda Eminçe’nin Moda’da yaşayan gerçek bir polis baskınını konu alan küçük bütçeli filmi Suç Unsuru ve Ali Vatansever’in Fikirtepe’de geçen mülteciler ve kentsel dönüşüm ekseninde dönen filmi Saf’ı, Elif Akarsu Polat ve Çiğdem Bozali’nin Kader Postası filmlerini daha önce festivallerde görmüştük. Dolayısıyla !F seçkisi geçtiğimiz yılın filmlerini toplamış görünüyor. Ulusal yarışmadaki tek yeni film Can Evrenol’un Peri: Ağzı Olmayan Kız isimli filmi. Evrenol’un başrolünde çocukların olduğu ve distopik bir atmosferde geçen -Ayvalık’ta da gösterilecek- hikâyesi yönetmenin hem seviyesini koruduğunu hem de yenilikçiliğini gösteren hararetle önerebileceğimiz bir iş.

Alternatif sinema kaynağımız Başka Sinema altıncı yılında Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin ikincisini 4-9 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşturacak. Ayvalık’ta filmler yarıştırılmıyor ancak yeni yerli yapımlar açısından zengin bir gösterim programı var. Evrenol’un Peri’si kaçmaz, bugünlerde sinemalarda da gösterime girecek olan Emin Alper’in Saraybosna Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü alıp geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil beş ödül kazanan filmi Kız Kardeşler, Emre Yeksan’ın Körfez’den sonra yaptığı yeni ve deneysel filmi Yuva, yine Serhat Karaarslan’ın Görülmüştür’ü, Yapımcılığını Tolga Karaçelik ve yönetmenliğini Kıvanç Sezer’in yaptığı Küçük Şeyler, Barış Atay’ın yine geçen yıldan kalan ikinci filmi Aden, Pelin Esmer’in merakla beklenen ve dünya prömiyerini Saraybosna Film Festivali’nde yaptığı, Mersin’in ücra köylerinden Arslanköy’ün tiyatrocu kadınlarının açık havada sahnelediği tragedyayı konu edinen Kraliçe Lear öne çıkan isimler. Ayrıca festivalin çocuklar için yapılan atölyelerinin bu yıl kaybettiğimiz BirGün’ün değerli sinema yazarı arkadaşımız Cüneyt Cebenoyan adına düzenlendiğini de ekleyelim.

Filmekimi yine havalar soğumaya başlarken içimizi ısıtacak sıcak bir programla geliyor. Sinemaseverler için Filmekimi çoğu yıl içinde gösterime girecek yabancı filmleri topluca aradan çıkarmak için iyi bir fırsat. Filmekimi’nde yerli film bölümü olmadığı için hemen merakla beklenen Adana’ya geçelim. Adana bu yıl yine “Altın Koza” adıyla 23-29 Eylül tarihlerinde yapılacak. 2016 yılında, “kentin daha iyi tanıtılması” amacıyla festivalin isminde değişikliğe gidilmiş ve festivalin isminden Altın Koza ibaresi çıkarılarak, bundan sonra Uluslararası Adana Film Festivali adıyla düzenleneceği açıklanmıştı. Bu yıl belediyenin değişmesi ile eskiye dönüldü ve Koza ismi geri geldi. Antalya da Adana gibi belediyenin değişmesiyle değişen festivallerden, ülkemiz sinemasının kaderi ne yazık ki yerel yönetimlere dolayısıyla doğrudan siyasete bağlı olmak. İşin ilginç tarafı festival için belediyenin çıktığı ihale, geçerli teklif olmaması nedeniyle dört Eylül tarihinde iptal olmuştu, festivalin yapılıp yapılamayacağı merak edilirken hemen ertesi gün yarışma filmleri duyuruldu. Adana’da bu yıl organizasyonun ve daha maliyetli olan uluslararası seçkinin akıbetini açıkçası merak ediyoruz.

Adana’nın yarışma filmleri ise Antalya ile birlikte en merak ettiğimiz seçkiydi kuşkusuz. Görünüşe göre bu yıl Adana’da on iki yerli film yarışacak. Bu filmler arasında yine Görülmüştür, Aden gibi filmler ve Ayvalık’ta karşımıza çıkacak Kraliçe Lear ve Küçük Şeyler de var. Öte yandan Semih Kaplanoğlu’nun birdenbire Oscar adayı seçilip herkesi şaşırtan, fragmanından bir Meleğin Düşüşü atmosferi kokladığımız, ama bakanlıktan aldığı destekle bütçesi büyük olan filmi Bağlılık-Aslı filmini ve tanımlanması zor bir ilk film olan Tuzdan Kaide ile eleştirmenlerimizi ikiye bölmüş olan Burak Çevik’in Aidiyet’ini merakla bekliyoruz. Bunun dışındaki filmler ise daha çok Yılan Hikayesi gibi dizilerden tanıdığımız Nihat Durak’ın yönettiği “Kapı”, Eylem Kaftan’ın arıcılık yapan bir kadının doğayla mücadelesini anlatan filmi “Kovan”, Cenk Ertürk’ün yönettiği “Nuh Tepesi”, Köken Ergün’ün yönettiği “Şehitler” ve Cihan Sağlam’ın yönettiği “Uzun Zaman Önce” Bu seçkiye baktığımızda 2019’un Türkiye sineması açısından çok da verimli bir yıl olmadığını söyleyebiliriz. Umarız Adana’daki henüz görmediğimiz filmler ve Antalya seçkisi bizi şaşırtır.

Antalya’nın bu yıl yönetimin değişmesiyle nasıl bir program ve tavırla karşımıza çıkacağı merak konusuydu. Malum 2014 yılında Revan Tuvi’nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek belgeseline uygulanan sansürden, sonra belgesel bölümünün ve Ulusal Yarışma’nın iptalinden sonra bu yıl ne olacaktı?

Açıkçası bu yıl danışman olan isimlerden biri herkesi hayli şaşırttı, Hülya Uçansu, Menderes Türel döneminde sansürün uygulandığı 51’inci festivalde de düzenleyici komitede yer almıştı. Bu yılki festivalin danışmanı olarak ilan edilen yönetmen Reis Çelik’le ilgili de böyle eleştiriler olmuştu. SİYAD bu yıl yaptığı açıklamada diğer meselelerin yanı sıra festivalin sansüre karşı açıklama yapmasını istemiş ve daha önceki filmlerin yeniden davet edilmesine açık çağrı yapmıştı. Ne yazık ki yapılan ilk tanıtım toplantısında festival komitesi ve belediye sansür konusunda hiçbir açıklama yapmadı. Sadece iyi bir haber olarak ulusal yarışmanın bu yıl geri döndüğünü biliyoruz. Programın açıklanacağı toplantıda bu konuda en azından bir özeleştiri yapılacak mı, bir tavır gelecek mi umutla bekliyoruz. 26 Ekim-1 Kasım tarihlerinde yapılacak festivalin seçkisi ise henüz belli olmadığı için en büyük merak konusu.

Antalya’da bu yılki olumlu gelişmelerden biri Altın Portakal Sinema Okulu. Festival bu yıl Türkiye’deki üniversitelerin radyo, televizyon, sinema, medya, iletişim ve görsel sanatlar bölümlerinden yüz öğrenciyi festivalin konuğu olarak Antalya’da ağırlıyor. Bunu daha önce Adana yapmıştı, !F de bu yıl okul bölümünde birçok etkinlik düzenliyor, Ayvalık ’Kültür için Alan’ başlığında sinema okullarını davet ediyor, workshoplar yapıyor; dolayısıyla festivaller akademiyle olan kopuk ilişkiyi kurmanın önemini fark etmiş görünüyor ki bu çok doğru bir hamle. Ek olarak Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu yılki yeniliklerinden biri de, sinema sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmek amacıyla verilecek Cahide Sonku Ödülü olacak.
Tıpkı Antalya gibi 18-25 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek olan Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal yarışma filmleri de henüz belli değil. Ancak yukarıda bahsettiğimiz festivallerden kalan filmleri de Antalya’nın toplayacağını düşünürsek çok da yenilik beklememek doğru olur. Bildiğimiz gelişmelerden ikisi festivalin bu yıl Festivalscope iş birliği ve First Cut Lab ile ortaklık gerçekleştirecek olduğu.

Son olarak Uluslararası Malatya Film Festivali’nin durumundan bahsedecek olursak memleketten bir festival daha eksilmek üzere gibi görünüyor. İlk olarak Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan belediyenin mali sorunları nedeniyle, bu yıl yapılmayacağını açıklamış, festival ekibini dağıtmıştı. Daha sonra Malatya’nın bu yıl 15-21 Kasım 2019 tarihleri arasında Malatyalı Yönetmen Haydar Işık tarafından gerçekleştirileceği açıklansa da yavaş yavaş ülkemizin köklü festivallerinden biri olma yolunda ilerleyen bu festivale bu yıl kaynak bulunamadığı, belediyenin organizasyonu üniversiteye devrettiği biliniyor. Bu yüzden festivalin niteliği ve içeriğine dair hiçbir şey belli değil.

Tüm bunların dışında merakla beklediğimiz başka filmler de var ancak henüz festival takvimleri belirsiz. İlk uzun metrajlısı Kar ile adından övgüyle söz ettiren Emre Erdoğdu’nun ikinci uzun metraj filmi Beni Sevenler Listesi; Ümit Ünal’ın son filmi Aşk, Büyü, vs.; Erdem Tepegöz’ün bilim kurgu türünde olması nedeniyle beklentileri yükselten işi Gölgeler İçinde, Kaan Müjdeci’nin başrollerini Ertan Saban ile Saadet Işıl Aksoy’un paylaştığı yeni filmi, Türk- Japon ortak yapımı İguana Tokyo gibi filmlerin yolculuk takvimi henüz belirsiz.