Final oynamayı bilmeyen ülkeyiz
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN
"Öğrenme yetersizliği: Kendi yetersizliğini fark etmeyen yanlış bir özgüven, duruma nesnel bakamamaktan kaynaklanan bir körlük...

“Öğrenme yetersizliği: Kendi yetersizliğini fark etmeyen yanlış bir özgüven, duruma nesnel bakamamaktan kaynaklanan bir körlük, önyargılara kapılmaya hazır bir zihinsel tembellik”

Basketbol Ulusal Takımı'nın ikincilik için verdiği mücadeleyi bundan iyi açıklayan bir tasvir olamaz. Sayın Erdal Atabek’in pazertasi günkü yazısında yaptığı bu saptama benim için iyi ölçü olmuştur. Gerçi kendisi bu sürece olumlu yaklaşması ile benim olumsuz yaklaşmam arasında amaç farkı vardır, ama ikimizde kendi alanımızdaki doğrululukları ortaya koymaya çalıştık.

Futbolda Dünya 3.sü olduk.

Basketbolda Dünya 2. olduk

Ama şampiyon olamadık!..

Hangi jenerasyon ile bir daha futbol da yarıfinal, basketbol da final oynayabiliriz.

Bakın futbola; Dünya Kupası elemelerini bile geçemiyoruz. Yani guruplardan çıkamıyoruz.

Basketbolda bir daha ne zaman final oynama becerisini göstereceğiz?..

Aslında bunların hepsi birer kayıptır, kazanç değildir…

Nasıl olurda futbolda üçüncülüğe sevinebiliriz?..

Nasıl olurda basketbolda ikinciliğe sevinebiliriz?..

Kahrolmamız gereken pozisyonlarda…

Bizim şampiyon olmayı hedeflememiz gereken pozisyonları cömertçe karşı tarafa hediye etmemizin tek açıklaması:”Öğrenme yetersizliği” denen zihinsel disiplinsizlikten başka bir şey değidir.

Sırbistan'ı yendik; ikincilik primi açıklandı!..

Ali Ağaoğlu ikincilik için birer daire vererek kendi primini ikincilik üstüne yaptı.

Medya ikinciliği çoktan kabul etmişti.

Federasyon ilk dört derken; final oynamayı aklından bile geçirmemişken ikinciliğe çoktan razı idi.

1,5 milyon TL,

Birer daire,

 400 altın ikincilik için hiç fena değil…

Herkes ikinciliğe razı iken, basketbolcuların suçu ne? Şampiyon olmamak için…

Zaten Basketbol Ulusal Takımımız, Amerika ile final maçına çıkarken; çoktan ikinciliği kabul etmişlerdi.

Farkında değildiler; böyle bir şansın hiç kimseye nasip olamayacağının.

Belki bir daha kimseye  nasip olamayacaktır.

Final oynamak, şampiyon olmak, ciddi emek ister. Bunun yanında derinlemesine ciddi spor kültürü ister.

Devletten-mütahitlere, medyadan-seyircilere şampiyon olunması için teşvik lazım, motive lazım.            Eğer bir prim açıklanacaksa bu final maçının sonucunda olmalı, öncelik; final maçının kazanılması ve şampiyon üzerini olmalıdır.

20-25 yıl önceki, maç başlamadan başkanın soyunma odasına girerek galibiyet primi açıklama raconu; günümüz koşulları için geçerliliği olmayan bir reflekstir.

Spor yapısı içinde şampiyon olma duygusunun getirisinin karşılığı hiç bir şekilde maddi olarak alınamaz.

O şampiyonluk tektir.

Her şey sadece şampiyonluk için olmalıydı,olmalıdır.

Çünkü ikincilik bir kayıptır, kazanılmış sonuç değildir.

Nasıl olurda ikincilik için bu kadar sevinilir anlamakta güçlük çekiyorum.

Üzünülmesi gerekirken!..

Bir daha böyle bir şans yakalaya bilirmiyiz?..

Şampiyonluk ana hedeftir ve tektir.

Ikincilik ve üçüncülük kayıp neticesinde oluşan sonuçtur.