Fırat'ın doğusunun arka planındakiler

02.11.2018 09:43 SİYASET
Fırat’ın doğusuna operasyon sinyali veren Erdoğan'ı stratejik ortağımız dediği ABD’den gelen "Kürtler ile Türkiye arasında bir çözüm için çabalarımızı yeniden başlattık" açıklaması durdurabilir

HABER MERKEZİ

Türkiye geçen hafta gerçekleştirdiği hava operasyonun ardından bu seferde Kobane’ye yönelik obüslerle önceki gün top atışı gerçekleştirdi. Bu gelişmeler Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonun yapılıp yapılmayacağı konusunu sıcak bir gündem haline geldi. AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın operasyona ilişkin sözleri bu adımın atılması konusunda istekli olduklarını gösterirken ABD’den peş peşe gelen açıklamalar meselenin Türkiye açısından çok da kolay olmadığını gösteriyor.



PYD’nin bu bölgede askeri ve siyasi hakimiyetinin yanı sıra ABD ile kurduğu ittifak söz konusu alana ilişkin operasyonda Tramp’ı da ‘söz sahibi’ kılıyor. Pentagon’dan hafta başında gelen ‘hem Türkiye hem de PYD ile görüşüyoruz’ açıklaması ABD’nin söz konusu operasyona ilişkin isteksizliğini gösteriyor. ABD cephesinden yapılan ‘IŞİD’le mücadele ve IŞİD’le mücadelenin ortağı YPG’ vurgusu bu isteksizliği en somut ifadesi olarak gösteriliyor.

ABD'den açıklama
Dün de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, ABD’nin “iki ortağı Kürtler ve Türkiye arasında bir çözüm bulunmasına yönelik çabaları yeniden başlattığını” duyurdu. Uluslararası ilişkiler uzmanları ve stratejistler söz konusu açıklamayı bölgeye yönelik bir saha operasyonunun istenmemesi olarak değerlendiriyor. ABD’nin PYD’nin de desteğiyle bölgede kalıcı olmak istediği yine uzmanların sıkça dile getirdiği konuların başında geliyor.

Jeffrey’nin açıklamasında çarpıcı bir ifade daha yer aldı. O da ABD’nin bölgedeki adımlarını dayandırdığı üç öncelikti. Jeffrey bunları şöyle sıraladı: IŞİD’e karşı koymak, İranlı güçleri ve İran destekli güçleri Suriye topraklarından çıkarmak ve BMGK’nin 2254 No’lu kararı temel alan bir siyasi bir süreç tesis etmek

Bu açıklamada öne çıkan İran ve IŞİD vurgusu hali hazırda IŞİD’e karşı mücadele eden YPG’ye yönelik operasyonun ABD tarafından destekleneceği tezini ciddi biçimde zayıflatıyor. Bu tabloya bir de dün YPG'nin omurgasını oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG), IŞİD'e karşı operasyonları askıya aldığını ABD'ye bildirdiğini eklersek bu durum perçinleniyor.

İran faktörü
Bunun yanında ise İran’a yönelik 4 Kasım’da hayata geçirilecek yaptırımlar da kritik bir konu. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in 2 gün önce Dolmabahçe Sarauyı’nda gerçekleştirdiği görüşmede öne çıkan konu İran’a yönelik yaptırımlarda Türkiye’nin İran’a destek sunacağıydı. Bu gelişmeyle birlikte değerlendirildiğinde ABD’nin İran meselesinde isteksiz olan Türkiye’ye karşı YPG’ye yönelik operasyonu açıktan ya da örtülü olarak destekleyeceği ihtimal dahilinde görünmüyor.

Yine Türkiye’den yapılan hem resmi hem de resmi olmayan açıklamaları dikkate aldığımızda ABD’ye karşı ciddi eleştiriler yer alıyor. Bu Türkiye’nin ABD hattından kopması anlamına gelmemekle birlikte ABD ile gerilimin süreceğini gösteriyor. Türkiye’nin ABD’ye rağmen Fırat’ın Doğusu’na bu tabloda açık bir operasyona girmesi çok mümkün görünmemekle birlikte iç kamuoyunda ‘zevahiri kurtarmak’ adına önceki günkü günküne benzer lokal adımlar atması muhtemel.

***

ABD’den açıklama: İzliyoruz

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, ülkesinin Suriye’deki başlıca hedeflerinin, “IŞİD’e karşı koymak ve İran’ı Suriye topraklarından çıkarmak” olduğunu söyledi. Suriye’nin Kuzeydoğusunda YPG ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile koordinasyon yaptıklarını belirten Jeffrey, ABD’nin “iki ortağı Kürtler ve Türkiye arasında bir çözüm bulunmasıyla yönelik çabaları yeniden başlattığını” da kaydetti. Suriye Özel Temsilcisi, İran’ı Suriye’den çıkarmanın ABD için “siyasi bir hedef” olduğunu, askeri bir hedef olmayacağını belirtirken, İsrail'in ise Suriye’deki askeri seçeneği dışlamayarak İran’ın ülkedeki askeri kabiliyetini vurmaya çalıştığına dikkat çekerek, İsrail’in Suriye’deki İran hedeflerini vurmasını savundu.