birgün

15° YER YER HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞIŞ

ÇALIŞMA YAŞAMI 22.09.2020 08:25

Gaz sızıntısına rağmen çalışmaya zorlanmışlar: İşçinin hayatı bu kadar ucuz olmamalı

Mersin Serbest Bölgesi’nde gaz sızıntısı nedeniyle üç tekstil fabrikasında çalışan çok sayıda işçi zehirlendi. 20 işçi hastanelik oldu. İşçiler “İlk başta 3 kişi fenalaştı ama biz çalışmaya devam etmek zorunda kaldık. O zaman önlem alınsaydı böyle olmazdı” diyor.

Gaz sızıntısına rağmen çalışmaya zorlanmışlar: İşçinin hayatı bu kadar ucuz olmamalı

EMEK SERVİSİ

Mersin Serbest Bölge’de bulunan bir tekstil fabrikasında dün sabah saatlerinde amonyak borusunun patlaması nedeniyle gaz sızıntısı meydana geldi. İçel Efor Tekstil, Aras Tekstil ve YD Tekstil adlı fabrikalarda çalışan yüzlerce işçi gazdan etkilendi. Bazı işçiler bayılırken, bazıları kendilerini zor bela dışarı atarak kusmaya başladı. İşçilerin durumu giderek kötüleşince sağlık ekiplerine haber verildi. Gazdan hafif etkilenen işçilere olay yerinde müdahale edilirken yaklaşık 20 işçi çevre hastanelere kaldırıldı.

Olayın ardından İçel Efor Tekstil ve Aras Tekstil’de üretime ara verildi, işçiler eve gönderildi. YD Tekstil’de ise eve gitmek isteyen işçilerin ücret kesintisiyle tehdit edildiği iddia edildi. İşçiler, “Olayın başında önlem alınsaydı, patronlar durumu geçiştirip bizi çalışmaya zorlamasıydı bu iş bu raddeye gelmeyecekti. Hayatımız bu kadar ucuz olmamalı” dedi.

ÇALIŞMAYA DEVAM ETMEK ZORUNDA KALDIK

Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası’nın (DEV TEKSTİL) aktarımına göre, Aras Tekstil’de çalışan bir işçi yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Bir firmada amonyak borusu patlamış. YD Tekstil ve Efor Tekstil’in oralarda. Sabah işe gittiğimizde etrafta gaz konusu vardı. İlk başta 3 kişi rahatsızlandı ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bize ise saat 8 gibi kokunun geçtiği söylendi, içeriye çalışmaya girdik. Daha doğrusu çalışmak zorunda kaldık. 20 dakika sonra bölge güvenliği atölyeyi boşalttığında dışarısı mahşer kalabalığına döndü. Bayılanlar, kusanlar… 10’dan fazla ambulans ve özel araçlarla 20-30 kişi zehirlenme şüphesiyle hastanelere götürüldü. Eğer güvenlik boşaltmasaydı bu sayı daha da artabilirdi.”

“Sabahtan işveren bu durumu geçiştirip bizi çalıştırmasaydı bunlar yaşanmayacaktı” diyen işçi, şöyle devam etti: “Hayatımız bu kadar ucuz olmamalı. Ben Aras Tekstil’deyim. Yan yana zaten bu firmalar. Şu an evimizdeyiz, bizi eve gönderdiler. Size anlatamam, çok kötüydü. Herkes panik içindeydi, her tarafta yatan arkadaşlarımız vardı. Kime koşacağımızı şaşırdık. Yani bile bile, göz göre göre bizi çalıştırmak olayı bu noktaya getirdi. Yoksa erken önlem alınsaydı bu derece olmazdı. Kimse bu denli etkilenmezdi.”

‘EVE GİDENİN 6 GÜNLÜK ÜCRETİNİ KESERİM’

Bir diğer işçi ise şunları söyledi: “İçer Efor Tekstil ve Aras Tekstil’in patronu aynı. Bu işyerleri boşaltıldı. Ambulansların biri gidip biri geldi. Yaklaşık 230 kişiye yakın rahatsızlanan oldu her iki işyerinde. YD Tekstil’de ise bir saat beklediler. Şu anda o işyerindekiler çalışmaya devam ediyorlar. Allah onların yardımcısı olsun.”

Bir YD Tekstil işçisi ise patronun çalışmaya devam etmeleri için kendilerini ücret kesintisiyle tehdit ettiğini belirterek, “Patron eve giden işçilerin 6 günlük yevmiyesini kesmekle tehdit ediyor. 1 saat sonra işbaşı yapılacağını söyledi. Biz yine de çıktık, eve gidiyoruz” dedi.

***

Üretimin devamı işçi sağlığının önüne geçti

DEV Tekstil Çukurova Bölge Temsilcisi Ahmet Subaşı, şunları kaydetti: “İşçilerin anlattığına göre olay ancak kritik aşamaya geldiğinde önlem alınıyor. YD Tekstil’de işçilere izin bile verilmiyor, hatta eve gidenlerin 6 günlük ücretinin kesileceği söylenerek baskı yapılıyor. Bazı işçiler bu baskıya rağmen kendi imkânlarıyla eve gidiyor.


Sendikamıza şikâyetlerini ileten işçiler, ilk başta bu olay ciddiye alınmadığı için zehirlenen işçi sayısının arttığını söylüyor. Yani bir kez daha üretimin devamı, çarkların dönmesi işçi sağlığının önüne geçmiştir. Bu durum kabul edilemez. Tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız