Gazeteci Ercüment Akdeniz hakkında tahliye kararı
241 gündür tutuklu olan gazeteci Ercüment Akdeniz, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davada bugün ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Akdeniz savunmasında, "HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, sayın Cumhurbaşkanı’yla tokalaştı. Yanlış anlaşılmasın, suçluyor değilim ama HDK’nin eş sözcüsü bu kadar üst düzey bir görüşmeye katılıyorsa ben niye burada yargılanıyorum?" diye sordu. Duruşmaya saat 12:15 civarında ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Akdeniz'in tahliyesine hükmetti.

Halkların Demokratik Kongresi'ne (HDK) yönelik 18 Şubat'ta düzenlenen İstanbul merkezli operasyonlarda ev baskınıyla gözaltına alınarak 22 Şubat'ta tutuklanan ve bugün ikinci duruşması görülen gazeteci Ercüment Akdeniz, tahliye edildi.
Gazeteci Akdeniz’in “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması 11.30 civarında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Akdeniz, bugün 241 gündür tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden duruşma salonuna getirildi.
Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görülecek duruşmayı, Ercüment Akdeniz'in ailesi, CHP Milletvekili Utku Çakırözer, DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Sol Parti MYK üyesi Alper Taş, TİP Milletvekili Kadıgil, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, eski HDP Milletvekili Musa Piroğlu, Göçmen ve Mülteci Dayanışma Ağı, Cumartesi Anneleri, İHD İstanbul Şubesi, DİSK Basın-İş, TGS ve gazeteci meslektaşları takip ediyor.
Salon kapasitesi yetersizliği nedeniyle izlemeye gelenlerin yalnızca bir kısmı salona alınırken, çok sayıda kişi duruşmayı salon dışında bırakıldı.
TANIK, AKDENİZ’İ HİÇ TANIMADIĞINI SÖYLEDİ
Mahkeme heyeti, duruşmada Akdeniz’in savunmasının üç avukat ile sınırlandırılmasına karar verdi. Duruşma, tanıkların dinlenmesiyle başladı.
MLSA'nın aktardığına göre, ilk tanık, Akdeniz’i “hiç tanımadığını” belirterek, daha önce verdiği ifadeyi hatırlamadığını, iddianameyi bilmediğini ve suçlama konusu toplantıya katılmadığını ya da şahitlik etmediğini söyledi.
Duruşmada savunmasını yapan Akdeniz, "Kamuoyu beni gazeteci olarak tanır; haberlerim, çalışmalarım ve kitaplarımla tanınırım. Hal böyleyken silahlı örgüte üye olma suçlaması akıl dışı, eşyanın tabiatına aykırı. Hepimiz Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanını okuduk. Cezaevinde yeniden okudum ve şunu gördü; suç cezasını arıyor. Bu dosyada da böyle. Benim burada yargılanmam abesle iştigal" dedi.
"HDK EŞ SÖZCÜSÜ CUMHURBAŞKANI’YLA TOKALAŞIYOR, BEN NEDEN YARGILANIYORUM?"
Telefon görüşmelerinin listelendiği HTS kayıtlarına göre konuştuğu kişiler arasında HDK’lı kimse olmadığını da anlatan Ercüment Akdeniz, savunmasına şöyle devam etti: “Yazdığım kitabın kapağında yazan SDKP harflerini iddianameye MLKP olarak yazarsanız, ben burada maddi hata dışında kötü niyet ararım. Bunun gibi birçok maddi hata var" Ercüment Akdeniz savunmasına şöyle devam etti:
"HDK’nın terör örgütü olarak suçlanması, günümüzdeki gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda bir paradoks. Bu paradoks hâlâ devam ediyor. TBMM açılışının yapıldığı gün düzenlenen resepsiyonda HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş katıldı, sayın Cumhurbaşkanı’yla tokalaştı, herkes gülerek poz verdi. Yanlış anlaşılmasın, suçluyor değilim ama HDK’nin eş sözcüsü bu kadar üst düzey bir görüşmeye katılıyorsa ben niye burada yargılanıyorum? Bu süreç iyidir, barış iyidir, bunlar devam etsin. Ama gelinen noktada bu davayı uzatmanın da bir manası yok. Benim HDK’de hiçbir görevim olmadı."
Ercüment Akdeniz uzun tutukluluk sürecine dair de şunları söyledi:
“Sekiz aydır ailemden, işimden, gazeteci olarak yapacağım haberlerden uzak kaldım. Geçimini sağlamakla yükümlü olduğum bir ailem var. Herkes tahliye oldu, sekiz ayı geride bıraktık. Tek tutuklu sanık ben kaldım. Adli kontrol şartları kaldırılan arkadaşlar da var. Benim tek başıma kalmış olmamı anlamlandıramıyorum.”
SAVCI TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ
Avukat Özcan Karakoç, "Dosyada toplanacak bir delil kalmadı" diyerek dosyanın esas hakkındaki mütalaaya gönderilmesini talep etti.
Savcı ise mütalaanın henüz hazır olmadığını belirterek, suçlamanın katalog suç kapsamında olması gerekçesiyle Ercüment Akdeniz’in tutukluluğunun devamını istedi.
TAHLİYE KARARI
Duruşmaya 12:25 civarı ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Akdeniz'in tahliyesine karar verdi.
Akdeniz hakkında yurt dışına çıkış yasağı da verildi.
Duruşma 10 Şubat 2026'ya ertelendi
Gazeteci Ercüment Akdeniz hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan davanın duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Akdeniz, HDK’ye yönelik operasyonda gözaltına alındıktan sonra 22 Şubat’ta tutuklanmıştı. Çok sayıda destekçi de duruşmayı izlemek için adliyeye… pic.twitter.com/Z0YKFzzVvy
— MLSA Dava Takip (@MLSADavaTakip) October 23, 2025
Akdeniz’in ilk duruşması 31 Temmuz’da görülmüştü. Ercüment, duruşmada yaptığı savunmada, "Hakkımdaki suçlamalar maddi hatalarla dolu ve dayanaksız. Gazetecilik faaliyetim cezalandırılmak isteniyor" ifadelerini kullanmıştı. Mahkeme, Akdeniz’in tutukluluğunun devamına karar vermişti.
7 Mayıs'ta hazırlanan iddianamede, “PKK/KCK silahlı terör örgütünün talimatı ile kurulan HDK içerisinde görev aldığı, görüş ve fikirlerini benimsediği, örgüt adına ve örgüt lehine eylem ve etkinlikler düzenlediği, örgüt hiyerarşi içerisinde hareket ettiği, PKK/KCK silahlı terör örgütünün hedef ve çıkarları doğrultusunda eylemlerinin tespit edildiği” iddiaları yer almıştı.
GEZİ EYLEMLERİ DE İDDİANAMEDEErcüment Akdeniz hakkında iddianamede “Taksim Yayalaştırma ve Gezi Parkı projeleri aleyhine eyleme 29/06/2013 günü katıldığı, grupla birlikte bir düzen içerisinde hareket ettiği” denilmişti. Suçlamayla ilgili Akdeniz’in ise “Bana gösterilen fotoğraflarda işaretlenen şahıs benim. Yine şunu hatırlatmak isterim ki bahsi geçen dönemde emniyet ve yargı organlarında çok sayıda FETÖ/PDY elemanı bulunduğu için bu tespitlerin fotomontaj olma ihtimalinden şüpheleniyorum. Bana gösterdiğiniz ikinci fotoğraf Gezi eylemleri başlamadan önce barışçıl eylem hakkımızı kullanıp sanat çevreleriyle Gezi Parkına gittiğimiz ve basın açıklamasından sonra meydandan dağıldığımız güne aittir" dediği öğrenilmişti.
TELEFON GÖRÜŞMELERİ DELİL OLARAK SUNULMUŞTUErcüment Akdeniz'in basın açıklamaları ve gösteri yürüyüşlerini haberleştirmeye ilişkin yaptıkları telefon görüşmeleri, iddianamede HDK üyeliğine delil niteliğinde sunulmuştu.


